AKŞAM GAZETESİ | Nedim Atilla | 2009-06-20

kategori2

Sempozyumdan Akademi'ye

Mey Grubu tarafından desteklenen ve aynı grubun şarap markası Kayra'nın adını taşıyan Şarap Akademisi, ilk olarak İstanbul'da kurulmuştu. Ankara'nın ardından şimdi de sırada İzmir'deki Akademi var.
Sabahattin Eyüboğlu'nun güzel eseri 'Bakkhalar', şarabın ve tiyatronun olduğu kadar yenilenmenin, her gün yeni bir şey söylemenin de tanrısı olan Dionysos'u kendilerine 'lider-önder' seçenlerin öyküsünü anlatır... Dionysos'un asıl yurdu, Batı Anadolu'dur. Bugünkü Gediz Irmağı kıyılarının Manisa-Salihli bölümünü yurt seçip yüzyıllarca bu bölgede hüküm süren Lidya uygarlığıysa, dünyada parayı ilk basanlar olarak tanınırlar, ama asıl ünleri 'Dionysos Kültürü'nü yaratmış olmalarıdır. Dionysos, Anadolu'dan Yunanistan'a, oradan da Roma'ya uzanmış; adı da 'Baküs' olarak değişmiştir, ama sonuçta Anadolulu kimliğini hep korumuştur.
Bir Akdeniz bitkisi olan asmanın ve onun meyvesi üzümden elde edilen şarabın antik çağ kültüründe ve ekonomisinde önemli bir yeri vardır. Şarap, en genel tanımı ile şıranın mayalanmasıyla elde edilen bir içkidir. Tarihi insanlık tarihi kadar eski olan bu içki, antik çağdan günümüze önemini hep korumuştur. İyi yaşamın bir göstergesi ve insanı doğa sırlarına erdiren tanrısal bir içki olarak algılanan şarap, bu özelliği ile tüm Doğu ve Batı kültürlerinde önemli bir kült (tapınım) aracı da olmuştur. Anadolu'da 1500 yıl hüküm sürmüş olan Hititler, şarabı ilk yapanlar değilse bile, adını ilk koyanlar olmuşlardır. Hititler şaraba 'wiyana' demişler. Şarabın Batı dillerindeki isimlerinin bu kelimeden türediği sanılır.
Alacahöyük'te bulunan M.Ö. 3000'lere ait som altından şarap sürahisi (karaf) ve şarap kadehi ise, bu içkinin o tarihlerde kullanıldığının kanıtıdır. Karafın da, kadehin de doğduğu yer Anadolu'dur.
Yemeyi içmeyi sanat haline getiren Romalılar, şarap kültürüne de önemli bir katkı yaptılar ve şarap meclisine bir ad koydular: Sempozyum... İnsanların diledikleri kadar söz alıp konuştukları, sohbet ettikleri, birbirlerine saygıda kusur etmeden saatlerce şarap içerek tartıştıkları ve genellikle de uzanarak zamanı geçirdikleri bir süreçti sempozyum. O dönemde şarap, tahta fıçılarda, keçi derisinden yapılmış tulumlarda veya pişmiş topraktan amforalarda saklanırmış. Hava almasın diye de ağzı yağlı bezle kapatılırmış.

ŞARAP AKADEMİSİ'NDE UZMAN YETİŞİYOR
Ülkemizde ilk ve güzel bir örnek olarak İstanbul Sıraselviler'de açılan Şarap Akademisi'nin atası da işte bu sempozyumlardır... Mey Grubu tarafından desteklenen ve aynı grubun şarap markası Kayra'nın adını taşıyan Şarap Akademisi, bu hafta başında Ankara'ya taşındı; gelecek hafta da İzmir'de, şarabın büyüsünün peşine düşenleri karşılayacak.
İlk eğitim gününde, bizlerin de katıldığı Türkiye'nin bu ilk Şarap Akademisi'nde, Wine Spirit Education Trust adlı dünyadaki lider bir kurumun eğitimi veriliyor. Türkiye'deki eğitimin lideri de Ayça Budak. Bu türden şarap akademilerinin dünyada örneği çok, ancak Türkiye için bir ilk olma özelliğini taşıyor, bu sebeple de önemli. Kayra Akademi'nin amacı, 'şaraba ilgi duyan, şarap tüketen, şarap sektöründe çalışmak isteyen, hatta şaraba yatırım yapmak isteyen; kısaca hayatının herhangi bir anında, şaraba dokunmuş olan herkesi bir platformda, bir çatı altında toplayabilmek' olarak tanımlanıyor. Şarap Akademisi, ülkedeki gerçek şarap uzmanlarından ve şarap dünyasından bir vizyon sunmayı amaçlıyor. Aynı zamanda bu proje, Türkiye'deki şarap dünyasının deneyimlerini paylaştığı bir ortam olarak kalmayıp, bu ortamda neler yapıldığını tüm dünyayla da paylaşmayı hedefliyor.
Eğitimler, çeşitli seviyeleri kapsayacak şekilde üç ayrı kurstan oluşuyor. Ankara ve İzmir'deki etkinlikler sonunda düzenlenecek sınavı kazananlara ise, WSET Temel Sertifikası verilecek. Temel eğitimde şarap ve üzüm çeşitleri, şarap üretimi, tadım teknikleri, servisi, sosyal sorumluluk ve şarap-yemek uyumu, tadımlar da yapılarak öğretiliyor.
Kayra Şarap Akademisi'nde şarabı bir profesyonel gibi tatmanın tekniğini öğrenenler, 'şarap uzmanlığı' yolunda önemli adımlar atıyorlar. Antik çağın en önemli şarap üretim merkezlerinin Ege ve Batı Akdeniz kıyılarında yoğunlaşması, bu coğrafyadaki köklü şarap kültürünün de bir göstergesiydi. Böyle akademilerle İvriz'deki binlerce yıllık kabartmanın izlerinin Anadolu'da sürmekte olduğunu bütün dünyaya kanıtlamış olacağız.