AKŞAM | PAZAR | 24 MAYIS 2009, PAZAR
Bu pazar konuğum, yeni albümüyle 'Mektubumu Buldun mu?' diye soran Göksel. 'Baksana Talihe' şarkısını duyar duymaz bu sayfaya misafir etmeye karar verdim. Asmalımescit'teki Groove'da buluştuk ve yeni albümünden hayalindeki sinema filminde, kalbine dokunan şarkıcılardan küçükken perde arkasında söylediği şarkılara kadar her şeyi konuştuk.

'Mektubumu Buldun mu'da ayrılık üzerine yazılmış ve yırtılmış bir mektup var. Ayrılık mektubu yazdın mı hiç?
(Gülüyor) Galiba yazmıştım, ah bana bunu hatırlattın! Yazmış ve vazgeçmiştim aynen, çok kadınsı bir duygu galiba... Ama benim mektubumu bulmuştu maalesef.
Kaç yaşındayken yaptın bunu?
10 sene olmuştur herhalde.
Çok da küçük değilmişsin...
Değilmişim.
Sonra ilişki devam etti mi, mektuba rağmen?
Evet, mektuba rağmen...
Kendine gelmiştir, bir çeki düzen vermiştir?
Belki de ben vermişimdir, bilmiyorum (gülüyor).
Mutlu aşk var mıdır?
Bilmiyorum ki, başlarken mutlu başlıyor ama biterken çok mutlu etmiyor insanı.
Ayşe Arman bir yazı dizisi hazırladı '40 yaş kadınları'yla ilgili, rastlamışsındır. Kadınlar 40'lı yaşlarına doğru nasıl oluyorlar, ne düşünüyorsun?
Henüz 40 değilim, bunu buradan belirteyim!
Tabii ki biliyorum (gülüyoruz)...
Ama şuradan anlamış olalım ki 40 olmak beni korkutuyor sanki... Bir taraftan da bakıyorum, 20'li yaşlarıma göre şu anda hayata karşı kendimi daha güçlü hissediyorum. Hayattan daha keyif alıyorum birkaç sene sonra daha da keyifli hale gelebilir. Sadece o rakam insanı biraz endişelendiriyor. Ama gerçekten 40'lı yaşlarındaki kadınları daha mutlu gözlemliyorum.
Aşka bakışı nasıl değişiyor sence kadınların? Hadi 40 demeyelim de, 20'lerle 30-35'leri kıyaslayalım...
20'lerde tabii ki daha gelip geçici hevesler, daha çocuksu hayaller olabiliyor. Şimdi daha ölçüp biçiyorsun, her şeye balıklama atlamıyorsun. Bunlar biraz da kendini koruma isteği ve aslında aşık olmayı engelleyen faktörler... Eskisi kadar gözün kara olmuyor ama bir şey yaşarsan da herhalde çok sağlam olacak. Daha sağlam temellere dayalı olacak...
Bir de sanırım aşka o kadar da yüz vermiyor insan, aşkın güvenilmez olduğunu keşfediyor?
Evet. Aslında çok kolay görünüyorum ama çok zor bir kadınım. Çünkü benim için ilk aşk, müzik ve işim. Hiç kimseyi onun önüne koyamıyorum ve yaşım ilerledikçe daha da fazla öyle oldu. Geçmişle ilgili en büyük fark bu; işime olan aşkım daha ön plana çıktı.
Bunun seni özel hayatında mutsuz edeceğinden korkmuyor musun?
Bilmiyorum belki de bir şarkıcının kaderidir.
Melodram çıkar bundan...
Türk filmi gibi oldu değil mi? Ama bakıyorum çok fazla yalnız şarkıcı var. Çocuksuz çok fazla kadın şarkıcı var ve sebeplerini çok net şekilde anlayabiliyorum yaşadıkça.
10 yıl sonra kendini nasıl bir resmin içinde görüyorsun?
10 yıl sonra mesleğimi ve kadınlığımı daha doya doya yaşıyor olacağım inşallah.
Bir gün 'tren kaçıyor' der, çocuğunun olmasını çok istersen ve yanında da buna uygun bir adam olmazsa, sperm bankasına başvurmayı düşünür müsün?
