Sevgilisinin çektiÄŸi 'BaÅŸka Semtin Çocukları' filminde hem yürütücü yapımcılığı üstlenen hem de rol alan EyÅŸan Özhim, giÅŸe 25 binde kaldığı için üzgün ve de kızgınmış. 250 bin seyirci bulamazlarsa borçlarını ödeyemeyeceklerini söyleyen EyÅŸan, 'Paramız yok' diyen seyirciye ateÅŸ püskürüyor; 'Recep İvedik'leri izlerken para var, bu tarz filmlere gelince yok' diyor (!)
Fakat öte yandan da 'Aslında EyÅŸan Özhim olarak benim konseptim bu filmi tanıtmaya uygun deÄŸil' diyor. Devamında, onu pahalı markalar giyen bir kadın olarak gören insanlara kızıyor. Filmin tanıtımını iyi yapmayan dağıtım ÅŸirketine kızıyor. İkinci yarıyı beklemeden filmdeki oyunculuÄŸunu eleÅŸtirenlere kızıyor. Filmin vizyon tarihinden ve bahardan yakınıyor. 'İzleyici sahip çıkmazsa kimse sinema için film yapmayacak' diye estikten sonra da 'Sevgilimle aynı dizide olmayı çok isterim' diyerek, hem yönetmen sevgilisi hem de kendi adına iÅŸ baÅŸvurusunda bulunuyor!
NERESİNDEN TUTSAN ELİNDE KALACAK ABSÜRD BİR DURUM
Temel hataları sıralayıp, 'kendine gel' çaÄŸrısında bulunmaktan baÅŸka söylenecek ÅŸey yok EyÅŸan Özhim'e.
BİR 'İzleyicinin çabasını dilenen filmler yapa yapa seyirciyi küstüren ekol' sinemadan aforoz edileli çok oluyor.
İKİ 'Devrim Arabaları' gibi deÄŸerli bir yapım bile ikinci gösteriminde 15 bin izlendi. Ama çıkıp çaçaronluk yapmıyor, 'kısmet' deyip efendi gibi yeni projeye bakıyorlar.
ÜÇ Seyircinin büyük kısmı harçlıklarıyla sinemaya giden öÄŸrenci kesimi... İzin ver de canlarının istediÄŸi filme gitsinler.
DÖRT Seyirci, kimsenin borçlarını kapatmakla yükümlü deÄŸildir. Film yapmanın romantizmine kaptırıp ticari yanında çuvalladınız, muhasebenizi iyi yapmadınızsa bize ne?
BEÅž İmajının ayağına dolanmasında bir terslik yok. 'Network kadını' olmak için uÄŸraÅŸtığının yarısı kadar uÄŸraÅŸtın mı ki sinemada var olmak için, neye bu öfke?
ALTI Bir film yapmışsın, tutmamış. Ne olmuÅŸ? Hülya AvÅŸar'ın bile giÅŸe garantisi yok. Takma kafana bu kadar.
Politik mizah yapmak eskilere yasak mı ki?
Anlaşılması güç bir baÅŸka hesap sorucular da 'usta komedyen'ler... En son Zeki Alasya, veryansın ediyor gene; 'Günümüzde politik hiciv yapan kiÅŸilere ihtiyaç var. Para tatlı geldiÄŸi için ses çıkartmıyorlar'...
Ben de buradan bütün eski ustalara soruyorum; Cem Yılmaz'la Åžahan Gökbakar'ın ne yaptığına, ne yapmadığına boÅŸverin, mal ortada. 'Öyle yapma böyle yap' deyip duracağınıza, çıkıp nasıl yapılacağını göstermek daha kolay deÄŸil mi?
Yasaklı deÄŸilsiniz, hasta deÄŸilsiniz. Zehir gibisiniz, çok ÅŸükür... Politik mizahı onlar yapmıyor madem, siz yapın da alkışlayalım! Yasak deÄŸil, ayıp deÄŸil. Kim tutar sizi?..
Cihangir ünlüler geçidi
Oyuncuların ortak adresi olan Cihangir sokaklarında adım başı ünlü / ünsüz bir oyuncuyla burun buruna geliyorsunuz. Fadik Sevin Atasoy ve Yetkin Dikinciler'le buluÅŸmak için ünlü Cihangir kafelerinden birine doÄŸru yoldayız.
Akyol'dan çıkıp Susam sokaÄŸa kıvrılırken köÅŸe başında Deniz Türkali hararetli bir telefon konuÅŸması yapıyor. Yan yana gelen her iki aracın kilitlediÄŸi dar sokaktan park yerine vardığımızda, otoparkçı güneÅŸ gözlüklü bir gence 'Dizi yok mu dizi?' diye sesleniyor. 'Dua et...' diyerek uzaklaşıyor, adı henüz bilinmeyen genç oyuncu.
Arabadan inip on metre ilerideki kafeye giderken, sokaÄŸa bakan masada, bir laptop'un arkasından Tuna Kiremitçi görünüyor. HedeflediÄŸimiz yere ulaşınca ise karşımızda 'Bay Medyatava' Cengiz SemercioÄŸlu... Purosunu tüttürüyor bir yandan da bilgisayar ekranından 'Usta' filmi için hazırlanan klibi izliyor... Fadik Sevin Atasoy ise başında kocaman mavi bir çiçekle, çizgi film kahramanı gibi duruyor yanı başında.
Gala gecesinin sabahında gözlerinin içi gülüyor Fadik'in. Filmden çok mutlu olduÄŸunu ve giÅŸe için 'yaÄŸmur duası'na çıktıklarını söylüyor. Birazdan Yetkin Dikinciler de bize katılınca, bol ÅŸans dileyerek Usta'ya, baÅŸlıyoruz söyleÅŸiye... Bu hafta vizyona giren film, salı Cosmoplus'ta.
ÖNEMLİ NOT: AnneciÄŸimin ve annelerimizin günü kutlu olsun. Sakın mızmızlık etmeyin sevgili okur... Hediyenizi verin, gönlünü alın, en önemlisi de zaman ayırın annenize.