Dr. Murat Kınıkoğlu muratkinikoglu@yahoo.com

kategori2

Sinirlerine hakim ol, nefesin tıkanmasın

Nefes darlığının da sinirseli olur mu demeyin. Nefes darlığı ile doktora başvuran hastaların yarısından çoğunda esas sorun anksiyete dediğimiz endişe hali/gerginliktir. Çoğumuz hayatımızın bir döneminde bu tip bir nefes darlığından şikayet etmişizdir. Benim başıma tıp fakültesi 2. sınıfta iken gelmişti. Sene sonu sınavlarında ders çalışırken yeteri kadar nefes alamadığımı fark etmiştim. Sanki içimde ciğerlerimin dolmasını engelleyen bir kapak varmış da bir türlü açılmıyormuş gibiydi. 'Bende astım var galiba' diye gittiğim hocam sırtıma vurup 'Aldırma, sınavlar bitince geçer' dedi, gerçekten de sınavlar bitti, hastalık gitti...  
Nefes darlığı sırasında;
  Derin nefes alma ihtiyacı hissediyorsanız, 
  Aldığınız hava size yetmiyor gibi geliyorsa, 
  Nefes darlığı ile birlikte hafif bir çarpıntı, ağız kuruluğu ve sıkıntı hissediyorsanız,  
  Son günlerde kafanızı taktığınız, endişe ettiğiniz bazı sorunlarınız varsa, 
  Doktorunuz kalp, akciğer, böbrek ve karaciğer rahatsızlıkları gibi nefes darlığı yapabilecek başka bir sorun olmadığını söylüyorsa sinirsel nefes darlığınız olabilir. 

HAVA AÇLIĞI
'Hava Açılğı' dediğimiz sinirsel nefes darlığı gençlerde daha çok görülür. Hastalara derin bir nefes alsalar tüm sorunları bitecek ve rahatlayacaklarmış gibi gelir ama bir türlü yeteri kadar nefes alamazlar.
Herhangi bir tehdide maruz kalan canlılar iki cevaptan birini verir; bilimsel literatürde buna 'saldır veya kaç reaksiyonu' adını veriyoruz. Kendinizi binlerce yıl önce mağarada yaşayan atalarımızın yerine koyun. Vahşi bir hayvanın veya düşman kabilenin saldırısına uğradığınızda hayatınızı kurtarmak için düşmana 'saldırmak' ya da 'kaçmak/saklanmak' dışında bir seçeneğiniz yoktur. Her iki iş içinde oksijenlenmiş temiz kanın süratle kaslarımıza gitmesi gerekir. Bunun için kalbimiz daha hızlı ve daha kuvvetli atmaya başlar, aynı zamanda göğüs kafesimizi kullanarak hızlı ama derinliği olmayan nefesler almaya başlarız. Günümüz dünyasında bizi tehdit eden vahşi havyanlar veya düşman kabileler yok ama geçmemiz gereken sınavlar, ay sonunda denkleştirmemiz gereken bütçe ve bizi işten atmakla tehdit eden patronlar var. Şuur altımız tüm bu sorunları bir 'düşman/tehdit' olarak algılar ve vücudumuzu saldırmaya/kaçmaya hazırlar; kalbimiz daha hızlı çarpmaya başlar, daha derin nefes almak isteriz: işte sinirsel nefes darlığı böyle ortaya çıkar... 
Nefes alırken normalde göğüs kafesi kaslarımızı (ve aklımızı) kullanmayız. Bizler farkına bile varmadan otomatik olarak karnımız şişip iner, karın boşluğu ile göğüs boşluğumuzu ayıran diafragmanın yardımı ile ciğerlerimiz temiz hava ile dolar. Gerginliğe bağlı nefes darlığında bu otomatik nefes alıp verme sistemi devreden çıkar, aklımızla - göğüs kaslarımızı kullanarak- nefes alıp vermeye çalışırız. Bu durum bir süre sonra göğüs ve sırtta garip ağrılar oluşmasına neden olur. Hava açlığı çeken hastalar daha önce olmayan bu ağrılar nedeniyle daha da telaşlanır ve endişe ile nefes darlığının birbirini artırdığı fasit bir daireye girerler.
Hava açlığı şikayeti ile muayenehaneme gelip hastalığın mekanizması ile ilgili olarak anlattıklarımı dinledikten sonra iyi olan birçok hasta bilirim. Tedavide; nefes darlığının altında yatan önemli bir hastalık olmadığının bilinmesi -endişenin giderilmesi, hastanın rahatlatılması- çok önemlidir. En şiddetli hava açlığı nöbetleri bile bir süre sonra kendiliğinden geçer, yeter ki birisi (bilerek veya bilmeyerek) hastanın korkularını ve endişelerini daha beter körüklemesin...
Sinirsel nefes darlığı çekiyorsanız;
  Paniklemeyin ve bu durumun geçici olduğunu unutmayın.
  Rahat bir koltuğa oturun,
  Burundan ikiye kadar sayarak nefes alın, bu sırada karnınızın şiştiğinden emin olun, 
  Nefesinizi tutup içinizden 'bir' deyin, 
  Sonra ağzınızdan ağır ağır 1, 2, 3, 4'e kadar sayarak nefes verin.
  Dikkatinizi nefesinize ve gevşeyen karın kaslarınıza toplayın.  
  Egzersiz sırasında tüm vücudunuzun gevşediğini ve rahatladığınızı düşünün.

Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

İletişim |  Künye | 
Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3