AKŞAM | SIYASET | 23 HAZİRAN 2009, SALI

Başbakan'ın planı ne?

DTP Genel BaÅŸkanı Ahmet Türk, ''EÄŸer gerçekten Hükümet samimiyse, arkasına kamuoyu ve halk desteÄŸini de alarak, darbe giriÅŸimlerine karşı etkin bir siyasi, demokratik ve hukuki mücadele baÅŸlatır'' dedi.

ANKARA - DTP Genel BaÅŸkanı Ahmet Türk, ''EÄŸer gerçekten Hükümet samimiyse, arkasına kamuoyu ve halk desteÄŸini de alarak, darbe giriÅŸimlerine karşı etkin bir siyasi, demokratik ve hukuki mücadele baÅŸlatır'' dedi. Türk, partisinin grup toplantısındaki konuÅŸmasına, Kerkük'teki patlamada hayatını kaybeden Türkmenler ile Ankara'da hafta sonunda meydana gelen kazada ölen gençlerin ailelerine baÅŸsaÄŸlığı dileyerek baÅŸladı. Vesayet rejiminin yasallığı ve egemenliÄŸi tartışılır duruma geldiÄŸini belirten Ahmet Türk, İran'da son günlerde yaÅŸanan olayları örnek gösterdi. İran'da, halkın meÅŸru ve önü alınamaz demokrasi talebinin, bin yıllık devlet geleneÄŸi olan bir ülkenin rejimini bile tartışmalı hale getirdiÄŸini kaydeden Türk, İran derin devletinin, siyaset kurumunu baskı altına alması, demokratikleÅŸme taleplerini ertelemesinin, halk için artık dayanılmaz bir hale geldiÄŸini ifade etti.  Türkiye'nin de bu durumdan ders alması gerektiÄŸini savunan Türk, ''Adı ister İslami cumhuriyet olsun, ister laik cumhuriyet olsun; eÄŸer bir rejimin temel niteliÄŸi otoriter vesayetçilik ise her iki cumhuriyet de aynı meÅŸruiyet krizini yaÅŸamaya mahkumdur'' dedi.

BELGE TARTIÅžMASI
Ahmet Türk, kamuoyunun günlerdir, demokrasiyi hedef alan bir belgenin sahte olup olmadığını tartıştığını söyledi. Tartışmaların gerçekleri adeta ters yüz ettiÄŸini öne süren Türk, ÅŸunları kaydetti: ''Hadi diyelim ki sahte çıktı, peki bu  sonuç, ülkede askeri vesayetin, darbe giriÅŸimlerinin olmadığı anlamına mı gelecek? Belge sahte çıksa ne olacak? Gerçek çıksa ne olacak? 'Belge sahtedir veya gerçektir' ÅŸeklindeki suni tartışmalarla aslında yapılmak istenen, vesayet rejimini meÅŸrulaÅŸtırmaktır. Hükümet, kendisine, demokrasiye ve halk iradesine karşı yönelen bu tür karanlık giriÅŸimler karşısında bir siyasi irade olarak ortaya çıkmadıkça bu ülkede daha çok andıçlar göreceÄŸiz. EÄŸer gerçekten Hükümet samimiyse, arkasına kamuoyu ve halk desteÄŸini de alarak, darbe giriÅŸimlerine karşı etkin bir siyasi, demokratik ve hukuki mücadele baÅŸlatır. Sayın BaÅŸbakan'a ve Hükümete sormak istiyorum; bu vesayet rejimini sürdürmeye çalışanlara karşı sizin eylem planınız nedir? Siz nasıl bir mücadele baÅŸlatmayı düÅŸünüyorsunuz?''

DTP'YE YAPILINCA NEDEN SESSİZ KALIYORSUNUZ?
Parlamentoda bir an önce darbeler ve andıçlar sürecinin araÅŸtırılması için meclis araÅŸtırma komisyonu kurulması gerektiÄŸini ifade eden Türk, kendilerinin bu konuda önerge verdiklerini bildirdi. Türk, bu önergenin aynı zamanda parlamentoyu bir samimiyet sınavından geçireceÄŸini söyledi. Türk, ayrıca sivil iradenin askere deÄŸil, askerin siyasi iradeye tabi olması gerektiÄŸini kaydetti. Türk sözlerini ÅŸöyle sürdürdü:

