İster gerçek olsun, ister olmasın, Taraf gazetesinde önceki gün yayınlanan ve akÅŸamına yayın yasağı getirilen 'AKP ve Gülen'i bitirme planı' haberi, askeri bu defa gerçekten yıpratacak nitelikte. Gerçekten diyorum, çünkü magazin jargonunda 'seviyeli bir iliÅŸkimiz var' kalıbında olduÄŸu gibi, siyasette de yıpratma fiilinin içi boÅŸaltıldı.
İddia edildiÄŸi gibi bu plan, Genelkurmay Harekat BaÅŸkanlığı 3. Bilgi Destek Åžube MüdürlüÄŸü'nde hazırlanmışsa, Genelkurmay BaÅŸkanı'nın bundan haberdar olmamasının ihtimali var mı? EÄŸer varsa sorun, ancak yoksa, daha da büyük sorun...
Söz konusu planın adı 'irticayla mücadele eylem planı'ymış. Oysa biz askerin irtica kelimesinden artık itinayla uzak durduÄŸunu, 28 Åžubat süreci ve sonrasında terennüm edilen 'ÅŸeriat devleti kurulacak' korkularını fiÅŸteklemenin halkta tam tersi etki yaptığını anladıklarını sanıyorduk. Ergenekon soruÅŸturmasının bu kadar dallanıp budaklandığı, her ortamın dinlendiÄŸi, paranoyanın tavan yaptığı, TSK'nın içinden belli adreslere belge-haber servisi yapılan bir dönemde, sözde planlamanın bu kadar acemice, bu kadar gözüne sokarcasına, dikkatsizce yapılması hiç mantıklı deÄŸil.
HoÅŸ, Türkiye'de herhangi bir olayda mantık aramak baÅŸlı başına mantıksızlık haline geldi!
YIPRATMANIN BEDELİNİ KİM ÖDEYECEK
2009 Nisan tarihli 'irtica eylem planı' hakkında askeri savcılık soruÅŸturma baÅŸlattı. İddia edildiÄŸi gibi bu plan TSK'nın içindense, bu belgeyi hazırlayanlar mı yargılanacak, yoksa sızdıranlar mı?
Üzerinde durulan bir diÄŸer ihtimal de Fethullah Gülen (belgede FG diye adı geçiyor) mensuplarının bu belgeyi TSK'yı yıpratmak için bizzat hazırladıkları, yani tuzak kurdukları.
Diyelim ki belgenin sahte olduÄŸu ve FG tarafından hazırlandığı kanıtlandı, bu defa kim, nasıl yargılanacak? Fethullah Gülen mi? Basına bu belgeyi sızdıran piyonları mı? 'Yıpratmanın' bedelini bu defa kim ödeyecek?
En acıklısı, son derecede beceriksizce, kirli bir mantaliteyle hazırlanmış 'irtica eylem planı'ndaki pek çok görüÅŸe ve 'propaganda' yöntemine sadece askerlerin bir kısmı deÄŸil, halkın azımsanmayacak bir bölümü de altına imza atar.
Belgeyi kim hazırladı, kim sızdırdı sorularının kökeninde yatan asıl sorun da bu: Çatışma, huzursuzluk ortamı ne zaman sona erecek?
Kurumları bırakın, vatandaş yıprandı!
PAZAR'LIK
ADD'NİN REDDETTİĞİ PROJE
RADİKAL Cumartesi'nin kapağında, siyah beyaz portrelerle çerçevelenmiÅŸ bir baÅŸlık: Türkiye'nin binbir yüzü. Normalde gazetelerin 3. sayfaları haricinde pek görmediÄŸimiz 'halktan' kareler, genç, yaÅŸlı, başı örtülü, başı örtüsüz, orta halli, fakir, köylü, esnaf yüzler göze çarpıyor... FotoÄŸrafçı Kerim Bora, 'yaÅŸadığı kutu'dan çıkmaya karar verip, stajyer antropologların yardımıyla bir tür kimlik sorgulamasına giriÅŸmiÅŸ. Kimlik ve ötekileÅŸtirme, yakın tarihimiz, Sünni-Müslüman perspektif, ÅŸehit aileleri, Alevilik gibi konu baÅŸlıkları seçilmiÅŸ. Devinim, memleketin çetrefilli konuları hakkında Hyde Park misali çıkıp insanların görüÅŸlerini belirttiÄŸi bir platform olma yolunda.
Bora, 20 ÅŸehirde, 1000'den fazla kiÅŸiyle konuÅŸup, fotoÄŸraflarını çekmiÅŸ. ReddedildiÄŸi tek yer ise, ADD ÅŸubesi. Gerekçe ÅŸu: Ne ihtiyacı var Türkiye'nin böyle ÅŸeylere?
Devinim, çözüm öneren bir platform olma yolunda. Anayasa, cinsiyet gibi konular sitede tartışılacak. Tavsiyem, basında ve siyasetteki 'konuÅŸan kafalar' yerine biraz onlara kulak vermeniz, katılmanız.
www. devinim.tv