AKŞAM | GUNCEL | 20 HAZİRAN 2009, CUMARTESİ
RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın bir bölümünü gizlediği belgeyle mahkemeye tekzip başvurusunda bulunduğu ortaya çıktı. Hukukçular belgeyi hiçbir makama vermediğini savunan Akman’ın, üzerinde tahrifat yapılmış belgeyle resmi işlem yaparak sahtecilik suçu işlediğini belirtti
Deniz Feneri soruşturması kapsamında mal varlığına tedbir konulan RTÜK Başkanı Zahid Akman’ın, bir bölümünü gizlediği belgeye dayanarak mahkemeye tekzip başvurusunda bulunduğu ortaya çıktı.
Akman, özel hayatına ilişkin olduğu gerekçesiyle bir bölümünü kamuoyundan gizlediği belgeyi hiçbir resmi kuruma vermediğini bildirmişti.Bir belgeden bazı ifadelerin çıkarılmasının “tahrifat” anlamına geldiğini belirten hukukçular, bu haliyle resmi makamlara sunulması halinde sahtecilik suçunun işlenmiş olacağını belirtti.
Eksik belgeyle tekzip
CNN Türk’ün haberine göre, Hürriyet gazetesinde 5 Eylül 2008’de yayımlanan ve “Akman’ın Almanya’ya girişinin yasak olduğuna” ilişkin haberin ardından, avukatı tekzip için 18 Eylül 2008’de Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesi’ne başvurdu. Mahkemenin kararı üzerine 7 Ocak 2009’da yayımlanan tekzip metninde, şu ifadeler yer aldı:
“Main-Taunus Kaymakamlığı Yabancılar Dairesi tarafından düzenlenmiş olan 05.09.2008 tarih ve 33.35-163 sayılı belgede ‘Almanya İkamet Yasası’nın 11. maddesi gereği sadece yurtdışı edilmeleri ve yurtiçine giriş reddi gibi durumlarda verilen yurtiçine giriş yasağı söz konusu değildir. Bu yönde de herhangi bir talimat mevzubahis değildir’ denilmiştir.”
CNN Türk’ün belge hakkındaki sorusunu yanıtlayan Main-Taunus Yabancılar Dairesi şunları kaydetti:
“Bize göndermiş olduğunuz belgeyle ilgili yetkili kriminal daireyle görüştük. Belgenin kesinlikle orijinal olmadığını söyleyebilirim. Zaten bu nedenle de bir soruşturma başlatıldı. Soruşturmayla ilgili ayrıntılı soruları Frankfurt Savcılığı’na yönlendirebilirsiniz.”
Özel hayat gerekçesi
Bu gelişme üzerine Akman ve avukatları, belgenin bir bölümünün çıkarılarak basın ve kamuoyuna dağıtıldığını kabul etti. Gerekçe ise özel hayattı. Oysa gizlenen bölümde, Akman’ın Almanya’ya gelmesi halinde yabancılar polisiyle irtibata geçmesi gerektiği uyarısı vardı.
‘Resmi kuruma vermedim’
Hakkındaki haberlere tepki gösteren Akman, önceki gün şöyle konuştu:
“Hiçbir resmi kuruma verilmeyen, hiçbir resmi kurumla paylaşılmayan, tamamen kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik ve şahsım tarafından istenen bir belgede herhangi bir tahrifat yapılmadan kamuoyuyla bilgi paylaşılmasına rağmen, açıklamadığım ikinci paragrafı sanki belgede bir tahrifat yapılmış gibi kamuoyuna sunuyor olmayı bu insanlar nasıl içlerine sindiriyorlar anlayabilmiş değilim” Avukatları, Akman’ın resmi kurumlara vermediğini söylediği belgenin mahkemeye delil olarak sunulduğu iddiası konusunda, “Aradan çok zaman geçti, tam olarak bilmiyoruz. Zaten tekzip kararı belgeyle bağlantılı değildi” açıklamasını yaptı.
Yüz kızartıcı suç
Hukukçular ise resmi makamlara sunulmuş bir belgedeki bilgilerin çıkarılmasının sahtecilik suçunu oluşturduğunu belirtti. Ceza hukukçusu Doç. Dr. Yılmaz Yazıcıoğlu, CNN Türk’e yaptığı açıklamada, “Bunlar doğruysa sahtecilik suçuna girer. Bir kişi sahtecilikten mahkûm olursa, ki bu yüz kızartıcı suçtur, bırakın kamu görevi icra etmeyi, seçilmeyi de engeller. Resmi evrakta sahteciliğin cezası 2 yıldan 5 yıla kadar hapis, özel evrakta sahteciliğin cezası ise 1 yıldan 3 yıla kadar hapistir” dedi.