Bu yıl sekizincisi düzenlenen ve halkla iliÅŸkiler sektörünün zirvesi olarak kabul edilen Altın Pusula Ödülleri birkaç açıdan sektörün dönüm noktasına iÅŸaret ediyordu. Pazartesi akÅŸamı Sakıp Sabancı Müzesi bahçesi ve toplantı salonu tıklım tıklım doluydu. İş dünyası ve iÅŸ dünyasına hizmet veren ajansların yöneticileri oradaydı. GeçmiÅŸ senelere oranla hem katılım rekor düzeydeydi hem de katılımcıların niteliÄŸi...
Bu noktaya gelinmesindeki en büyük etkenlerden biri ÅŸüphesiz TÜHİD'in (Türkiye Halkla İliÅŸkiler DerneÄŸi) büyük jürinin seçiminde gösterdiÄŸi özen ve titizlikti. Jürinin hem niteliÄŸi hem çeÅŸitliliÄŸi hem de sayısı, çıkan kararların saygınlığını belirlemiÅŸti.
Jüride ÅŸu kiÅŸiler vardı: Metin Yurdagül (BaÅŸkan), Ceyda Aydede, Åžafak Akın, İbrahim Aybar, İsmail Bayazıt, Prof. Dr. Özden Cankaya, Prof. Dr. Peyami Çelikcan, Hayri Çulhacı, Åželale Kadak, Tanıl Küçük, Vahap Munyar, DoÄŸan Satmış, Servet Yıldırım, İdil YiÄŸitbaşı ve Fügen Toksü.
Kristal Elma'dan farklı olarak daha çok etkililiÄŸin ölçüldüÄŸü Effie'ye yakın olan Altın Pusula'da projeleriyle hem ÅŸirketler hem de onlara hizmet veren ajanslar ödüllendirildi. Altın Pusula alan ÅŸirketleri ve ajansları gönülden kutluyorum: Tema Vakfı ve Tria İletiÅŸim Hizmetleri, KahramanmaraÅŸ ValiliÄŸi, Türk Ekonomi Bankası, Akbank - Medyaevi İletiÅŸim, Garanti Bankası - A&B İletiÅŸim, HSBC Bank, Denizbank - Bersay İletiÅŸim Danışmanlığı, PETDER, Türk Telekom - Bersay İletiÅŸim Danışmanlığı (2 ödül), Türkiye İş Bankası - Zarakol İletiÅŸim, Hürriyet Gazetesi - Zarakol İletiÅŸim, Tekfen Vakfı - Medyaevi İletiÅŸim, Arkas Holding, Turkcell - Mese İletiÅŸim Danışmanlığı, Türk Ekonomi Bankası, Alternatif YaÅŸam DerneÄŸi, Tokat ValiliÄŸi, Türkiye Jokey Kulübü, Yıldız Holding - Ülker (2 ödül), Mey İçki - Zarakol İletiÅŸim ve Genç İletiÅŸimciler kategorisinde Marmara, Ege, Anadolu ve BahçeÅŸehir Üniversiteleri...
Kebapçı İskender'i istemeden üzmüÅŸüz...
Cumartesİ günü iki hata yapmışız. İkisi de sehven... Yani istemeden gözden kaçmış hata. Birisi Yunan terör örgütünden söz ederken, 17 Kasım yerine 17 Ekim demiÅŸiz. İkinci küçük hatada ise sakınan göze çöp batar misali, çok beÄŸendiÄŸimiz bir tesisten söz ederken marka tescili konusunda hayli titiz bir politika izleyen Yavuz İskenderoÄŸlu kardeÅŸimizi istemeden üzmüÅŸüz...
İstanbul-Ankara yolu üzerinde TEM'de Hendek'e yaklaşırken Alpet benzincisinin de bulunduÄŸu Varan ve Ulusoy otobüslerinin mola verdiÄŸi Park Shop tesisleri içinde bulunan yiyecek içecek alanından söz ederken broÅŸürde de adı yazılı olan 'Park İskender'i de saymışız.
Yavuz kardeÅŸimiz gönderdiÄŸi e-posta mesajında diyor ki:
'Park Shop ile ilgili yazmış olduÄŸunuz yazıdaki bize ait olmayan bir iÅŸletmeden bahsederken 'Park İskender' adının kullanımının fikri ve sınai haklara uygun düÅŸmediÄŸini, mekan sahibinin düÅŸtüÄŸü bir yanlışa sizin de istemeden düÅŸmüÅŸ olduÄŸunuzu belirtmek nedeniyle küçük bir hatırlatmada bulunmak istedim.'
Yavuz Bey gerekli yasal giriÅŸimlerde bulunuyormuÅŸ...
Gerek Kebapçı İskender gerekse Bursa Markası'nın yönetilmesi konusunda gösterdiÄŸi yatırım ve çabaları takdirle izlediÄŸimiz dostumuz kusura bakmasın. Biz sadece tesisin broÅŸürünün yalancısıyız...
Kurbağanın vizyonu
BaÅŸkan Mao'nun bir öyküsünü hiçbir zaman unutmam...
KurbaÄŸa kuyunun dibinde durup yukarı bakarmış ve 'Gökyüzü ne kadar küçük' dermiÅŸ. Yalınlık ve bilgeliÄŸi birlikte yaÅŸayan, Çin düÅŸünce dünyasına sırtını dayayan Mao, kıssadan hisseyi ÅŸöyle çıkarıyormuÅŸ: 'KurbaÄŸa öyle dememeli, demeli ki gökyüzünün benim görebildiÄŸim kadarı amma küçükmüÅŸ!'.
Arife tarif gerekmez. Åžu sıra Mao'nun bu öÄŸretisinden ders çıkarması gereken ne kadar çok insan var...