Galatasaray'ın biraz dirisi... Galatasaray'ın biraz iyisi...
Bordeaux'u durdurmaya yetti...
Oysa Benfica maçındaki Galatasaray...
Hertha maçındaki Galatasaray olsaydı...
Bu Bordeaux'u paramparça ederdi...
Neyse... Antalya'daki son futbol fukaralığından sonra...
Buna da şükür...
Üstelik başlangıçta insanı tedirgin eden bir kadro yapısı vardı...
Düşünün deplasmanda üçlü bir savunma...
Sol kanat savunması, iki hücumcu Arda ile Kewell'a teslim...
Bu Kewell ki, hastalıktan üç aydır tek maç oynamadı...
Buna rağmen Galatasaray'ın planı tuttu...
Kewell solda görünmesine rağmen, genellikle sağda oynadı...
Solda ise Arda ile Ayhan, özellikle ilk yarıda müthiş bindirmeler yaptı...
Orta alan kaç maç sonra gerçekten iyi oynadı...
Ayhan, Mehmet Topal, sanki geri dönüşlerini kutladı...
Arda sol kanadın 70-80 metrelik bölümünde usta bir otoban sürücüsü gibiydi...
Gitti geldi... Gitti geldi...
Benim anlamadığım, eğer sakatlanmadıysa, Baros ikinci yarıya niye başlamadı...
Nitekim Baros'un çıkması ile birlikte Galatasaray ilk yarıdaki hücum gücünü ikinci yarıda bulamadı...
Üçlü savunma görevini eksiksiz yaptı...
Emre Aşık'a aşık olmamak mümkün değil...
Adam on maç yatıyor, bir maç oynuyor, en ufak bir yanlış yok...
Üstelik bu defa sağ kanat savunmasında oynadı...
En ufak bir hata yapmadan maçı tamamladı...
Maçın tamamına bakın, Chamakh'ın direkten dönen topu dışında Bordeaux'nun ilaç için tek pozisyonu bile yok...
Aslında Bordeaux ağır aksak hücum çıkışları ve sürekli yan paslarla Galatasaray'ın ekmeğine yağ sürdü...
Baktığınızda Kewell'ın inanılmaz pozisyonu dahil, gole daha yakın olan taraf Galatasaray'dı...
Wendel'i gördünüz...
Aldığı sarı karttan sonra bir dakika hakemi alkışladı...
Ama ikinci sarı çıkmadı....
Zaten çoğu yerde çıkmıyor...
İngiltere'de çıkmıyor, Almanya'da çıkmıyor...
Bu otorite gösterisi bizde var....
Hafif bir kımıldadın mı, gözünün üstüne sarıyı yiyorsun...
Yanlış bizde mi, Avrupalı'da mı, anlamıyorum...
Rövanş haftaya, tur Galatasaray'ın avuçlarının içinde...
Bırakın şu Federasyonla kavgayı, hakemlere bağırıp çağırmayı da...
Takımı motive etmeye bakın...
Ayağımıza kadar gelen kısmeti tepmeyelim...
Unutmayın...
Her maç, Kadıköy'e biraz daha yaklaşmaktır...