AKŞAM | PAZAR | 14 HAZİRAN 2009, PAZAR

Avrupa Parlamentosu'ndaki korsanlar

Avrupa Parlamentosu seçimlerinde ortaya çıkan sonuçlardan biri, Avrupa'dan başlayarak tüm dünyada yaygınlaşan Korsan Parti'nin oy oranını dikkate değer biçimde artırması oldu. Telif hakları ve patent konularında sert muhalif tavırları olan parti, genç nüfusu da arkasına alarak Avrupa'daki etkisini artıracağa benziyor.

pirat
Son olarak Avrupa Parlamentosu seçimlerinde kazandıkları 1 sandalye ve 7,13'lük oy oranıyla dikkat çeken İsveçli Korsan Parti (orijinal ismi Piratpartiet), son dönemin en ilginç politik hareketlerinden biri olarak kendinden söz ettiriyor. Parti internet, telif hakları ve patent gibi konulardaki muhalif tavırlarıyla, ilk olarak 2006 İsveç genel seçiminde kullanılan oyların yüzde 0,63'ne denk gelen 34 bin 918'ini almayı başararak dünya kamuoyunun dikkatini çekmişti. Korsanların kazandığı başarı tüm dünyada mercek altına alınarak, ortak sonuçlara varılmaya başlandı... Genç nüfusun 80'lerden sonra apolitik bir tavır sergilediği bilinen, yetersiz de olsa tartışılan bir konu ülkemizde. Aslına bakarsanız kapitalizmin bilindik etkilerinden biri olan bu durum, sadece bizde yaşanmıyor. Ne var ki Avrupa Parlamentosu seçimlerinde varlıklarını bir kere daha gösteren İsveçli Korsan Parti destekçileri gençler için, durum farklı bir yerden görülebilir.
Ana hedefi, telif haklarının kaldırılması olan ve seçmenleri ağırlıkla 18 ila 30 yaş arasında değişen Korsan Parti'nin bilgi teknolojileriyle alakalı ve interneti korumaya kendilerini adamış genç bir kitleyi harekete geçirmesi, bu partinin temel özelliğini anlamak için en önemli kriter.

80 SONRASI KUŞAĞI   HAREKETE GEÇİRDİ
Korsan Parti, apolitik genç kuşağı, onları derinden ilgilendiren ve hayatlarında 'demokrasi' anlayışını en çok aradıkları yer olan internet ve telif hakları konularındaki görüşleriyle politik bir durumun içine çekiyor. İsveç'te 2006 yılında Rickard Falkvinge tarafından kurulan parti, web dünyasında sürekli karşımıza çıkan önemli bir mekanizmayı tamamen değiştirmeyi amaçlıyor.  'Telif hakkı' adı altında ortaya konan ve hali hazırda dünya ekonomisinin bir parçasını oluşturan fikir haklarına karşı bir hareket olarak tanımlanan Korsan Parti, bu konuda kayda değer görüşler üzerinde duruyor. Örneğin, ilaç sektöründen sanayiye kadar bütün hayatımızı etkileyen bu yasaları ne kadar az tanıdığımızı gösterip, bunların globalleşme zinciri içinde çözülmelerine karşı çıkmak gibi...
Korsan Parti'nin telif hakları ve patent sistemi içinse farklı fikirleri var. Telif haklarının yaratıcılığı teşvik edecek bir dengeye oturtulmasını ve ticari olmayan her türlü paylaşım, kopyalama ve kullanmanın serbest olmasını hedefliyorlar.
Buna karşın patent konusunda tıp patentlerini örnek verip, üçüncü dünya ülkelerinde milyonlarca insanın ölmesine sebep olan bu sistemin tamamen kaldırılmasından yanalar. Devletin ilaç araştırma masraflarını karşılamasını ve patent sistemi olmadığı için ilaç pazarının serbest bir hale geleceğini iddia ediyorlar. Bu sayede ilaç fiyatlarının düşeceğini ve sistemin daha iyi işleyeceği de vurgu yaptıkları nokta.

'PIRATE BAY' DAVASI TETİKLEDİ
Peki, böyle bir parti nasıl oldu da bir anda herkesin konuştuğu bir hareket haline geldi? Bu sorunun arkasında yakın zamanda İsveç'te görülen bir davanın etkisi büyük. Bu, en büyük dosya paylaşım sistemlerinden biri olan ve torrent teknolojisiyle dosya paylaşanların aradıklarını bulmasını sağlayan bir çeşit arama motoru görevi gören Pirate Bay davası...  Siteye karşı telif hakkı örgütlerinin açtıkları dava İsveç'te insanların dikkatini bir anda bu ortama çekmişe benziyor. Ayrıca devletlerin sıradan kullanıcıların bütün iletişimini izlemesi ve birçok ülkede bu durumun 'vatandaşların potansiyel teröristler olarak görüldüğü' fikri ile protesto edilmesi, Korsan Parti'nin yükselişindeki etkenler arasında görülebilir.

CEZAYI KULLANICILAR ÖDEYECEK
Bu arada, Pirate Bay davasından şu ana kadar çıkan sonuç; toplamda 3 milyon doları geçen bir para cezası ve yargılanan site sahiplerinin her birine birer yıllık hapis cezası verilmesi oldu. Savunma avukatları ise Peter Sunde, Gottfrid Svartholm Warg, Fredrik Neij ve Carl Lundstrom'dan oluşan dörtlünün suçsuz olduğunu, çünkü Pirate Bay'in kendi sunucularında telif hakkıyla korunan hiçbir içeriği vermediğini ifade ettiler. Zira onların hizmeti; kullanıcılarına içerikleri 'torrent dosyaları' olarak indirmeleri için ortak bir kullanım alanı ve forum sunmaktı... Davanın haksız sonuçlandığını savunanların temel savıysa; mahkemede görev yapan yargıcın, telif hakkı örgütlerinden birinde görev yapıyor olması!
Davadan çıkan para cezasını karşılamak için kıllarını bile kıpırdatmayacaklarını söyleyen yöneticilerden bir de enteresan fikir çıktı ortaya. Buna göre siteye üye olan kullanıcıların her birinin 0.13 Amerikan dolarına denk gelen 1 kronu bir zarf ile davacı tarafı temsil eden avukatlık firmasına yollayacaktı. Zira matematiksel olarak bu paraların işlenmesi ve firmanın kayda geçirmesinin masrafı; Pirate Bay'in ödemesi beklenen miktardan fazla bir rakama varıyordu! Sonuç itibarıyla dünyanın gözü Korsan Parti ve faaliyetlerinde. Üstelik görünen o ki hareket hızla yaygınlaşacak. Zira İsveç dışında Almanya ve Avusturya'da da faaliyet gösteren Korsan Parti Fransa, Romanya, İrlanda, Arjantin ve Peru'ya kadar yaygınlaşmayı sürdürüyor.


SELİN ÖZAVCI

 

  • Diğer Haberler

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3