AKÅžAM 22 MAYIS 2009, CUMA
Yeni Åžafak yazarı Fehmi Koru: CumhurbaÅŸkanı olmanız bile 'Gel kardeÅŸim buraya, ifade ver' denmesinin önüne geçmiyor. Dokunulmazlık olmazsa ikide bir BaÅŸbakanı, bakanları çağırırlar. Yargının siyaset üzerine ağırlık koyma alışkanlığından vazgeçmesi gerek
GÜLAY ALTAN'ın röportajı;
Bu hafta boyunca CumhurbaÅŸkanı'nın yargılanıp yargılanamayacağı tartışıldı. Gül, 'Hadi, yargılayın bitsin' dese, tüm ÅŸaibelerin de sonu gelmiÅŸ olmaz mı?
Dedi zaten. Seçilmeden önce söyledi.
Milletvekili dokunulmazlığı vardı, yargılanamadı, şimdi diyemez mi?
İki günde bir bunu mu diyecek? Hayır dedi yargı; sizi yargılayacak bir ÅŸey yok. CumhurbaÅŸkanı olmuÅŸ, tekrar mı müracaat edecek? Bu olmaz. MünakaÅŸa da boÅŸuna. O savcının talebi, bunun yersizliÄŸi üst mahkemeden döner.
Türkiye'nin 'dokunulmazlık' hadisesinden kurtulması gerekmiyor mu?
Elbette ama Türkiye'nin özel bir durumu var. CumhurbaÅŸkanı olmanız bile 'Gel kardeÅŸim buraya, ifade ver' denmesinin önüne geçmiyor. O kadar insanın oyunu almış, 2 yıldır devleti yönetiyor ama oradan bir savcı, 'gel kardeÅŸim buraya' diyebiliyor. Dokunulmazlık olmazsa siz nasıl böyle bir ortamda kendinizi korunmuÅŸ hissedeceksiniz? Öyleyse dokunulmazlıklar çok darlaşırsa ikide bir BaÅŸbakanı, bakanları çağırırlar. Evet, yargıya saygı duyuyoruz ama her ÅŸeyden önce yargının siyaset üzerine ağırlık koyma alışkanlığından vazgeçmesi gerek. Normal ve gerçekten kuvvetlerin ayrı olduÄŸu bir demokrasiye kavuÅŸursak, ki ben bunun çok uzak olmadığı kanaatindeyim, o zaman dokunulmazlığa ihtiyaç olmayacak.
'TARİHİ FIRSAT' MGK'DA BİRLİKTE KOTARILMIŞ
Kürt sorunuyla ilgili adım atılacağına dair açıklamaların CumhurbaÅŸkanı Gül tarafından yapılmasının nedeni nedir sizce? AKP 29 Mart'ta GüneydoÄŸu'da kötü sonuç aldığı için 'kamuoyunu hazırlama iÅŸi' Gül'e bırakılmış olabilir mi?
Hayır, katılmıyorum. Benim gördüÄŸüm, bu iÅŸin Milli Güvenlik Kurulu toplantılarında kotarıldığı; orada doÄŸal bir görev bölüÅŸümü yapılmış. CumhurbaÅŸkanı bir noktasından tutuyor, BaÅŸbakan bir noktasından, Genelkurmay BaÅŸkanı da bir noktasından. Aralarında uyum var.
BaÅŸbakan niye benzer bir açıklama yapmıyor?
BaÅŸbakan daha mülayim açıklamalar yapıyor. Genelkurmay BaÅŸkanı gerekirse geniÅŸ kapsamlı bir af anlamına gelebilecek bir hukuksal düzenlemeye karşı olmadıklarını açıklıyor. CumhurbaÅŸkanı da kurumlar arasında uyum var mesajını tekrarlayıp duruyor. Bu iÅŸ bölümü, sonunda Meclis'e sunulacak birkaç yasayla pekiÅŸtirilecek. CumhurbaÅŸkanı, bunun bir tür duyurusunu yapıyor. Buna bir itiraz yok anlamına gelecek açıklamaları da Genelkurmay BaÅŸkanı yapıyor. Sıra BaÅŸbakan'a gelecek, uygulamada adımlar atılacak. CumhurbaÅŸkanı baÅŸka, BaÅŸbakan baÅŸka telden çalıyor gibi bir ÅŸey yok.
