MesleÄŸin kıdemli bir isminden eleÅŸtiri almak beni üzmez, bilakis sevindirir. Hele medyada artık alışkanlık haline gelen 'belaltı' zaviyesinden deÄŸil, Hıncal Uluç'unki gibi babacan bir üslupla olursa...
Tesadüf bu ya... Celalettin Cerrah'ın görevden alınmasıyla ilgili 'Hıncal Uluç'un sorularına niye kimse cevap vermiyor' diye yazdım, aynı gün Sabah yazarı da HT'nin 'İşte o testere' manÅŸetini eleÅŸtirmeme itiraz etmiÅŸ. Medyada pek sık rastlanan, en çok da medyanın kendisini ilgilendiren, bizim vakamızda ise ayrı kortlarda oynanan tenis maçı tadında bir durum ortaya çıktı. Bu nedenle meseleyi kiÅŸiselleÅŸtirmeden cevaplamakta fayda görüyorum.
KISKANÇLIK İŞTE
1 - Hıncal Uluç'un 'Siirtli N.E.'nin göÄŸüs dekoltesinin AkÅŸam dışındaki gazetelerde mozaiklenmeden yayınlanması' yönündeki eleÅŸtirisi isabetli, çünkü bir kez daha AkÅŸam'ın yayın politikasındaki hassasiyetin altını çizmiÅŸ oluyor.
2 - Benim, 'hem de bir kadın olarak' bu fotoÄŸrafın yayınlanmasından deÄŸil de testere fotoÄŸrafından rahatsız olup olmadığım sorusuna gelince... Elbette rahatsız oldum! O yazıda sorgulanan, üzerinde dumanı tüten bir cinayet aletinin basında faÅŸ edilmesi, ardından da 'ailenin bilgisi vardı' diye yalan atılması... Ancak kadın olmamın, testere veya dekolte haber pornografisine tepki göstermemle alakasını anlayamadım. Dekolte mozaiklenmeyince buna itiraz etmek kadın gazetecilerin, kanlı bir testerenin yayınlanmasına duyarlılık göstermek erkek gazetecilerin iÅŸi mi olmalı?
3- Sayın Uluç uslubumu saldırgan bulmuÅŸ, olabilir... Ancak suç aleti testerenin, üzerinde kurbanın saçı ve kanıyla yayınlanmasını eleÅŸtirmemi 'kıskançlık' diye yorumlanması, ironi olsa gerek. Herhangi bir gazetenin faili yakalanmamış bir cinayetin takipçisi olması insanı ancak umutlandırır. Ama 'cinayetin takipçisiyiz' kılıfı altında, haberin pornografisini yapmak baÅŸka.
4- Sanırım Uluç'un asıl itirazı, 'gazete bilirkiÅŸilerinin HT'ye transfer ümidiyle sesini çıkarmıyor' diye yazmama. Üzgünüm sayın Uluç, bana gerçekten yanlış öÄŸretmiÅŸler! İşini iyi yapmak, efendi olmak deÄŸil, çamur atmak, kumpas çevirmek daha çok prim yapıyor bu dünyada...
Benim sorularım ÅŸöyle: Korkunç bir cinayette kullanılan suç aletinin fotoÄŸrafını, tüm ayrıntılarıyla yayınlanmak doÄŸru mudur, deÄŸil midir? Bu yayın, zanlının yakalanmasına veya 'gençlerin arkadaÅŸ seçmesinde dikkatli olması'na nasıl hizmet eder?
PAZAR'LIK
Yeni kuÅŸak web'de
www.aksam.com.tr'de kısıtlı olanaklarla da olsa internet gazeteciliÄŸinin baÅŸ döndürücü hızına yetiÅŸmeye çalışıyoruz. Henüz blog yazarlığını tam anlamıyla baÅŸlatmadık, ama ilk adım olarak hafta sonları yeni kuÅŸak yazarlara yer veriyoruz. Bu 'taze' isimlerin arasında Gülüm DaÄŸlı, Burak Cengiz, Eyüp Tatlıpınar var. Åžimdi de Aslı E. Perker akÅŸam online'da yazmaya baÅŸladı! 'BaÅŸkaların Kokusu' ve 'Cellat Mezarlığı' romanlarının yazarı Perker'in ilk yazısı 'Amerika'da Lolita'yı okumak'...
Laiklik ve muhafazakarlık ekseninde bu kadar kafa karışıklığı yaÅŸanan, Amerikalı olmanın New York'ta Pastis'e gitmekten ibaret olduÄŸu sanılan bir medyada Perker'in yazısı ufkunuzu açacak, mutlaka okuyun!
(http://www.aksam.com.tr/ 2009/06/20/haber/yasam/1261/amerika_da_lolita_yi_okumak.html)