AKŞAM | PAZAR | 14 HAZİRAN 2009, PAZAR
Bundan 5 yıl kadar önce bir ÅŸarkı duydum ve hayatım deÄŸiÅŸti. Lounge FM'le ve dünyanın en ilham verici müzikleriyle tanıştım... Ama sadece arabada dinlemek yetmiyordu, gittim eve bir radyo aldım. 24 saat Lounge dinlemeye baÅŸladım. Sabah iÅŸe giderken radyoyu kapatmıyor ve akÅŸam karanlığında beni hangi ÅŸarkının karşılayacağını düÅŸünüp heyecanlanıyordum. En sonunda dayanamadım ve gidip onları buldum. Lounge'ın FG adlı bir de kardeÅŸi olduÄŸunu, beni büyüleyen, radyoyla barıştıran müziÄŸi bulup çalan adamın Can Tanca olduÄŸunu öÄŸrendim. Aradan 4 yıl geçti... KiÅŸisel müzik merakı ve on binlerce plak ve CD'den oluÅŸan koleksiyonundan yola çıkıp, sürükleyici bir radyo efsanesi yaratan Can Tanca adını müzikseverler bugün çok iyi biliyor. Son olarak Oksijen'le Lounge'ın evlendiÄŸi haberini aldık. Lounge O2 artık FM 96'dan hayat veriyor ve bizi sürüklemeye devam ediyor. Çarpıcı bir müzik yolculuÄŸu... Buyursunlar...

- Kaç yaşında oldu Lounge FM?
Bu sene 5. yaşına giriyor.
- Nasıl baÅŸladı bu müziÄŸin macerası, bugüne nasıl gelindi?
Müzikle ilgilenmeye baÅŸlamam çocukluk yaÅŸlarımda, radyoculuÄŸa baÅŸlamam 1993 -1994 yılı. Ortağım Birol Giray ile tanıştım, koleksiyonumu gördü ve Power FM'de program yapmamı istedi. 1994 yılında baÅŸladık. O zaman için ileri bir müzik çalıyorduk ve çok eleÅŸtiri geliyordu. Sonra 1998 yılında Power FM'de pazar akÅŸamları beraber program yaptığım Mehmet Karahan ile birlikte Radyo Oksijen'i kurduk. Müzik açısından anlaÅŸmamıza raÄŸmen detaylarda anlaÅŸamadığımız için ayrıldık. 15 yıl içinde bu müziÄŸin kendi radyosu oldu ve hatta ÅŸimdi bu iki radyoyu birleÅŸtirdi.
SATILIÄžA ÇIKINCA PANİK OLDUK
- Radyo Oksijen'i satın aldınız ve Lounge O2 oldunuz ve 96'dan yayın yapmaya baÅŸladınız. Ne gerek vardı bütün bunlara?
Biz kiralık bir kanaldan yayın yapıyorduk ve Oksijen'in satışa çıktığını duyduÄŸumuzda paniÄŸe kapıldık. Bu radyoyu alacak olan insan adını deÄŸiÅŸtirecek, müziÄŸini deÄŸiÅŸtirecek ve Radyo Oksijen bir daha yaÅŸamayacak, sıfır olacaktı. Biz o müziÄŸe, onca sene arkasında durulan o konsepte sahip çıkmak zorunda hissettik kendimizi. Amatör bir ruhla hareket ettik aslında. Herhangi bir radyoyu yarı fiyatına da alabilirdik.
- Oksijen'i yaÅŸatmak için mi aldınız yani?
Evet, bütün kaynaklarımızı seferber ettik. Yoksa ben niye adımı deÄŸiÅŸtireyim? Ticari baÅŸarısı kanıtlanmış olan Lounge'tan bahsediyoruz. Öte yanda da, ticari baÅŸarısızlığı yüzünden satışa çıkan bir Oksijen'den... BaÅŸkası almasın diye biz aldık ve içindeki müziÄŸi de sahiplendik. Yoksa ikimizden yeni bir radyo yaratalım demedik. Aslında riske girdik O2 adını koyarak.
