Hüsnü Mahalli hmahalli@superonline.com

kategori2

Türkiye-Ermenistan-Azerbaycan üçgeni

Türkiye'nin Ermenistan açılımı BaÅŸbakan ErdoÄŸan'ın son Azerbaycan ziyareti ile askıya alınmışa benziyor. CumhurbaÅŸkanı Gül'ün Eylül 2008'de Erivan'a gitmesiyle hız kazanan bu açılım nisan sonunda üzerinde anlaÅŸma saÄŸlanan 'Yol Haritası' ile farklı bir sürece girmiÅŸti.
Bu süreç ise doÄŸal olarak Azerilerin tepkisi ile karşılaşınca hükümet kendi kendine 'Dur bakalım' demek zorunda kaldı.
Çünkü bir taraftan Türkiye içi muhalefet diÄŸer yandan Aliyev'in siyasal ve ekonomik tehdit ve ÅŸantajları vardı.
Üstelik BaÅŸkan Obama, Türkiye'nin beklentilerine karşılık vermemiÅŸ ve soykırımı  'büyük felaket' olarak tanımlayarak bir Amerikalı olarak bildik tavrını sergilemiÅŸti.
24 Nisan sendromunu atlatan Ankara ise göreceli olarak rahatlamış olmasına karşın Ermenistan ile iliÅŸkilerde yeni açılım olanaklarını zorlamanın koÅŸullarını belirlemeye çalışıyor.
Aslında belirlenecek de çok fazla bir ÅŸey de yok.
Ermenistan'ın bağımsızlığını ABD'den önce (16 Aralık 1991) bile tanıyan Türkiye Nisan 1993'te bu ülke ile kara sınırını, 1994 başında da hava sahasını kapatmıştı. Türkiye; Ermenistan ile diplomatik iliÅŸki kurma ve  sınırların açılmaları için üç temel ÅŸart öne sürmüÅŸtü:
1-Karşılıklı olarak sınırların tanınması.
2-Karabağ ve Azerbaycan topraklarının işgaline son verilmesi.
3-Soykırım iddialarından vazgeçilmesi.
Soykırım ile ilgili ÅŸartında yumuÅŸama sergileyen Ankara daha sonraki süreçte 'Ortak komisyon' önerisini getirerek bu konuyu konuÅŸmaya hazır olduÄŸunun sinyallerini vermiÅŸti. Bununla yetinmeyen Ankara hava sahasını da açarak özel ÅŸirketlerin uçuÅŸlarına izin verdi. Ermenistan vatandaÅŸlarının Türkiye'ye giriÅŸine ve çalışmasına göz yumdu.
Tüm iyi niyetlerine ve tüm komÅŸuları ile sıfır problem peÅŸinde olan Türkiye Azerbaycan ile 'gerginliÄŸi' bile göze alarak tüm bildik adımları atmasına karşın Erivan ne Türkiye ile iliÅŸkilerinde ne de KarabaÄŸ konusunda ciddi ve somut hiçbir adım atmadı ve atma eÄŸilimi içine de girmedi.
BaÅŸta ABD olmak üzere Batı ise sürekli Ermenistan'a sahip çıktı, Azerbaycan ve Türkiye politikalarında onu cesaretlendirdi.
'Soykırım iddiaları' sürekli ABD ile Avrupa ülkelerinin parlamentolarında gündemde tutuldu ve Ermenistan'ın KarabaÄŸ iÅŸgali konusunda hiçbir ÅŸekilde adım atılmadı.
Oysa yüzde yüz haklı olmasına raÄŸmen ABD ve AB ülkeleri Türkiye'yi Kıbrıs'ta sürekli sıkıştırmaktan hiç de geri kalmıyor.
KarabaÄŸ savaşına Türkiye'den giden tek gazeteci benim.
Üstelik iki kez gittim.
Önce birçoÄŸunun bildiÄŸi ÅŸu gerçeÄŸi söyleyeyim:
'Azeriler KarabaÄŸ ve dışındaki bölgeleri savaÅŸmadan bırakıp gittiler.'
ÖrneÄŸin Laçin Koridoru ya da ÅžuÅŸe kenti...
Azeriler buralardan çekilmeseydi Rus askerlerinin desteÄŸini almalarına raÄŸmen Ermeniler hiçbir ÅŸekilde buraları iÅŸgal edemezdi.
Ben bu konuyu ÅŸahit olduÄŸum birçok detayla birlikte birçok kez buluÅŸtuÄŸum rahmetli CumhurbaÅŸkanı Elçibey ve sonra da rahmetli CumhurbaÅŸkanı Aliyev ile uzun uzun konuÅŸmuÅŸ, KarabaÄŸ ve Nahçıvan cephelerindeki izlenimlerini anlatmıştım.
Ermeniler; arkasında AÄŸrı Dağı'nın bulunduÄŸu yeni paraları bastıkları zaman ise ben Erivan'da Devlet BaÅŸkanı Bedrosyan'a 'Neden bunu yaptıklarını' sorduÄŸumda 'Sen biliyorsun ki; Ararat buradan bakıldığında çok daha güzel ve haÅŸmetli görünüyor' diyerek karşılık vermiÅŸti.
Aynı BaÅŸkan Bedrosyan'a ve daha sonra Ermenistan CumhurbaÅŸkanı olan KarabaÄŸ Ermeni Kuvvetler Komutanı Koçaryan'a 'KarabaÄŸ sorunu nasıl çözülecek' diye sorduÄŸumda: 'Rastakh (yani KarabaÄŸ) sorunu bitmiÅŸtir. Azerbaycan bu gerçeÄŸi kabul ederse Rastakh çevresindeki Azeri ÅŸehirleri ve bölgeleri geri veririz' diyerek kendi tutumlarını net bir ÅŸekilde ortaya koymuÅŸlardı.
Åžimdi tüm bu gerçekler ortadayken Türkiye çok zor bir denklemde dengeyi saÄŸlamaya ve dolayısıyla Kafkas bölgesinde etkin bir pozisyon almaya çalışıyor.
Bunun hiç kolay olmayacağı ortadadır.
Azeriler iÅŸgal altındaki topraklarını savaÅŸla alabilmenin hesaplarını yapıp yapmadıklarını bilmiyorum. Ama görüÅŸmelerle bu sorunun çözülebileceÄŸini sanıyorlarsa yanılıyorlar. Çok daha net ve açık bir ifade ile ben Ermenilerin KarabaÄŸ'dan vazgeçmeyi hiçbir ÅŸekilde ve koÅŸulda kabul edebileceklerini sanmıyorum.
Gelelim Türkiye ile  iliÅŸkilere...
Yine ben Batı'nın desteÄŸinin sürmesi durumunda Ermenilerin soykırım söylemlerinden vazgeçeceklerini sanmıyorum.
Ankara ve Bakü bu gerçekleri bilerek hareket ederse hedefe doÄŸru çok daha kısa yoldan ve direkt olarak varabilirler.
Hedefin ne olduÄŸunu ise elbette onlar belirleyecek...

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3