AKŞAM | EGITIM | 16 HAZİRAN 2009, SALI
Adı mantığına biraz ters 'okulöncesi eğitim' yani okuldan önceki okul, nerede yapılıyor okulda, peki neden okulöncesi eğitim. Adını değiştirelim, 'Temel eğitim' diyelim. Yakıştı değil mi? Sonra 'ilköğretim' sonra 'ortaöğretim' sonra da 'yükseköğretim'.
Temel yani okulöncesi eğitim, ülkemizin bir türlü gerekliliğine inanamadığı eğitim, ya da ihmal edilen eğitim. Harvard Üniversitesi'nden bir profesör diyor ki, 'okul öncesi eğitime yaptığınız her bir dolarlık yatırım size 17 dolar olarak geri döner.' İlginç değil mi? Okulöncesinde üç-dört yaşındaki çocuklara eğitim veriyorsunuz, sonra onlar bunun karşılığını tam on yedi kat olarak geri ödüyor. Böyle karlı bir yatırım var mıdır acaba? Bir de işin pedagojik tarafı var ki tartışmak bile akıl karı değil. Psikologlara göre 0-6 yaş arası çocuğun zihinsel gelişimi neredeyse tamamlanıyor. Bu yaşlarda öğrenilenlerin toplamı, yaşam boyu öğreneceklerimizin büyük çoğunluğunu oluşturuyor.
Dünyanın gelişmiş ülkelerinin hepsi sözleşmiş gibi bu alana yatırımlar yaparak bugün okulöncesi yaşta olan her yüz çocuktan en az doksan tanesini okullaştırmışlar. Bizde... Bizde nasıl baktığınıza bağlı, son yıllarda önemli atılımlar olmakla beraber biz halen her yüz öğrencinin otuzunu okulöncesi eğitime alabiliyoruz. Yani 'En Temel Eğitime' alabiliyoruz. Bu oran oldukça düşük, bir hesap yaparsak, her yüz öğrenciden yetmişini okulöncesi eğitime gönderememekle yılda milyarlarca dolar zarar ediyoruz. Nasıl mı? Ülkemizde her yıl ilköğretime başlayan öğrenci sayısı 1,3 milyon bu öğrencilerin yüzde yetmişini okulöncesi eğitime alamıyoruz. Eee hepimiz hesap kitap biliyoruz. Kaybımız 5.000 TL çarpı 750.000 bunun da 16 katı olduğuna göre bizim yıllık kaybımız yeni parayla 60 milyar liradır. Yani ülkemizin toplam borcunun dörtte biri kadar.
Şimdi soralım, eğitime yapılan yatırım ülkemizin geleceğine yapılan yatırım değil mi? MEB bu yıl AÇEV ve TÖDER'in ısrarlı çalışmaları sonucunda okulöncesi eğitimi 32 ilde zorunlu eğitim kapsamına aldı. Geç alınmış ama son derece doğru bir karar desteklememek mümkün değil. Şimdi önemli olan bu işin kağıt üzerinde değil, içerik olarak da doğru yapılmasını sağlamaktır. Özel sektör bu işin önemini yirmi yıl önce kavradı ve ülkemize okulöncesi eğitimi getirdi. Yıllarca destek alamadan yürütmeye çalıştılar, halen destek yok ama bari devlet bu işin gereğine inanıyor artık.
Hatırlıyorum, bundan birkaç yıl önce okulöncesi eğitim, çocuğunu baktırmaya bir yakınını bulmayanların başvurduğu yöntem iken, bugün, zorunlu eğitim kapsamına giren 'temel eğitim' haline geldi. Okul öncesi eğitimi ne zaman yüzde yüzlere taşırsak inanın birçok sorunu kendiliğinden çözmüş oluruz.
Son söz 'eğitim şart', hem de doğumdan ölüme kadar...
Turgay Polat