AKŞAM GAZETESİ | Atılgan Bayar | 2009-06-18
Sabah sabah şeytan dürttü herhalde, trend yazarı olmak nasıl bir şey diye düşündüm.
Madem; Abdi İpekçi, Uğur Mumcu gazeteciliği 'out' neme lazım, önlemimizi alalım, dedim...
Günün birinde, ekmek parası için trend yazmak zorunda kalsam ne yaparım, endişesiyle saksıyı çalıştırmaya baktım...
Şarap ve puro yazarlıkları kontenjanı dolu olduğu ve bu konuda yazılmamış yek bir kelime kalmadığı için, mecburen beş dakika mesai yapmak zorunda kaldığımı itiraf edeyim...
Düşündüm...
Mesela, dünya Mars'a koloni kurma planları yaparken, Türk basınının hala Darwin teorisini tartışmaya meyilli olduğu gerçeğini keşfettim.
Sonra...
Eskiden, metrese butik, kendine bar açma modası vardı; şimdi ne hikmetse habire hastane açmak ve bunu derhal batırmak, modası var.
Ayrıca...
Dünyada kitlesel halde 'tango' dersleri yapılan tek ülke Türkiye. Tango kurslarının sayısı Arjantin'dekinden bir fazla...
Bir de...
Dünyada ne varsa burada da olsun istiyoruz... Ama öncelikle işe yaramaz ne varsa, onu arzuluyoruz.
Baksanıza; aydın ve bağımsız kadınlar, sanki damızlık sıkıntısı çekiliyormuş gibi Sperm Bankası kurulsun diye, gösteri yürüyüşü yapmaya hazırlanıyor.
Yine...
Öğrendim ki, 30 yaş botox'unun modası çoktan geçmiş, şimdi 'Mezuniyet Botox'u' moda imiş.
Nihayetinde...
Dedim, kendi kendime... Yazacak trend bulamazsam...
Ben de bir trend'e uyar, derin siyaset teorileri uçuştururum havalarda...
Nasıl olsa, kimse kimseye, 'afedersin, bu kriptonik senaryoları nerenden uyduruyorsun,' diye sormuyor...
Hem bir Türk trend yazarının anakronik yazılarının İngilizce'ye çevrilip örneğin bir Amerikan gazetesinde yayınlanma ihtimali bulunmadığı için, dünya aleme maskara olma tehlikesi de bulunmuyor.
Oh ne ala memleketmiş burası.
Gazetecilik cennetinde yaşıyormuşuz da, haberimiz yok...