Fenerbahçe'nin ligde 2-1'lik iki galibiyeti var... Toplayın iki tane 2-1'i... Eder 4-2....
Beşiktaş'ın Fortis'te 4-2'lik üstünlüğü var... Fenerbahçe'nin ligdeki 2-1'lik iki galibiyeti işe yaramadı ama Beşiktaş'ın 4-2'lik galibiyeti Kara Kartal'a kupayı kazandırdı.
Aslında daha ilk dakikalardan maç Beşiktaş'a göz kırpmaya başlamıştı. Ama ilk yarıda İbrahim Üzülmez'in kulübede oturtulması belki de Beşiktaş'ın bu yarıyı ıskalamasına neden oldu...
İkinci yarıda Ekrem sağa, İbrahim Üzülmez sola geçince Beşiktaş kanatlardan etkili olmaya başladı. Ancak Fenerbahçe'nin kolunu kanadını kıran; Beşiktaş'ın kanatlarının işleyişi değil, kalecisinin acemiliğiydi. Volkan Babacan, öyle ilk iki gol yedi ki.
Bir takımın her defasında morallenip yeniden ayağa kalkması gerçekten zordu.
Nitekim Beşiktaş, özellikle ikinci yarıda maçın egemen olan tarafıydı. Bakmayın Fenerbahçe'nin 1-2 net pozisyon bulduğuna. Beşiktaş çok daha önemlilerini buldu, çok daha fazlasını attı.
Bu Cisse'nin gönderilecek olmasına aklım ermiyor. Çok iyi oynadı. Orta alanın bütün organizasyonu elindeydi. Üstelik bu egemenliğini hem savunma alanında hem hücuma çıkışında gösterdi.
Hangisini saysam bilmiyorum ki... İkinci yarıdaki Tello, Bobo, Holosko, yoktan iki gol var eden Yusuf ve mükemmel topuk paslarıyla bir savunmayı toptan tuş eden müthiş etkili hareketler...
Beşiktaş, hak ederek gerçekten çok hak ederek bir kupa kaldırdı...
Bu yıl, belli ki moda siyah-beyaz olacak. Kupa geldi, lig avuçlarının içinde. Ama bu işler durup dururken olmuyor. Beşiktaş'ın başında sadece hoca değil, gerçek bir lider olan Mustafa Denizli var. Kabul edelim ki Beşiktaş yönetiminin bu seneki en iyi transferi Mustafa Denizli.
Beşiktaş'ın çifte kupa hedefinden biri gerçekleşirken başka kazanımları da oldu elbette. Artık kimse, 'Beşiktaş büyükleri yenemiyor' diyemeyecek.
Fenerbahçe'nin durumu gerçekten hazin... Sadece 3 futbolcuya 50 milyon euronun üstünde toplam transfer bedeli ödenerek kurulan kadronun koca bir sezonu inanılmaz bir biçimde ıskalaması; inanılacak gibi değil.
İzmir'deki final de Fenerbahçe için bu dramatik sezonun son darbesi oldu.
Başkan Aziz Yıldırım, ne yaparsa yapsın bundan sonra Aragones'i bu takımın başında tutamaz.
Düşünün; Uğur Boral çıkıyor, Semih giriyor; Roberto Carlos'un önündeki sol kanat bomboş kalıyor. Sağda Ali Bilgin diye bir oyuncu yok. Son dakika penaltısı olmasa kimse Alex'in farkına varmayacak. Gökhan Gönül'den stoper yaratma çabaları sürerken Fenerbahçe'nin sağ kanat hücumu felce uğradı, hocanın umurunda bile değil.
Ne ekersen onu biçersin... Beşiktaş doğru adımlar attı, kupanın birini kazandı, diğerini kazanmak üzere...
Fenerbahçe yanlış adımlar attı, ikisini birden ıskaladı.
Bu takımın 4., 5., olması için ne başkana, ne yönetime, ne hocaya ihtiyacı var. Fenerbahçe'nin formasını kendi başına sahaya çıkarsanız gene 4., 5. olur..
Beşiktaş'ı kutluyorum. Bu yıl çok açık siyah-beyaz yılı olacak. Doğrusu; bu sezona bu renkler çok da yakıştı. Bir kez daha Beşiktaş'ı, başkanını, yönetimini ve büyük hoca Mustafa Denizli'yi yürekten kutluyorum.