Ben galiba çocuğumun etli, kanlı canlı bir babası olmasını tercih ederim. Bilmiyorum, aslında tabii ki pek çok insan için bir çözüm ama duygusuz bir şey gibi geliyor bana... Ve kendimi çok yalnız hissetmeme sebep olabilir.
Mutsuz edebilir, diyorsun?
Evet. Acaba çocuk için nasıl bir duygu? Onun hakkında karar vermiş oluyoruz; sen sperm bankası çocuğusun...
SÖYLEMEK İSTEDİĞİM ŞARKILARI SÖYLEDİM
Şarkıları neye göre seçtiniz? Nasıl bir arşiv çalışması yaptın?
Hep söylemek istediğim şarkılar vardı mesela 'Baksana Talihe' bunlardan biri. Şarkıların çoğunu internet üzerinden plak arşivcilerine ulaşarak dinledim ve gerçekten çok şarkı dinledim. Bir şarkı hit olduğunda, diyelim Neşe Karaböcek'in bir şarkısı; tüm şarkıcılar aynı şarkıyı söylermiş. Yeni bir dosya buluyordum ama yine aynı şarkı, yine aynı şarkı. Sabahlara kadar uyumadım o dönem, evde dinleme partileri yaptık, çok eğlenceliydi kek-börek eşliğinde.
Demek ki Türk Müziği oldukça dijitalize olmuş ve arşivler internete konmuş durumda?
O kadar ilginç bir durum ki, dijital ortamdan uzak kalmaya çalıştık ama repertuar çalışması tamamen oradan yürüdü. İnanılmaz bir dünya var paylaşım sitelerinde. Anadolu'nun bir köşesinden bir plak arşivcisi 500 tane şarkı koymuş mesela. Bir tek şey isterdim; keşke bunlar yasal bir platformda olsaydı... Fakat o albümlerin yapımcıları bile şu an hayatta olmadığı için başka türlüsü mümkün olamadı, beni üzen tek şey o.
Çok güzel şarkılar ama gençler çok azını biliyorlar. Eski şarkılar bu anlamda riskli değil mi?
Çok fazla dile düşmemiş şarkılar keşfetmeye çalıştım. Dinleyiciyle sanki yeni buluşacakmış gibi olanlar ya da unuttuğumuz şarkılar. Ama bazıları vardı ki çok söylenmiş olmasına rağmen söylemek istiyordum, söyledim (gülüyor). Şarkılar eski evet ama o kadar yeni bir çalışma şekliydi ki, ben hep çok özenmiştim 70'li yılların şarkıcılarına... Repertuar belirlenir, her şey canlı çalınır ve şarkıcının işi sadece o şarkıları çok güzel söylemektir. Bunları yaşama fırsatı buldum.
Gerçek bir şarkıcı olduğunu hissederek hazırladın bu albümü?
Evet. Klasik bir şarkıcı, eskilerden bildiğimiz. Bu bir anlamda hayalimi gerçekleştirmek gibi bir şeydi.
Albüm sonrası hedef ne?
Ben şarkı söylemeye aşık olarak işe başladım, insan sesini çok seviyorum. İnsanın kalbiyle şarkı söylemesinin ne kadar güzel bir şey olduğunu, nasıl güzel bir duygu olduğunu tatmış biriyim. Kayıtlarda doya doya şarkı söyledim. Bundan sonra bunu sahneye taşıyacağız.
HAYALİM BİR DÖNEM FİLMİNDE ROL ALMAK
Filmi ya da dizi teklifleri aldın mı? Oyunculuğu denemek istiyor musun, kariyerinin bir yerinde?
Sinema teklifi aldım. Dizi teklifi de çok aldım. Oyuncu değilim ama öyle bir hevesim var açıkçası, bir kere olsun. Hayalim, bir dönem filminde rol almak... Onu iyi yapabileceğimi, uyum gösterebileceğimi düşünüyorum. Yapacağım herhalde günün birinde...
Kaç yaşında fark ettin, sesinin olduğunu?
5-6 yaşındayken bana sürekli şarkı söyletiyorlardı, çok utanıyordum ve perdenin arkasında söylüyordum doğum günleri falan olduğunda. Sonra ilkokula başladım, aslında böyle sessiz sakin bir çocuktum. Her fırsatta şarkı söylüyordum ve o bir anlamda kendimi ifade etme yolum oldu. Sınıflarda durmadan şarkı söyleyen tipler vardır ya onlardan biri benim! Sonra okul koroları falan derken bir baktım ki profesyonel olarak bu işi yapıyorum.
