AKŞAM | EKONOMI | 20 HAZİRAN 2009, CUMARTESİ
Reel kesime seslenen Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Babacan şu uyarıda bulundu: Kur risktir. Kur nasıl olsa şöyle olacaktır diye karar vermemek gerekir. Bu işte kazanmak da var kaybetmek de
TÜSİAD'ın Bodrum'da gerçekleştirdiği Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı'nda konuşan Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ''Kimse ben bu çerçevelerin içine sığamam, çok büyüğüm dememeli. Eğer biz ya da dünyadaki birçok ülke, başka ülkelerde yapılan hataların faturası ödüyorsak, bizim de o ülkelerdeki uygulamalar ile ilgili söyleyeceğimiz şeyler olmalı'' dedi. Babacan, bu kadar birbirine kenetlenmiş bir ekonomik sistemde kimsenin 'ben buyum, bu adımı atıyorum. Herkes ona göre hesabını kitabını yapsın'' diyememesi gerektiğini de söyledi. Babacan şunları söyledi:
KORUMACILIK ÇOK TEHLİKELİ
'Kur risktir. Kur nasıl olsa şöyle olacak diye karar vermek kumardır. Bunun sonunda kazanmak da vardır kaybetmek de. Ancak şunu da unutmayalım ki Türkiye'de 1994 ve 2001 yılı çok acı bir şekilde göstermiştir ki bu kumarı oynayanlar 10 yıllardır biriktirdiklerini bir gecede kaybetmişlerdir. Onun için reel sektöre tekrar sesleniyorum, aman hesabınızı kitabınızı iyi yapın, risklerden kaçının.
Korumacılık söylemi ve bunun üzerinden ülkemizde maalesef popülizm yapılıyor. Korumacılık o ülkelerin vatandaşlarına, o ülkenin tüketicilerine zarar veren bir yaklaşım. Söylem olarak kulağa hoş gelmesine karşın uygulamalarda bundan halk kaybedebilir. Pek çok ülkede yapılıyor. Tahmin etmeyeceğimiz ülkelerde politikacılar bunu yapıyor. Ama bakın bunca zorluğa rağmen, bunca sıkışık duruma rağmen biz Türkiye'de bu hataya asla düşmedik. Yeni teşvik paketi açıkladık yüzde 100 Gümrük Birliği ve AB ile uyumludur. Korumacılık ile ilgili en ufak bir şey göremezsiniz. Biz Türkiye olarak, ısrarla ve inatla doğru bildiğimiz çizgide devam edeceğiz ve asla o tuzağa düşmeyeceğiz. Popülizm tuzağına düşmemeliyiz. Bundan sonrada evet serbest piyasa ama düzenlemesiz ve kuralsız değil. Kuralların eşit, şeffaf olduğu herkese fırsat eşitliği tanındığı bir serbest piyasa'''
IMF'yle teknik bazda görüşüyoruz
DEVLET Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile IMF Başkan Yardımcısı John Lipsky dün 4 saatlik bir görüşme gerçekleştirdi. Babacan görüşmeden sonra şu açıklamayı yaptı: IMF ile teknik bazda görüşmeler devam edecek. Görüşülmesi, çalışılması gereken konular var, biz Ankara'da onlar Washington'da çalışmaya devam edecekler. Önümüzdeki haftalarda temas halinde olmaya devam edeceğiz. Babacan görüşmeden önce gazetecilerin sorusu üzerine, 'Her duyduğunuza inanmayın, zamanı gelince açıklama yapılır' cevabını verdi.
Yeni bir dünya oluşuyor biz buna hazırlanmıyoruz
YAŞANAN gelişmeler köklü bir değişikliğin habercisi şeklinde konuşan TÜSİAD Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ da, 'Sürecin takipçisi değil, parçası olan bir Türkiye arzuluyoruz. Dünyadaki ekonomik büyümenin kriz önceki seviyelere ulaşması yavaş yaşanacak bir süreç' dedi. Yalçındağ şunları söyledi: Türkiye'nin en iyimser beklentiyle yüzde 4.1 daralmasını bekliyoruz. Bütçe dengeleri maliye politikasının oyun alanını daralttı. Dış talep yetersizliğinin ve bütçe açıklarının şekillendirdiği yapı önemli bir soruyu ortaya koyuyor. Büyümenin finansmanı nasıl karşılanacak? Orta vadeli bir uyum programına ihtiyaç var. Böyle bir uyum programının varlığı yatırımcı güvenini artıracaktır. İş yatırım çevreleri her zaman bir dış çıpayı önemsedi, AB çıpasını, IMF çıpasını. Biz mali kuralı 4-5 sene önce koymuş ve geleneği artırmış olsaydık, belki başka bir şey olmuş olabilirdi. Yeni bir dünya oluşuyor ve biz buna hazırlanmıyoruz çünkü reformlarımızı yapmıyoruz.