AKŞAM | SPOR | 20 HAZİRAN 2009, CUMARTESİ
Perşembe günü yanıma geldi. 'Hayırlı olsun' dedim. Cumartesi Fenerbahçe formasıyla resmini görünce şok oldum
Nihat ve Topuz transferleri yüzünden şampiyonluğu doyasıya yaşayamadık. Temmuz ayındaki balomuzda doya doya yaşayacağız
Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören'in Anadoluhisarı'ndaki evine misafir olduk. Eşi Revna, kızı Yelda ve büyük oğlu Erdoğan ile koyu bir sohbete daldık. Dünya tatlısı küçük oğlu Cemal ise daha çok köpekleri Koko ile ilgilendiğinden; daha doğrusu aralarındaki kavgadan, sohbetimize pek katılamadı. Hatta Cemal'in çığlıkları, Koko'nun havlamaları sohbetimizi bile bastırdı.
BEŞİKTAŞ 106 YILLIK ÇINAR
Revna hanıma şampiyonluğu ve iki kupayı sorduk. Acı acı güldü ve cevap verdi: 'Çok değerli rakiplerimizin olduğu bir yarışmada iki kupayı birden aldık. Ama maalesef doya doya kupaların coşkusunu ve sevincini yaşayamıyoruz' dedi.
'Neden' diye sordum, 'Mehmet Topuz ve Nihat'ın transferleri nedeniyle' dedi ve ekledi: 'Ama unuttuk. Beşiktaş 106 yıllık dev bir çınar. Kimler geldi kimler geçti. Beşiktaş hala dimdik ayakta. Yapılan veya yapılamayan transferler unutulur ama şampiyonluklar, kupalar tarihe geçer.'
ŞOK OLDUM İNANAMADIM
'Çok mu canın sıkıldı?' diye sordum, 'Hayır, sadece yaşadıklarımdan sonra şok oldum, inanamadım' dedi.
Yaşadıklarını sordum, 'Antalya'ya Yıldırım'ın yanına gittim. Televizyon izliyordum. Kenan abi (Öner) geldi, 'Mehmet Topuz seninle tanışmak istiyor, müsait misin?' dedi. Ben de 'tabi, olur' dedim. İçeri girdi ve 'Ben artık rüyalarımın takımı olan Beşiktaşlı oldum. Siz de ailenize çok düşkünsünüz, ben de öyle. Annemi çok severim. Elinizi öpmek istiyorum' dedi. Elimi öptü. Ben de 'hayırlı olsun' dedim. Bu olay perşembe günü yaşandı. Cumartesi günü gazetelerde Mehmet Topuz'u Fenerbahçe formasıyla görünce şok oldum; inanamadım!'
HİÇ UĞRAŞMASINLAR; UNUTMAYIZ!
'Nihat konusuna gelince; Yıldırım benim yanımda konuştu. Konuşma bittikten sonra 'ne oldu' diye sordum. Nihat, Yıldırım'a 'Hayırlısıysa olur başkan' demiş... Kısacası bu gelişmeler beni oldukça şaşırttı ve şok etti. Camia olarak üzüldük. Şampiyonluğu doyasıya yaşayamadık. Ama Temmuz'un ilk haftası bir balomuz ve orada doya doya yaşayacağız. Şampiyonluğumuzu kupalarımızı unutturmaya çalışanlar şunu unutmasın; unutmayız! Unutsak bile tarih 2008-2009 sezonu Turkcell Süper Ligi Şampiyonu ve Fortis Türkiye Kupası sahibinin Beşiktaş olduğunu yazacaktır.'
Biz ailece ağlıyoruz
Demirören'in kızı Yelda: 'Yalnız babam ağlamıyor ki. Ben de,
annem de, Erdoğan da... Biz ailece ağlayıp, ailece gülüyoruz.'
Başkan Yıldırım Demirören'in, gerek yaptığı açıklamalar, gerek kulüp için harcadığı emek, gerekse tribündeki hareketleri her şeyin ötesinde onun çok koyu bir Beşiktaş taraftarı olduğunu kanıtlıyor... Özellikle maç izlerken kendinden geçen Demirören, zaman zaman da gözyaşlarına hakim olamıyor. Bu durumu hatırlattığımızda Revna Hanım'dan önce şampiyonluk maçında babasına sarılarak birlikte ağlayan kızı Yelda söze giriyor: 'Yalnız babam değil ki... Ben de, annem de, Erdoğan da... Biz ailece ağlayıp, ailece gülüyoruz.'
Yelda'nın en beğendiği oyuncu Bobo ve İbrahim Toraman. Erdoğan ise Beşiktaş'ın tüm futbolcularını beğeniyor. Ama 'Yusuf ağabeyin çalımları bambaşka' diyor.
Babamın uğuru Cemal
Yıldırım Demirören'in kızına ne kadar düşkün olduğunu bilmeyen yok... Yelda da bütün kız çocukları gibi babasına çok düşkün.. Aralarında da çok özel bir ilişki var. Ancak her ailede olduğu gibi bir sonra gelen çocuk ilgi odağı oluyor.. Yelda ise bu durumdan hiç de mutsuz değil. Abla olmanın olgunluğuyla kardeşi Cemal'in ailenin merkezine oturmasını kabullenmiş durumda. Yelda'ya 'Sen babanın uğuru musun?' diye soruyorum; 'Evet. Daha doğrusu uğuruydum' diyor ve ekliyor: 'Ama artık babamın uğuru kardeşim Cemal.'
Fenerbahçeliydim Bekiştaşlı oldum
'Ben evlenmeden önce Fenerbahçeliydim. Yıldırım, 'Ben koyu fanatik; hatta deli bir Beşiktaşlıyım! Sen de Beşiktaşlı olacaksın' dedi. O gün bugün Beşiktaşlıyım'
Revna hanım, başkan Yıldırım Demirören'e verdiği desteğin yanı sıra futbolculara, gazetecilere hatta taraftara gösterdiği güler yüz ve ilgiyle tabiri caizse artık 'Beşiktaş camiasının annesi' oldu... Ancak Revna hanım, herkesin zannettiği gibi doğuştan Beşiktaşlı değil.. Hatta Revna hanım önceleri Siyah-Beyazlılar'ın ezeli rakibi Fenerbahçe'yi tutuyormuş... İşte kendi ağzından Revna hanımın Beşiktaşlı olma hikayesi: 'Ben evlenmeden önce Fenerbahçeliydim. Yıldırım, 'Bana bak Revna'cığım... Ben koyu fanatik; hatta deli bir Beşiktaşlıyım! Sen de Beşiktaşlı olacaksın' dedi. O gün bugün Beşiktaşlıyım. Beşiktaşlı olmaktan da son derece gururluyum ve mutluyum. Çocuklar zaten Beşiktaşlı. Küçük Cemal daha şimdiden 'en büyük Beşiktaş' diye bağırıyor.'
En sevindiği gol
Revna hanım her galibiyetin ve her golün kendisini inanılmaz mutlu ettiğini söylerken şunu da ilave ediyor: 'Ama bu sezon en çok Denizli maçında İbrahim Toraman'ın attığı gole sevindim. Maçların tümüne ailece gidiyoruz. Ne bileyim o zaman kendimizi sanki daha güçlü hissediyoruz.' Revna Hanım'ın kibarlığı, alçak gönüllülüğü kadar ev sahipliği de süper. Demirören ailesiyle evlerinde çok samimi ve uzun bir sohbet yaptık.
Ömer GÜVENÇ