AKŞAM | GUNCEL | 23 HAZİRAN 2009, SALI
Ergenekon savcısı Zekeriya Öz’ün, BaÅŸkent Üniversitesi sahibi ve Rektörü Bülent Haberal’ın eski baÅŸbakanlardan merhum Bülent Ecevit’e zihin kontrolü yaptığı iddialarını soruÅŸturduÄŸu öÄŸrenildi. Edinilen bilgilere göre Zekeriya Öz’ün bu iddiaları araÅŸtırmak için yine Ergenekon tutuklusu Ümit Sayın’ı sorguladığı öÄŸrenildi. Ergenekon tutuklusu Ümit Sayın’ın zihin kontrolünün mümkün olup olmadığı yolundaki soruya Ümit Sayın'ın "Åžu anda böyle bir ÅŸey mümkün olsaydı sizce ben Silivri Cezaevi'nde yatıyor olur muydum?" ÅŸeklinde yanıt verdiÄŸi de öÄŸrenildi.
İhsan DEMİR / GAZETEPORT
İSTANBUL - Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından Doç. Dr. Ümit Sayın geçtiÄŸimiz günlerde Zekeriya Öz tarafından yapılan sorgusunda “zihin kontrolü” konusunda sorgulandığı, sorguya da avukatının alınmadığı belirtildi.
Türkiye'nin sayılı farmakologları arasında yer alan ve Zihin Kontrolü üzerinde yaptığı çalışmalarla Türkiye'deki tek isim olduÄŸu akademik çevreler tarafından kabul gören Ümit Sayın'a yapılan sorgunun konusunun Mehmet Haberal ve bir süre BaÅŸkent Üniversitesi Hastanesinde tedavi edilen dönemin BaÅŸbakanlarından Bülent Ecevit ile ilgili olduÄŸu öÄŸrenildi.
SAYIN’A KRİTİK SORU “ECEVİT’E ZİHİN KONTROLÜ YAPILDI MI?”
Bir yılı aÅŸkın süredir Ergenekon davasında örgüt yöneticisi olduÄŸu iddasıyla tutuklu olarak yargılanan Doç. Dr. Ümit Sayın’a Zekeriya Öz tarafından yapılan 3. sorgusunda, Ergenekon'un son dalgasında tutuklanan BaÅŸkent Üniversitesi Rektörü Mehmet Haberal tarafından Bülent Ecevit'e zihin kontrolü yoluyla operasyon yapılıp yapılmadığı yolunda sorular sorulduÄŸu ileri sürüldü. Zihin Kontrolü üzerinde Türkiye’de en yetkin kiÅŸi olduÄŸu akademik çevrelerce de kabul edilen Ümit Sayın'ın, zihin kontrolünün mümkün olup olmadığı sorusuna yanıtının "EÄŸer zihin kontrolü ÅŸu anda mümkün olsaydı sizce ben Silivri cezaevinde yatıyor olur muydum. Mahkeme heyetini etkilemez miydim?" olduÄŸu iddia edildi.
DOÄžU PERİNÇEK SORGU ZAPTINI MAHKEMEYE İSTEDİ
Ergenekon savcısı Zekeriya Öz'ün, Ümit Sayın'a "Ecevit'e Zihin Kontrolü" üzerine sorgu yapması Ergenekon sanıkları arasında da yankı buldu. Ergenekon davasının 95. duruÅŸmasında DoÄŸu Perinçek’in “Sayın'a, 'uzaktan kumanda yöntemiyle cinayet iÅŸletilir mi? İP'li sanıklar cezaevinde ne yapıyor?' gibi sorular sorulmuÅŸ. Bu sorgu sırasında avukatı da içeri alınmamış. Sayın'ın ifade tutanağının mahkemeye getirilmesini istiyorum” demesi üzerine gözler Zekeriya Öz’ün 26 Mayıs tarihinde yaptığı sorguya çevrildi.
OPERASYON ÜNİVERSİTE HASTANESİNDE Mİ YAPILDI?
Polis tutanaklarına yansıyan ve Ecevit’in koruma amiri Recai Birgün tarafından açıklanan iddialara göre, 4 Mayıs 2002’ de Prof Dr Mehmet Haberal’ın rektörü olduÄŸu BaÅŸkent Üniversitesi’ ne kaldırılan eski BaÅŸbakan Bülent Ecevit’e bağırsak iltihabı teÅŸhisi konulduÄŸu, yani bir gün sonra hastaneden çıkan Bülent Ecevit’in Oran’ daki konutunda dinlenmeye çekildiÄŸi, iki gün sonra ise evde sırtını çarpması sonucu kaburgasının kırıldığı açıklamasının yapıldığı, 17 Mayıs 2002’ de BaÅŸbakan’ ın doktoru Prof. Turgut Zileli ve BaÅŸkent Üniversitesi Rektörü Prof. Mehmet Haberal’ın BaÅŸbakanlık konutunda rahmetli Bülent Ecevit’i muayene ettiÄŸi, kapsamlı bir çheck up yapılması için ikna ettikleri, yeniden aynı hastaneye kaldırıldığı ve burada kaldığı 11 gün sonunda durumunun daha da kötüleÅŸtiÄŸi belirtiliyor.