Ailenin tavrı nasıl oldu? Küçükken hakkında hayal kuruyorlar mıydı 'kızımız şarkıcı olacak' diye?
Hayal kurmuyorlardı çünkü iyi bir öğrenciydim. 'Profesör' diyorlardı bana, gözlüğüm vardı...
(Gülüyoruz) Gözlerin zaten çok büyük... Düşünüyorum, gözlüklerinin arkasında sadece göz oluyorsundur herhalde?
İleri miyop olduğum için onlar biraz küçülüyordu (gülüyor). 'Bilmiş'tim de galiba şimdi pek öyle değilim ama o zaman 'Oo bu kız kim bilir ne olacak' diye düşünüyorlardı. Şarkıcı oldum...
Az şey değil!
Evet, bence de.
Nelerden ilham alıyorsun? Müzikten mi, doğadan mı, aşktan mı, acıdan mı, özlemekten mi?
Bazı dönemler her şeyden ilham alıyorum, bütün algılarım açık oluyor. Ama galiba hayatın beni zorladığı zamanlarda daha iyi işler yapıyorum. Çok rahatlık, bir müzisyene çok iyi gelmiyor galiba. Biraz sıkışmak, belki biraz üzülmek lazım... Sonra eteğinde kalanları toparlıyorsun ya yeniden ve kendini sorguluyorsun. O iyi gelen bir şey, kişisel gelişim için.
Herhalde bütün yaratıcılık gerektiren mesleklerde buna ihtiyaç var...
Bir de çok rahatta, hiçbir insan çok mutlu olmuyor. Öyle bir şey var.
Kıymeti kalmıyor mu sanki?
'Rahat batıyor' mu denir? Rahat insana batıyor.
ESKİ DAHA GÜZEL, DAHA ÖZEL
İş mi, aşk mı?
(Gülüyor) Çok zor bir zoru. Şu anda iş, aşkla aynı şey olduğu için benim için fark etmez.
Yeni mi, eski mi?
Nedense eskileri daha çok seviyorum. Hep eski daha güzelmiş daha özelmiş gibi geliyor.
Mantı mı, suşi mi?
Suşi.
Bahçe mi, orman mı?
Orman.
Deniz mi, havuz mu?
Deniz.
Bisiklet mi, yürüme bandı mı?
Bisiklet ama gerçek bisiklet.
Alışveriş mi, tatil mi?
Tatil.
Gece mi, gündüz mü?
Gece.
Şişmanlık mı, yaşlılık mı?
Ahh, yaşlılık (Gülüyor).
Yeni bir albüm mü, tek taş mı?
Yeni bir albüm.
Hayatımda duyduğum en güzel ses Gönül Akkor'unki
- Müzik dünyasında var olmak zorlu bir macera ama var olduktan sonra orada durabilmek ve her yeni albümde yeni bir başarı yakalamak esas zorluk herhalde?
Biz müzisyenler aslında çocuklar gibiyiz, sürekli beğenilmek istiyoruz. Tabii ki bu mümkün değil, zaman zaman beğenilmeyebiliyorsun... O kadar çocuksu bir kırılganlık yaşıyorsunuz ki hiç hoş değil. Bizim işin zor taraflarından biri bu.
Hiç başına geldiği oldu mu? 'Bir daha yapamayacağım işte buraya kadarmış, bitti' dediğin ve tıkandığın...
Yeni albümler başladığında öyle bir endişe yaşıyorum. Bir önceki daha iyiydi, ya o kadar olmazsa gibi bir endişe... Bu albümde yaşamadım çünkü bu biraz benim için bir hayalimi gerçekleştirmek gibi bir şeydi.
Seni heyecanlandıran sesler kimler, kimleri dinlemeyi seviyorsun?
Bu albümün repertuarını oluştururken Gönül Akkor'u çok dinledim ve gerçekten o kadar etkilendim ki hayatımda duyduğum en güzel ses! Beni bir şarkıcı olarak ve bir dinleyici olarak tatmin edecek ses Gönül Akkor'un sesidir, bunu açıkça söyleyebilirim.
SEVİM GÖZAY-sevim.gozay@aksam.com.tr