Dün komÅŸu ülke İran'da seçim vardı.
Bu yazı yazıldığında oy verme işlemi devam ediyordu.
Seçimde dört aday yarıştı:
1-Åžu andaki CumhurbaÅŸkanı Ahmedinecad. Muhafazakar, toplumun yoksul ve orta sınıfı, nükleer dosya ve İsrail karşıtı söylemlerinden hoÅŸlanan milliyetçi kesimler, ordu ve Devrim Muhafızları'nın desteÄŸine sahip.
2-Eski BaÅŸbakan (1981-1989) Musavi. Kadınların, gençlerin, liberallerin ve açılım isteyen piyasa çevrelerinin desteklediÄŸi Musavi eski muhafazakar ve yeni reformcu. Söylemlerinde daha çok ekonomik açılımlara ve bireysel özgürlüklere vurgu yapıyor.
Eski cumhurbaÅŸkanlarından Hatemi ile Rafsancani'nin desteklediÄŸi Musavi Anayasayı Korumu Konseyi üyesi.
3-Eski Meclis Başkanı reformcu Karrubi.
4-Devrim Muhafızları eski komutanı muhafazakar Rızai.
Yapılan seçimde adaylardan biri %50 +1 almaması durumunda haftaya yapılacak ikinci turda en çok oy alan iki aday yarışacak.
Büyük olasılıkla bu iki kiÅŸi 2005'te de ikinci turda seçilen Ahmedinecad ve Musavi olacak.
Televizyonda ilk kez adayların toplum önünde tartıştığı bu seçimlerde temel konu ekonomik sıkıntılar, yoksulluk ve yolsuzluk.
Nükleer dosya konusunda Ahmedinecad ile hemfikir olan adayların üçü İsrail ve Yahudi soykırım konusundaki sert tutumundan dolayı Ahmedinecad'ı eleÅŸtirmekte ve bu tür tutumların İran'ı dışarıda zor durumda bıraktığını söylemektedir.
BaÅŸta ABD olmak üzere tüm Batı'nın yakından izlediÄŸi seçimler doÄŸal olarak Türkiye'yi ve tüm bölge ülkelerini ilgilendirmektedir.
Oysa bu seçimde kim kazanırsa kazansın ABD ve AB'nin tavrında radikal deÄŸiÅŸiklikler olmadığı sürece Tahran'ın dış politikasında radikal deÄŸiÅŸimler olmayacaktır. Daha açık bir ifade ile ABD ve Batı, İran'ın nükleer dosyasına onay vermediÄŸi ve Tahran'ın baÅŸta Irak olmak üzere bölgesel rolüne yeÅŸil ışık yakmadığı sürece İranlı liderler 30 yıldır izledikleri politikalardan vazgeçmeyeceklerdir. İranlı liderler diyorum çünkü ülke cumhurbaÅŸkanı tarafından deÄŸil baÅŸkaları tarafından da yönetilmektedir.
Peki kim bunlar?
Önem sırasına göre;
1-Dini lider Hamanei. Görevden alınmadığı sürece ölümüne kadar İran'ın en önemli kiÅŸisi. Hakimleri, ordu ile kuvvet komutanlarını, Devrim Muhafızları komutanını, Radyo ve Televizyon Kurumu genel müdürünü, Yüksek Yargı Konseyi baÅŸkanını ve daha birçok önemli kiÅŸiyi atar. Hamanei tümü din adamı olan 86 üyeli Uzmanlar Konseyi tarafından seçilir ve neredeyse tüm yetkileri elinde toplar.
2-Eski CumhurbaÅŸkanı HaÅŸimi Rafsancani'nin baÅŸkanı olduÄŸu Anayasayı Korumu Konseyi. Meclis, hükümet ve cumhurbaÅŸkanının kararları ile politikalarını denetler ve anayasaya uygunluÄŸuna bakar. CumhurbaÅŸkanlığı seçimlerine aday olanları bile veto etme hakkına sahip Konsey hemen hemen her konuda yetkilidir.
Yetkilerin böylesi karmaşık bir ÅŸekilde paylaşıldığını özetle anlattıktan sonra devrimin 30.yıldönümünü kutlayan İran'da bu seçimden sonra iÅŸlerin aynen devam etmeyeceÄŸini de söyleyelim. Çünkü bu seçim kampanyası sırasında taraflar arasında çizgiler o denli belirginleÅŸti ve keskinleÅŸti ki geriye dönüÅŸün olmayacağı ortadadır.
Peki bu ne anlama geliyor?
Hatırlayın yıllar önce ve hatta ÅŸu ünlü Cumhuriyet mitinglerinde sokaÄŸa dökülen insanlar ''Türkiye; İran olamaz' diye bağırıyordu.
Yani laik Türkiye Müslüman İran olmayacak.
Ben ise Hatemi'nin seçildiÄŸi 1997 yılından ve özellikle 'İslamcı' AK Parti'nin iktidara geldiÄŸi 2002 yılından bu yana farklı bir ÅŸey söylüyorum: Zamanla İran; Türkiye olabilir.
Yani yaklaşık 30 yıl Batı yanlısı Åžah tarafından yönetilen ve halkının %30'u Türk televizyonlarını izleyen Türk kökenli Azeri olan ve Acemlerin de bir bölümünün bile Türkçe konuÅŸtuÄŸu ve anladığı İran İslam Cumhuriyeti süreç içinde laik Türkiye'nin siyasal, sosyal ve kültürel yaÅŸam biçiminden etkilenebilir ve süreç içinde Türkiye Cumhuriyeti'ne benzeÅŸebilir.
Dün yapılan seçimler bu benzeme ve etkilenmenin dönüm noktası olabilir.
Özetle kim kazanırsa kazansın; yılda bir milyon vatandaşı Türkiye'ye turist olarak gelen bugünün İran'ı dünkü gibi olmayacaktır.
Bu deÄŸiÅŸimde de Türkiye'nin çok büyük rolü vardı ve bundan böyle de olacaktır.
Ama bunun önemli bir koÅŸulu var: 'Ilımlı, uyumlu, laik, demokratik ve İslamcı' AKP iktidarda kalmalı.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.