"Bugün DTP’ye karşı yürütülen operasyonların böyle bir belgeyle baÅŸlamıştır. Bu hukuksuz operasyonlar hala sürmektedir. Bu andıçla baÅŸlayan baskı ve yıldırma süreci tam hızıyla devam etmektedir. Siz, DTP’ye ve Kürtlere yapılanlar hukukdışıdır diyebildiniz mi? O eylem planına karşı ne o dönemde ne de bugün tek bir itirazınız dahi olmadı bunu görmedik. Ancak her zaman olduÄŸu gibi iÅŸin ucu kendisine dokununca feryat figan ediyor. AKP’yi ve Fethullah Gülen’i bitirmeye çalışanlara karşı çıkacaksınız, DTP’yi bitirme planıyla ilgili bir ÅŸey yapmayacaksınız. Muhalifleri aydınları Kürtleri susturmayı hedeflemediler mi? Akın Birdal İHD Genel BaÅŸkanı’yken bir andıç sonucu suikasta uÄŸramadı mı? Çocuklar bile onlarca yıl ağır hapis cezalarıyla yargılanmıyorlar mı? Åžemdinli Çetesi askeri mahkeme tarafından bir günde salıverilmedi mi? Daha geçen yıl Kürtleri rahatsız etmeyi öngören bazı eylemlerin yer aldığı eylem planı ortaya çıkmadı mı? Daha neyi araÅŸtırıyorsunuz? Bunda deneyimden sonra çıkıp toplumun karşısına, 'belge gerçekte olabilir sahte de olabilir' demenin bir anlamı var mı? Topluma da bakın, siyasete müdahale etmeyi planlayan böyle bir giriÅŸim yokmuÅŸ diyecekler. Böylece var olan vesayet rejimini sürdürecekler. Bu albayın daha önceki 21 adet imzası toplanmış. Hepsi birbirine benzer. İfadesi alınırken imzasını deÄŸiÅŸtiriyor. İmza deÄŸiÅŸtirmiÅŸ olmasını o imzasını saklamaya yönelik bir arayış olarak görmek gerekir. Evet ne yazık ki hükümet kendisine demokrasiye karşı yönelen bu tür giriÅŸimler karşısında, bir siyasi irade olarak ortaya çıkmadıkça bu ülkede daha çok andıç göreceÄŸiz. Basınımızın önemli bir kesimi darbeler karşısında önemli bir sivil iradeyi ortaya koymaktadır. Bu olup bitenlerin sorgulanması önemlidir. Bu demokratik deÄŸiÅŸim vesayet rejimin sürdürmek isteyenlerin alanını daraltmaktadır. Siyasete demokasiye müdahale giriÅŸimleri artık toplumumuzda sessiz bir kabulle karşılanmamaktadır."

''AKP, HEDEFMİŞ GİBİ YANSITILIYOR...''
Ahmet Türk, DTP'nin hedef alınmasının siyasete müdahale olmadığını ama AKP hedef alınınca bunun müdahale sayıldığını, bu durumun, tutarsız bir yaklaşım olduÄŸunu söyledi. Bu nedenle BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan'ın, 'demokrasi mücadelesi veriyoruz' sözlerini inandırıcı bulmakta zorlandıklarını anlatan Türk, ''Bir kere demokrasi mücadelesi vermek için önce demokrat olmak lazım. Demokratlık da hedefi kim olursa olsun karanlık yapılara karşı bir bütün olarak karşı durmayı gerektirir'' diye konuÅŸtu. Siyaset üzerinde vesayet oluÅŸturmaya çalışan bir baÅŸka anlayışın da yargının temsil ettiÄŸi zihniyette yattığını iddia eden Türk, yargının siyasi alanı daraltma ve sınırlandırma çabası içinde olduÄŸunu öne sürdü. Ahmet Türk, geçtiÄŸimiz günlerde Digor Mahkemesinin, Kürtçe'nin yasaklanmasının anlamsızlığına dikkati çektiÄŸini ancak Sincan Ağır Ceza Mahkemesinin, bu karara karşı ''misilleme yaparcasına'', kendisinin grup toplantısında yaptığı Kürtçe konuÅŸmayla ilgili verilen takipsizlik kararını iptal ettiÄŸini söyledi. Partilerine yönelik hukuksuz operasyonların devam ettiÄŸini iddia eden Türk, ''Baskı ve yıldırma süreci, tüm hızıyla devam ediyor. Yani saÄŸ gösterilip sol vuruluyor. AKP hedefmiÅŸ gibi yansıtılıp, DTP ve muhalif güçlere karşı operasyon yürütülüyor'' dedi.

BAŞBAKAN'DAN TALEP EDİLEN RANDEVU...
Ahmet Türk, Demokratik Toplum Kongresinin, partilerine yönelik aldığı bir tavsiye kararı olduÄŸunu belirterek, ÅŸöyle devam etti: ''Kongre, BaÅŸbakan ile yılan hikayesine dönen randevumuz konusundaki talebimizi geri çekmemizi önerdi. Aslında ben bu barışçıl sürecin önünün kesilmesi endiÅŸesi taşımamış olsaydım, açık söyleyeyim bu randevudan çoktan vazgeçmiÅŸtim. Bir siyasi partinin randevu talebinin sürece yayılması, ardından bu partinin bazı eylemleri yapmış gibi kamuoyuna sunulması tabii ki bizi rahatsız etti. Ama sonuçta birileri kullanmasın diye sabırlı davrandım. Böyle bir tavsiye kararını doÄŸal karşılıyorum. Ben barış, demokrasi, halkların kardeÅŸliÄŸinin tesisi için, kanın durması için söyleyecek bir ÅŸeyler varsa söylemek için sabırla bekledim. Kongrenin tavsiye kararını, yetkili kurullarımızda deÄŸerlendirdikten sonra kararımızı vereceÄŸiz.''

MAYINLARIN TEMİZLENMESİ İLE İLGİLİ YASA
Ahmet Türk, Suriye sınırındaki mayınlı arazinin temizlenmesi ile ilgili yasanın, muhalefet partilerinin tüm itirazlarına raÄŸmen, AK Parti'nin ısrarla ve dayatmayla kendi çoÄŸunluÄŸuna dayanarak Genel Kuruldan geçirdiÄŸini söyledi. Türk, Meclisteki muhalefet partileri olarak, bu yasanın iptali için Anayasa Mahkemesine baÅŸvurmak için hazırlandıklarını bildirdi.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3