- İsabet ki, 102 idiniz, O2 oldunuz...
O biraz ajansımızın uyanıklığı. BirleÅŸmeyi düÄŸün davetiyesi ÅŸeklinde duyurduk. DoÄŸrusu Oksijen'i satın aldığımızı kalın çizgilerle anlatmak istemedik biz, sempatik yaklaÅŸtık. Sonuçta bu müzikle ilgili bir ÅŸey...
- Oksijen'le Lounge'ın müziÄŸini nasıl evlendirdiniz peki?
2,5 aydır günde 18 saat müzik dinliyorum bu yüzden. 6 bin parçanın içinden belli seçimler yaptım ve Lounge'un içine koydum. Lounge'un uç parçalarını da eledim mecburen. İkisi böylelikle bir araya geldi.
- Dinleyici nasıl karşıladı bu değişikliği?
Önyargılı yaklaşımlar oldu tabii çünkü iki tarafın da çok ağır bir fanatik kitlesi var. Aynı tarz insanlar olmasına raÄŸmen Oksijen dinleyenle, Lounge dinleyeni ayırabilirsiniz.
- İki tarafı da memnun edebiliyor musunuz peki?
Evet, yayına geçtikten sonra eleÅŸtiriler azaldı. BaÅŸta iki taraf da panik oldu, çünkü radyo çok kiÅŸisel bir ÅŸey. Yatak odanıza giren bir ÅŸey... Kimse size zorla radyo dinletemez. Televizyon gibi deÄŸil. Ailede iki kiÅŸi dizi izleyelim derse üçüncü kiÅŸi, evde baÅŸka televizyon yoksa mecburen onu izler ama radyo öyle deÄŸil. Arabanıza biniyorsunuz, ÅŸoför kimse radyo da onundur. Yatak odasında da aynı ÅŸey...
35 YILDA BİRİKTİRDİM BEN BU MÜZİĞİ
- MüziÄŸinizin baÅŸarısı nereden geliyor?
Lounge'un baÅŸarının arkasındaki en büyük gerçek; samimi ve sempatik olması. Mutluluk vermesi. Biraz depresif diyenler de var ama müzik çok kiÅŸisel bir ÅŸey sonuçta. Lounge'da ortalama kiÅŸinin yaÅŸam ritmini vermeye çalışıyoruz biz.
- Nasıl tespit ediyorsunuz 'ortalama insan'ın modunu?
'Ortalama insan' benim! Lounge'un tüm müziÄŸini ben yapıyorum. Artı o parçaları kendime göre deÄŸerlendirip yorumluyorum. Dünyadaki en geliÅŸmiÅŸ radyo teknolojisini kullanıyoruz biz, Radio Computing System. Her parçanın tarihçesini ve tüm özelliklerini onun içine yüklüyoruz. Önce ben karar veriyorum, sonra makine seçim yapıyor. Sonra bakıyorum makine doÄŸru seçmiÅŸ mi diye, üstünden tekrar geçiyorum ve son dokunuÅŸ'u yapıyorum.
- Åžarkılarınız Lounge'ın en büyük sırrı... Neden parça isimlerini gizliyorsunuz?
Bu iÅŸ kolay bir iÅŸ deÄŸil. Sır olmak zorunda, çünkü 35 senedir ben biriktiriyorum bu müziÄŸi. Åžimdi teknolojik dünyada bu müziÄŸe bu kadar kolay ulaşılmasını kabul etmem mümkün deÄŸil.
- Şarkılara zahmetsizce ulaşılmasına karşısınız?
Tabii ki. Benim 30 sene önce aldığım çok ender bulunan bir parçayı, adını biliyorsanız 3 saniye içinde internetten buluyorsunuz. Ben o plaÄŸa zamanında 100 dolar vermiÅŸim... Parça ismi vermek i-pod'lara, kiÅŸiselleÅŸmeye doÄŸru götürüyor insanları. Halbuki ben insanları bir araya getirmeye çalışıyorum. Ortak bir noktaya bakmasını saÄŸlıyorum. Radyo dinlensin istiyorum.