Peki, sizce bu tarihi fırsat nedir? Bildiğiniz veya tahmin ettiğiniz bir şey var mı?
Benim bildiÄŸim ÅŸu: Türkiye, demokrasi limanına kapkalın halatlarla baÄŸlı kalması gereken bir ülke. Artık teröre muhatap olmaması ÅŸart. İnsanların bir ve birlikte yaÅŸamalarını saÄŸlayacak bir formüle ihtiyaç var. Bu formülün ne olabileceÄŸine iliÅŸkin herkes fikirlerini ifade ediyor. Hatta daÄŸdakiler bile bir-takım ÅŸeyler söylüyor. Herkesin fikirlerini ifade edebildiÄŸi bu ortamda demokratik çözümlere en yakın olduÄŸumuz hissine kapılmamız gayet normal.
Ancak bir yandan da tansiyon yükseltiliyor, örneÄŸin DTP'li vekillerin polis zoruyla ifadelerinin alındığı bir resim dünyada nasıl yankılanır?
Terörün tasfiyesine en yakın olduÄŸunuz nokta, teröre maruz kalmaya da en açık olduÄŸunuz noktadır. Terörden yararlanıp ticaret yapanlar var. Böyle süreçlerde herkes parmak sokmaya çalışır. İçimizde ve dışımızda bu süreci durdurmak, Türkiye'nin demokrasiyle iliÅŸkisini sorunlu hale getirmek isteyenlerin en faal olacakları zamandır ÅŸimdi.
Gözaltına alınacakları bildiÄŸim yalan
Suikast listesinde olduÄŸunuzu Ergenekon savcılarından mı yoksa soruÅŸturma öncesinde mi öÄŸrendiniz?
Az öncesinde öÄŸrendim. Bir gazeteden aradılar. Bana göre sürprizdi. AraÅŸtırınca gerçek olduÄŸunu öÄŸrendim.
Korktunuz mu?
Korksak ne olacak ki? Zaten korkulacak ortamlarda yaşıyoruz.
Korumanız var mı?
Var ama önceden var.
Sizin yazdığınız kiÅŸilerin, siz yazdıktan sonra gözaltına alındığı iddia ediliyor.
Yalan, yok böyle bir ÅŸey. Bunu bir yalancı yazdı. Ben o gün İlhan Selçuk yazmıştım ama 3 gün önce de İlhan Selçuk yazmıştım.
Alınacakları önceden biliyormuÅŸsunuz...
Nerden bileyim. Bana vahiy gelmiyor, savcılarla da herhangi bir iliÅŸkim yok. Veya polisle. Ama etrafı kokluyorum, yazılarıma da yansıtıyorumdur. Hiç kimseyi bilerek yazmadım.
Türkan Saylan'ın evinin aranması hakkında ne düÅŸündünüz?
DoÄŸru deÄŸildi, bunu da yazdım. Bu süreci belki de en fazla yaralayan o yanlışlıktı. Bu kararın kim tarafından alındığını da sorguladım. Birileri cevap olarak dedi ki 'Polis yapmış.'
Gül ve ErdoÄŸan daha uzun yıllar siyasette
CumhurbaÅŸkanı Gül'ün görev süresi de tartışmalı. Siz 7 yıl olduÄŸuna inananlardansınız. Bir de BaÅŸbakan ErdoÄŸan'la yer deÄŸiÅŸtirebileceklerini söylemiÅŸtiniz. Bu fikrinizi koruyor musunuz?