TEDAVİYE GİTSEYDİ İŞ GÖREMEZ RAPORU VERİLECEKTİ
Tutanaklarda 27 Mayıs 2002’ de 11 gün kaldığı BaÅŸkent hastanesinden çıkarak evine gittiÄŸi ve BaÅŸkent Üniversitesinden gelen doktorları kabul etmeyerek Demiryolları Hastanesi’nden Ortopedist Dr. Mücahit Pehlivan tarafından tedavisine devam edilen Ecevit’in 11 Temmuz 2002’deki son randevuya gitmemesinin nedenini dönemin DSP Grup BaÅŸkanvekili olan Emrehan Halıcı, “Gitseydi, kendisine çürük ve ya “iÅŸ göremez” raporu verilecek ve bu rapora dayanılarak BaÅŸbakanlıktan düÅŸürülecekti.” DediÄŸi de belirtiliyor.
TEDAVİYİ KESİP AYAĞA KALKAN TEK İNSAN
Ecevit’in koruma amiri Recai Birgün’ün savcılıkta verdiÄŸi ifadede ayrıca, “O dönemde, rahmetli Bülent Ecevit’in koruma amirliÄŸini yapan sizin tarafınızdan o gün açıklamalarında “ dünyada tedaviyi kesip de ayaÄŸa kalkan tek insan Sayın Bülent Ecevit’ti. Ne zaman tedavi kesildi, ayaÄŸa kalktı. O gün yaÅŸananlara da 57. Hükümet’ e yapılan operasyonun bir parçası olarak baktık. 57. Hükümet ‘ in iktidarının düÅŸürülmesi için yapılan bir operasyondu.” Åžeklinde beyanlarda bulunduÄŸunuz ve Gözaltına alınan ÅŸüpheli Mehmet Haberal'ın daha önce iddialarından ötürü size yönelik dava açtığı ve davayı kaybettiÄŸi anlaşılmıştır.” İbaresi de yer aldı.
ECEVİT’İN KORUMASINA SORULAN SORULAR
Recai Birgün’e emniyette “Mehmet Haberal’ın bu iddialarla ilgili size dava açıp kaybettiÄŸi doÄŸru mu?, O dönemlerde rahmetli Bülent Ecevit’in en yakını olarak her türlü iliÅŸki ve saÄŸlık durumunu en iyi bilen biri olarak Türkiye Cumhuriyeti BaÅŸbakanına karşı böyle bir giriÅŸim ne amaçla yapılmış olabilir? EÄŸer amacına ulaşılıp baÅŸbakanlıktan düÅŸürülseydi sonraki süreç ne ÅŸekilde geliÅŸecekti? Bu giriÅŸimde kimlerin rolü vardı ve talimatı kimden almışlardı? Bu olayın dışında baÅŸkaca bildiÄŸiniz giriÅŸimler de oldu mu?” ÅŸeklinde sorular sorulduÄŸu da öÄŸrenildi.
SAYIN'DAN ÇAÄžDAÅž BÜYÜ: BİLİMLE YÖNLENDİRME
Sayın’ın 9 Ocak 1993 yılında Büyük Loca’ya yaptığı “Büyü, Bilim ve Masonluk” baÅŸlıklı konuÅŸmada “büyünün yerini alan bilim aracılığıyla zihinlerin kontrol edilebileceÄŸi” ve “beyinlerin nöro-kimyasal maddelerle yönlendirilebileceÄŸi” iÅŸleniyordu. Sayın konuÅŸmasının sonunda, “Aslında gerçek büyü bilimdir ve bilimin belirlediÄŸi gerçeklerle çeliÅŸen gerçek, gerçek deÄŸildir. Bizler bilimin sunduÄŸu imkânları kullanarak büyü felsefesinin ulaÅŸamadığı amaçları da gerçekleÅŸtirebiliriz. Büyücülük araç ve yöntemlerinin çaÄŸdaÅŸ versiyonlarını üretebilir; geliÅŸtireceÄŸimiz formülleri ve yöntemleri kullanarak bireyleri ve toplumu yönlendirebiliriz” diyordu.
ÜMİT SAYIN’IN CV’SİNDEN İLGİNÇ NOTLAR
1992-1994: DETAM’da (Deneysel Tıp AraÅŸtırma Merkezi) farmakolog olarak farmakoloji ve nörobilim üzerine çalıştı. Davranış farmakolojisi, psikiyatrik modeller, deneysel epilepsi, morfin fizyolojik bağımlılığı, psiko-nöro farmakoloji üzerine çalışmak üzere İstanbul Üniversitesi RektörlüÄŸü tarafından görevlendirildi. 1992-1994: DETAM’da (İstanbul Üniversitesi Deneysel Tıp AraÅŸtırma Merkezi) deneysel epilepsi, hayvanlarda davranış modelleri, Psiko-nöro farmakoloji, morfin bağımlılığı konularında çalıştı.
TÜM EĞİTİM DÖNEMİNDE ÜZERİNDE ÇALIÅžTIÄžI SPESİFİK KONULAR
* Psikoaktif, narkotik ve psikedelik, halüsinojen maddelerin hayvanlar üzerine etkisi, klinik etkileri. Bilinç yapısının deÄŸiÅŸtiren psikoaktif maddelerin psikofarmakolojisi.
* LSD-25, Metamfetamin, MDMA (Ekstazi), Psilosibin, Meskalin, İbogain, Skopolamin, Salvia Divinorum, gibi halüsinojen ve nörokimyasal zihin kontrolünde kullanılan maddelerin psikolojik, fizyolojik ve elektrofizyolojik etkilerinin incelenmesi.
* Zihin kontrolünün nörokimyasal yöntemleri.