AkÅŸam'daki ilk yazıma 'Çok karamsarsın' diyenler oldu. O yazıda, Türkiye'nin birbiriyle itiÅŸip kakışan güç merkezlerinden, ÅŸiddete tapınan ve yüksek deÄŸerleri yüceltmek bir yana televizyondaki günlük Dest-i İzdivaç programı dışında pek bir ÅŸeyle ilgisi olmayan Derin Toplum'dan, polemik ötesine gidemeyen medyadan ÅŸikayet etmiÅŸtim.
Son günlerde bu karamsarlık azalmadı, arttı.
Tamam anlıyorum AyÅŸe Arman'ın fotoÄŸrafları çok seksi. Ve Taraf gazetesinde yayınlanan 'AKP ve Gülen'i bitirme planı' tartışması, demokrasi açısından önemli.
Ama ya İran? Türkiye'nin bundan baÅŸka konusu olmaması, yanıbaşında tüm dünyanın yüreÄŸi aÄŸzında izlediÄŸi bir devrim yaÅŸanırken, bu kadar vurdumduymaz kalması normal mi? ÖrneÄŸin her türlü maç, restoran açılışı ve tanıtım için dünyanın bir ucundan diÄŸerine uçan merkez medyanın İran seçimlerini izleyecek muhabir ya da yazar göndermemiÅŸ olması normal mi? (THY İstanbul-Tahran tarifesi gidiÅŸ-dönüÅŸ sadece 867 TL). Hükümetin ÅŸaibeli seçimlerin hemen ardından Ahmedinecad'ı ilk kutlayan ülkelerden olması? Laiklik adına hareket ettiÄŸini iddia eden çevrelerin, ilgisizlik ya da statükoculuk yüzünden aÄŸzını açıp İran halkına destek vermemesi? Halkçı olması gereken Sol'un sessizliÄŸi? Bunları nasıl yorumlamak, Türkiye'nin 'küresel güç' iddiasıyla nasıl baÄŸdaÅŸtırmak lazım?
İran halkı günlerdir nefes kesen bir mücadele veriyor. Çoluk çocuk ölümü göze alıp rejime meydan okuyorlar. BaÅŸta kadınlar ve gençler, meydanlarda, metro istasyonlarında, üniversitede ellerinde yeÅŸil bayraklar 'Korku yok! Korku yok! Birlikteyiz' diye bağırıyorlar. SMS'ler kesildiÄŸinde
Facebook, İnternet yasaklanınca Twitter, gazeteciler tutuklandığında YouTube üzerinden dünyaya haykırıyorlar. İsyan ettikleri sadece seçimdeki hile deÄŸil, kendilerine kök söktüren, sopalarla, zindanlarla, kısıtlamalarla hayatlarını 30 yıldır zehir eden rejim!
Cin ÅŸiÅŸeden çıktı artık, rejim baÅŸkaldırıyı bastırıp Ahmedinecad'ı taçlandırsa bile İran'da rejim karşıtı süreç için düÄŸmeye basılmıştır. Unutmayın ki, dünyada Siyasal İslam'ın yükseliÅŸi, 1979 İran İslam Devrimi'yle baÅŸladı. O zaman sokaklara dökülenler, ÅŸimdiki kalabalıklardan çok daha azdı. 8 gündür süren eylemler ise, muhtemelen global anlamda Siyasal İslam'da düÅŸüÅŸ trendinin baÅŸlangıcı. Münferit bir olay deÄŸil. İslamcı partilerin art arda Lübnan, Cezayir, Irak, Kuveyt ve Ürdün'de sandıkta aldıkları yenilgilerin devamı.
Yine de İran, Türkiye'de gündem yaratmıyor, varsa yoksa iç kavgalarla kendini bitip tüketen 'yalnız ve güzel' ülkenin ilgisini çekmiyor.
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.