Diyelim ki Gül görev süresini tamamladı, parti derse 'Gel başımıza geç' ve gerekli oyu alabilirse bunu yapar. Tayyip ErdoÄŸan da cumhurbaÅŸkanı olmak isterse, yeni kanuna göre halk seçerse olabilecektir. Bir süre sonra ÅŸartlar öyle gösterecek; Tayyip Bey herhalde talip olur. Gül'ün görev süresi 7 yıl olursa 2014'te süresi dolacaktır. Genel seçimle zamanlaması uymazsa bir ara dönem olur, baÅŸkası baÅŸbakan olur. Ama bence Tayyip ErdoÄŸan ve Abdullah Gül daha uzun yıllar Türk siyasetinde önem taşıyacak.
Yeni kabineyi nasıl değerlendirdiniz?
O koltukların sahiplerinin zaman zaman deÄŸiÅŸmesinde büyük yarar vardır. Nedense BaÅŸbakan ErdoÄŸan sık deÄŸiÅŸikliÄŸe gitmedi. Parti içinde dalgalanmaya neden olsa bile o dalgalanmalar genellikle olumlu sonuçlanır. Hükümette meydana gelen deÄŸiÅŸikliÄŸi partide de bir deÄŸiÅŸiklik izleyecek. Bu da iyi.
Yeni kabinede çok arkadaşınız var mı?
Evet, yakından tanıdığım çok insan var, ama siyasette yukarılara doÄŸru çıkıldıkça aÅŸağılarda kalan siyaset dışı insanlarla irtibat azalır.
CumhurbaÅŸkanı Gül'le olan arkadaÅŸlığınız daha farklı herhalde, irtibatınız sürüyor mu?
O benim çok, çok eski arkadaşım. DiÄŸer siyasetçilerle olan arkadaÅŸlığım gibi deÄŸil, aile boyu dostluÄŸumuzun olduÄŸu biri. Ama CumhurbaÅŸkanı seçildikten sonra iliÅŸkimiz CumhurbaÅŸkanı-gazeteci iliÅŸkisidir. Farklı bir iliÅŸki ne benim tarafımdan talep edilmiÅŸtir ne onun böyle bir beklentisi var.
BaÅŸbakan'ın yanağını hiç okÅŸamadım ki
'Obama gibi geldi-Bush gibi oldu' yorumunuzun ardından BaÅŸbakan ErdoÄŸan'la yaÅŸadığınız soÄŸukluk geçti mi?
O benzetmeyi yapmadan önce, ben her gün BaÅŸbakan'la görüÅŸen, yanağını okÅŸayan veya telefonla arayıp 'Ya, bugün ne yapalım' diye fikri sorulan bir adam mıydım ki iÅŸler deÄŸiÅŸsin. Åžimdi de aynı ÅŸekilde. Benim de zaten daha fazla bir beklentim yok. O üzüldü mü benim o sözlerime? Üzüldü ki o cevabı verdi.
Peki, siz üzüldünüz mü?
Herhalde ben de üzülmüÅŸümdür ama hayat bu. O zaman da yazdım, yanağında öpücük deÄŸil, tokat izi olan bir gazeteci olmayı tercih ettim.
İLİŞKİM PARTİNİN TABANIYLA
Ama genel algı tam tersi yönde...
O konuda yapabileceÄŸim bir ÅŸey yok. Benim iliÅŸkim AK Parti'nin tabanıyla. AK Parti bu toplumun yüzde 70'inin deÄŸerlerini savunmak için kurulmuÅŸ bir parti. Ben, o yüzde 70'e hitap ediyorum. Beni ilgilendiren de parti deÄŸil, o yüzde 70. AK Parti o kesimi ne kadar temsil ediyorsa, ben onlara o kadar alkış veriyorum. GeçmiÅŸte ANAP'la iliÅŸkim de böyleydi. Turgut Özal'ın savunduÄŸu temel deÄŸerler bugün AK Parti'nin savunmaya çalıştığı deÄŸerler. Åžimdi bunlarla beraber yürüyoruz, ama bu siyasi bir beraberlik deÄŸil. EleÅŸtirilerimi okumak zorundalar. Ne olup bittiÄŸiyle, nasıl davranmaları gerektiÄŸiyle ilgili yazdıklarımız tabanla olan yakınlığımdan geliyor. Sokakta insanlarla oturup konuÅŸmayı seviyorum. Mesela ekonomik kriz teÄŸet mi geçti, geçmedi mi onlardan öÄŸreniyorum.
