AKŞAM GAZETESİ | Nihal Kemaloğlu | 2009-06-20
Babalarımızın başka babaların çocukları olduğunu unuturuz. Edinilmiş çocukluk incinmeleriyle bize babalık yapmaya kalkıştıklarını da akledemeyiz.
Yenişemeyen oğul öfkesinin ve geçit vermeyen babalarının gölgesinde baba olacaklardır.
Baba imgesine dair eski bir kırık döküklük içlerinde duracaktır.
Anneliğin doğadan gelen bilgisine karşın babalık tedris edilir.
Bir eski zaman zanaatı gibi bir ustanın tezgahından geçmeyi gerektirir.
Ustanın sabır ve emek gerektiren incelikli işçiliğinin bir parçası olmaya benzer.
Anamızın varlığını kendimizin uzantısı sanarken babayı zamanla bilir ve içimize katarız.
Birisinin babası olmak da birisine dünyayı barınaklı kılmaktır.
Tehlikeleri, korkuları uzaklaştıran ilk algıdır 'baba 've öyle de kalır.
Onunla ve anamızla ilişkimiz, içimizde inişli çıkışlı bir güzergahı takip eder.
Onların bu seyirde değişen izlenimleriyle karışan duygularımız kolay durulmaz.
Çalkantılar sonrası elimize geçmişin fotoğrafları düşer.
Babamızla derinden ve yeni bir karşılaşma yaşarız.
Yıllar sonra o fotoğraflara bakarken ona atfettiğimiz anlamların yüküyle sarsılırız.
Bizden genç bir adamın gözlerinde tedirginlik, kucağında biz varızdır.
Onların kaygılarını sakladıkları pozlar bizi acıtır.
Taşıdıkları güvensizliği savuşturmaya çalışan duruşları tanırsınız.
İçiniz ezilir, siz de birisinin babasısınızdır artık.
Çocuklar küçükken hayat belirsiz ve emniyetsizdir babalara.
Şefkati acemi, elleri beceriksiz biraz şaşkın bu adam 'bize babalığı' bizle
öğrenir.
Neden kızdığımızı, neden ağladığımızı kolay anlayamayacak bir yabancıya benzer kimi zaman.
Kimi zaman da sakar büyük bir çocuğu andıracak, çabuk alınıp hemen kızacaktır
Annemizin bir kadın olduğunu silen tahayyülümüz onun da bir erkek olarak hayalleri, istekleri ve özlemlerini bilmek istemez.
Onların bütün hayatını kaplamak isteriz çocukken, her şeyleri olmak isteriz.
Sonra bir gün babalarımızın yabancılığı bizim yabancılığımız olup da o barınaklı dünyadan gitmek isteyeceğimiz zaman gelir.
O gün çocuklar büyümez o gün babalar büyür.
Biz kendimizi aramaya doğru yollara düşerken peşimize takılacak hayal kırıklıklarını bilmesine rağmen geri çekilmeyi bilip müsaade veren babalar.
Yol vermeyen babalarla mücadele yıllarca başkaları üzerinden üretilip sürdürülecek bir mücadele olup yakamıza yapışacaktır...
Baba olmak, titrek, tutuk bir genci kendine inanacağı yolda uğurlamayı bilebilmektir.
Ona rıza göstermek ve susabilmektir.
Babalarımızın başka babaların çoğu zaman yaralanmış çocukları olduğunu akledelim. Rıza gösterilmeyip uğurlanmayan çocuklar olduğunu da...