BiliÅŸim ve teknoloji çağında, dünya en ucuz iÅŸgücünü 250 milyon çocuk iÅŸçiden saÄŸlıyor.
Ucuz emek, düÅŸük maliyet, çaÄŸdaÅŸ kölelik sistemini yeniden kuruyor.
Uygarlığın tükettiÄŸi doÄŸanın yanına çocuk tahribatını da artık ekleyebiliriz.
Bazı coÄŸrafyalardaki savaÅŸlar, salgın hastalıklar ve açlık, çocuk kıyımının diÄŸer nedenleri...
12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliÄŸiyle Mücadele Günü, bütün benzer mücadele ve kurtarma günleri gibi dünyanın ikiyüzlülüÄŸünü taşıyor.
Ruhsuz günler olarak geliÅŸmiÅŸliÄŸin ve insan haklarının takviminde yer alıyor.
Uluslararası örgütlerin araÅŸtırmalarının sonuçları açıklanırken, milyonlarca çocuk, sanayi, maden, savaÅŸ, uyuÅŸturucu kuryeliÄŸi, pornografi, seks sektörlerinde çalışmaya devam ediyor.
Çocuk iÅŸçiler, çocuk askerler, çocuk fahiÅŸeler, çocuk suçlular olarak...
Karlılığının maksimizasyonu dünyayı yönettikçe de deÄŸiÅŸmeyecek.
Çocuk iÅŸçi haklarında yapılan düzenlemelerle, kabul edilen sözleÅŸmelerin arka yüzündeki kötücül ve karanlık dünyanın iÅŸlerini yapacak yeni çocuklar aranacak.
Sanayi devrimini, geçen yüzyıl kimsesiz çocuk yurtlarından getirtilmiÅŸ çocuklar ve kadınları 20 saat çalıştırarak gerçekleÅŸtiren anlayış deÄŸiÅŸmedi.
KüreselleÅŸmenin düÅŸük maliyetli iÅŸgücünü Çin ve Hindistan'da kimler saÄŸlıyor?
Çocuk emeÄŸinin ihtiraslı sömürüsünü görmek için çocuklarınıza aldığınız spor ayakkabılara, renkli oyuncaklara bakın. KüreselleÅŸmenin bir ayağı da çocuk iÅŸ gücünden elde edilen ucuz maliyet.
BM, ILO ve Unicef her yıl kaç çocuk iÅŸçi olduÄŸunu beyan ederken, milyon rakamlar alt alta sıralanıp, çocuklar ortalama 16 saatte 1 euroya çalıştırılacaklar...
Sayıların diline uyarlanmış gerçeklikler, modernliÄŸin bizi rahatsız etmeden bazı ÅŸeyleri çetrefil söyleme biçimidir.
Milyonlar, yüz milyonlar, yüzde oranlar, insanlık hallerini bize bildirirken gösterdiÄŸi sayıyı imler sadece.
Bir tek çocuÄŸun bile acılarını, korkularını, çaresizliÄŸini duyurmaktan acizdir.
Büyük caddelerinde çıplak ayaklı çocukların mendil, sakız sattığı ülkemizde olduÄŸu gibi keza.
Gri isli sanayi bölgelerindeki çelimsiz, cılız vücutların taşıdığı yük sadece stepne ve karbüratör deÄŸil.
Mayısın son haftası okula deÄŸil tarlalara giden çocukların sayısı da milyonlarla ölçülür.
'Eti piyasanın kemiği benim' anlayışının elinde sahiden de kemikler kalmakta zaman zaman.
Küçük kolları kapan makineler, tüp patlamasında yanan acemi çıraklar, kimyasallarla zehirlenen bedenler, taciz ve istismar da cabası.
İşyerinde çocuk çalıştıran patron, neden çocuk çalıştırdığını açık yüreklilikle söylüyor; 'Bir kere az yemek yiyorlar, fazla konuÅŸmazlar, itaatkarlar.'
Biz getirelim gerisini, sosyal güvenlik isteyemezler, hele hele zam, izin talepleri olamaz, sendikasız yani sessizdirler ve çok korkarlar.
Çünkü çocukturlar, büyüklerin dünyasında saatlerce çalışmaları ve kalmaları zihinsel ve ruhsal olarak onlar için çok tehlikelidir.
Resmi olmayan rakamlara göre ülkemizde 5-14 yaÅŸ arası 12 milyon çocuk iÅŸçi var.
Bu da bizim sayıya vurulmuÅŸ gerçekliÄŸimiz.
Ve çocuk iÅŸçilerimizin yarıdan fazlası okuma, yazma bilmiyor, yoksulluÄŸu yeniden üretecek kuÅŸaklar olarak büyüyorlar.
12 milyon çocuk iÅŸçi İstanbul'un nüfusuna yakın mıdır?
Belli ki 12 Haziran geçiÅŸtirilecek, ertesi sabah erken vakit milyonlarca çocuk uykulu gözlerle yine iÅŸbaşı yapacaklar.
Biz derin uykudayken onları uyandıran eller uyanmış olacak.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.