LOUNGE MÜZİK BİZDEN ÖNCE YOKTU
- Buna raÄŸmen parçaların isimlerini sizden öÄŸrenmek mümkün...
Tabii ki Facebook'tan mümkün, bana e -mail ile sorarak mümkün, buranın telefonunu bularak da mümkün. Sadece ben o kiÅŸinin samimiyetine inanmak zorundayım.
- Herkese vermiyorsunuz yani?
Vermeyebilirim.
- O neden?
Türkiye'de ne yapılsa 'lounge' oluyor artık. Bizden önce yoktu. Ben ne yapayım o zaman? 'Öz Lounge' diye mi çıkayım? X radyoda çalışan adam benim radyomu dinliyor, telefon açıyor bana parça soruyor! Müzik zahmet iÅŸi, araÅŸtırma iÅŸi...
- Kimlerle paylaşıyorsunuz parça isimlerini?
Sportmence herkese yardım ediyorum ama o sıcaklığı görmem lazım, bu radyonun dinleyicisi olduÄŸunu bilmem lazım.
Plakçıya gidip sabah 9'dan akÅŸam 6'ya kadar her ÅŸeyi dinliyordum
- Nereden geliyor müzik tutkunuz? Nasıl baÅŸladı?
MüziÄŸe merakım babamdan geliyor. Babam da koleksiyonerdi. Plakları yurtdışından alıp getirirdi. Onları dinleyerek baÅŸladım, 12 - 13 yaşında da kendi plaklarımı almaya baÅŸladım. Sabah 9'da plakçıya giriyordum, akÅŸam 6'da çıktığımda yürüyemiyordum. Başım dönüyordu her ÅŸeyi dinlemeye çalışmaktan. Åžimdi öyle deÄŸil, internetten basıp dinliyorsunuz ama eskiden öyle deÄŸildi. Bir hafta gidiyordum, 5 günüm plakçılarda geçiyordu. Åžehri görmeden, yemek yemeden geri dönüyordum. Böyle böyle 15 bin plak, 20 - 22 bin tane de CD birikmiÅŸ oldu bir kenarda.
Bizi rahatına düÅŸkün insanlar dinliyor
- Kimler, nasıl insanlar dinliyor Lounge'u?
Lounge'u dinleyenler, genelde iÅŸ sahibi, rahatına düÅŸkün insanlar. Üniversite öÄŸrencisi de inanılmaz bir kitlemiz var. Event'lerde dinleyiciyle karşı karşıya geliyoruz, bizim diÄŸer radyolardan farkımız bu. Bakırköy metro istasyonu çıkışında veya Mc Donald's yanında araÅŸtırma yaparsan ben çıkmam, o yüzden ölçtürmüyorum. Ben kendimi ezdirmem, bu müziÄŸi de ezdirmem.
Radyoda her sabah dinlediÄŸin adam karşında çalıyor
- Chill Out Festival İstanbul'u düzenliyorsunuz. Bu sene dördüncüsü oldu sanırım?
Evet, her sene CD'si çıkıyor ayrıca. Orada çalan gruplardan en özel parçalar seçiliyor ve radyoda o sene ilk 6 ay içindeki en çok istek alan parçalar...
- Favoriler mi?
Benim favorilerim (Gülüyoruz).
- Chill Out Festival'in hedefi ne?
Hep beraber olalım, insanlara en sevdiÄŸi müziÄŸi verelim istiyoruz. Radyoda dinlediÄŸin ÅŸeyi gel ailenle, köpeÄŸinle, tabiatın ortasında, canlı canlı dinle. Müzik güzel, servis güzel, hizmet kalitesi güzel, daha ne olsun...
SEVİM GÖZAY-sevim.gozay@aksam.com.tr