Erdoğan olgunlaşacak devlet adamı olacak
Başbakan Erdoğan, partisinin tabanının beklentilerini karşılayacak bir lider mi?
Sadece tabanın deÄŸil, Türkiye'nin beklediÄŸi liderdir. Karizmatik bir tip ve bulunduÄŸu yere deÄŸer katıyor. O parti, Tayyip ErdoÄŸan'sız bu kadar oy alamazdı.
CumhurbaÅŸkanı seçilirse, eleÅŸtirilen agresif çıkışları sorun yaratmaz mı?
Tayyip Bey daha olgunlaÅŸacak, eleÅŸtirilen noktalar da zaman içinde ortadan kalkacaktır. O da daha tatmin olmuÅŸ, daha önemli bir devlet adamı haline dönüÅŸecektir. Åžimdi bir politikacı.
JOOP HER AN ELİMİN ALTINDA
Ailesinin kolonya imalatçısı olması nedeniyle ilgisi olan 'kolonya'nın, muhafazakarlığına atıf gibi kullanılmasını Koru artık pek umursamıyor. 'Parfüm kullanıyor musunuz' sorusuna cevabı ÅŸöyle: Kullanıyorum tabii. Åžu anda Prada kullanıyorum ama her an elimin altında baÅŸka parfümler de var. (Çekmecesinden Joop'u çıkarıyor...) Bu pek kullandığım bir ÅŸey deÄŸil. Evde unuttuysam diye burada tuttuÄŸum bir ÅŸey. OÄŸlum hediye etmiÅŸti. Parfüm öncesi dönemde Koru Kolonyaları ünlü bir markaydı. Hala daha amcam ve amcamın oÄŸulları hem İzmir'de hem de İstanbul'da kolonya iÅŸine devam ediyor.
Alman istihbaratı Deniz Feneri'yle Türk siyasetini etkilemeye çalışıyor
Almanya'daki Deniz Feneri davasının Alman istihbarat örgütünün iÅŸi olduÄŸunu yazdınız...
Her ÅŸeyiyle öyle olduÄŸunun izlerini bulabilirsiniz o davada. Almanya'daki Deniz Feneri ile Türkiye'dekini ayırmak lazım. Türkiye'dekinin olaylarla ilgisi olmadığını gayet kuvvetle tahmin ediyorum. İçinde deÄŸilim ama dışarıdan baktığınızda en ufak bir leke konulabileceÄŸini sanmam. Zaten o kadar insanın aldatma üzerine bir araya geleceklerini düÅŸünemem bile. Almanya Deniz Feneri'nde de bir yanlışlık varsa, içine adam sızdırarak Almanlarca yapılmıştır.
Bundan nasıl bu kadar eminsiniz?
Almanya'daki Anayasayı Koruma Örgütü baÅŸtan sona bu olayın içinde. Komiser Böhm bu örgütün bir elemanı. Özel bir mahkeme olduÄŸu da anlaşılıyor. Yargılamadığı, mahkum etmediÄŸi insanlar hakkında karar metnine ifadeler koyuyor. Bir de haber gönderiyorlar, 'Biz de buraya müdahil olalım'. Hangi davada olunmuÅŸ ki bunda olsun. Bir tür intikamcı duygularla hareket etmek ancak Türkiye siyasetine ağırlık koymak isteyen istihbarat örgütlerinde olur. Nitekim hatırlayalım, ilk konu gündeme geldiÄŸinde siyasi baÄŸlantılardan bahsettiler, hatta Tayyip ErdoÄŸan'ın ismi bile yine Almanlar tarafından telaffuz edildi. Belli ki bu iÅŸten baÅŸka ÅŸeyler çıkartmaya çalışıyorlar. Almanlar'dan biri çıkıp da 'Bunu nereden uyduruyorsun' demedi bana.
YARIN AKÅžAM Cumartesi'de:
- Koru'dan medya patronlarına mesajlar...
- Yalı dairesinde mi gecekonduda mı oturuyor?