Oray EÄŸin oray.egin@aksam.com.tr

kategori2

Cemaat'in Beşiktaş'tan intikam planı

Yaz döneminin en çok ses getiren transfer haberi Mehmet Topuz'du kuÅŸkusuz. Kendisinden epey konuÅŸturan futbolcunun BeÅŸiktaÅŸ'a mı yoksa Fenerbahçe'ye mi gideceÄŸi epey tartışıldı, sonunda da Fenerbahçe'ye geceyarısı operasyonuyla imza attı. İşin içine siyasetçilerin bile girdiÄŸi biliniyor.
Mehmet Topuz daha evvel BeÅŸiktaÅŸ formasıyla poz vermiÅŸti, bu takıma gideceÄŸine kesin olarak bakılıyordu. Son anda Fenerbahçe'ye dönüÅŸü sıradan bir transfer haberi olarak geçiÅŸtirilemez gibi geliyor.
Deniyor ki daha evvel Rıdvan Dilmen de Galatasaray formasıyla poz vermiÅŸ, sonra Fenerbahçe'de oynamıştı. Benzer bir durum futbolculuk yıllarında Fatih Terim için de geçerli. (ensonhaber.com bu geçmiÅŸ transfer haberlerini gayet güzel duyurdu.)
Ancak o yıllarda bu yıllar arasında ciddi bir fark var futbolda. 80'li yıllarda birkaç futbolcu üzerinden yeÅŸil sahalara sızan Cemaat giderek etkisini artırdı ve bilindiÄŸi gibi büyük bir belirleyici oldu futbolumuz üzerinde.
Fenerbahçe'ye tranfer olduÄŸunda Emre BelözoÄŸlu için de bir komplo teorisi ortada uçuÅŸuyordu: Deniyordu ki 'Fethullah Gülen, Hakan Åžükür'ü silen Galatasaray'ı cezalandırmak için Emre'yi baÅŸka kulübe yolladı.' Fenerbahçe'nin bugüne kadar Cemaat'çi futbolculardan özenle uzak durduÄŸu bir gerçek. Emre BelözoÄŸlu, yani Cemaat'in kırmızı yanaklı prensi, ilk oldu.
Åžimdi yine deniyor ki 'Cemaat, BeÅŸiktaÅŸ'ı cezalandırmak için Mehmet Topuz transferini engelledi.' Cemaat, ErtuÄŸrul SaÄŸlam'ın gönderilmesini bir türlü içine sindirememiÅŸti. Hatta, Fethullah Gülen'in prenslerinden Ekrem Dumanlı sırf bu yüzden kongre üyeliÄŸinden istifa etmiÅŸti.
BilindiÄŸi gibi Mustafa Denizli bu yıl BeÅŸiktaÅŸ'ta iki kupayı Cemaat'e ve futboldaki bütün kirli oyunlara raÄŸmen kazandı. Ama bakıyoruz spor kamuoyunda Mustafa Denizli çok geri planda. Sanki iki kupayı kazanmış bir hoca deÄŸil, adeta özenle gizleniyor. Fatih Terim aynı baÅŸarıya ulaÅŸsa böyle mi olurdu?
Spor sayfaları, televizyon programları Mustafa Denizli olarak inlemiyor, adeta hoca özenle gizleniyor.
DoÄŸrusu bütün bunlar Mehmet Topuz transferiyle birleÅŸince de 'Acaba mı' sorusu' için elveriÅŸli bir ortam doÄŸuyor.

Ajda Pekkan'ın imam nikahı
Ne Ajda Pekkan'ın 'Resim'i ne Demet Akalın'ın 'Toz pembe hayaller vardı, pembesi gitti, tozu kaldı' ÅŸarkısı... Sahil ÅŸeridinin gece kulüplerinde bu yıl tek ama tek bir ÅŸarkı insanları coÅŸturuyor.
1999 yılında Bodrum'da İzel'in 'Yok Yere'si çaldığında yer gök inliyordu, büyük ÅŸehirlere pek sirayet etmemiÅŸti bu dalga ama o yazın ÅŸarkısı buydu. DoÄŸrusu, o gün bugündür 'İkili Delilik'in remix'i de dahil olmak üzere hiçbir ÅŸarkının yaz aylarında o etkiyi yaptığını görmemiÅŸtim.
Bu tarif ettiÄŸim coÅŸku ÅŸöyle geliÅŸiyor: DJ aniden bu ÅŸarkıyı çalmaya baÅŸlıyor ve herkesin ama herkesin vücut dili deÄŸiÅŸiyor, zıplamaya hoplamaya, ÅŸarkıya eÅŸlik etmeye baÅŸlıyor...
Bu arada ne Serdar Ortaç'lar, Hande Yener'ler geldi geçti tabii ki...
Ama bu yazın ÅŸarkısı kesinlikle Halil Koçak'ın 'Nikah'ı. BaÅŸladığında nasıl yer yerinden oynuyor, inanamazsınız...
Fakat bu yazın şarkısı aynı zamanda 'gericiliğimizin ve tutuculuğumuzun da yazı' demek.
Bakın bu ÅŸarkının sözlerine: 'Yenilir mi yutulur mu / Bu devirde kim kime neye göre layık / Olmuyor reÅŸit kiÅŸi hangi yaÅŸta / Kendi başına karar verebiliyor.'
Åžarkı böyle baÅŸlıyor ama asıl nakarata bakın: 'İmamını da kıyarım hükümetini de / Sabrına baÅŸlarım sükunetine de / Çalsın davulu zurnası bizim havadan / Oynar elbet birileri kız tarafından.'
Nargileci kültürü, gece kulüplerinde kına geceleri derken sonunda AKP Türkiye'sinde imam nikahı da bir yaz ÅŸarkısına 'leitmotif' oldu.
Gelelim iÅŸin en acıklı yanına: Bu ÅŸarkıda Ajda Pekkan düet yapıyor...
Türkiye'de Batıcılığın, modernitenin simgesi kalkmış imam nikahlı ÅŸarkıya eÅŸlik ediyor, kendi imajına hiç yakışmayan iÅŸlerine bir yenisini daha ekliyor. Ajda Pekkan, kendi kendine 'Ajda Pekkan'ı yok ediyor.
Hem hangi akla hizmet 'Hür doÄŸdum hür yaÅŸarım' diyen kadına 'Nikah' ÅŸarkısı söyletmek?

Yarısı doğru!
Dünkü Milliyet'in cafe ekinde gece kulübü iÅŸletmecisi Ender Sanal'la yapılmış bir röportaj vardı. Yeni bir cafe-bar açmış ünlü iÅŸletmeci, iki ortağı daha var. Kendi üzerine düÅŸen görevi anlatıyor:
'Ben de karşılama, insan iliÅŸkileri, çocuklar, çalışanlarım, yemek ve müzikle ilgileniyorum.'
DoÄŸrusu, bu kadar yıl gece gezen biri olarak bu arkadaşın çocuklar ve çalışanlarla ilgilendiÄŸini biliyorum ama diÄŸerlerine vakit ayırabildiÄŸini pek göremedim!
Åžaka bir yana, Sanal ve arkadaÅŸlarına yeni açtıkları cafe'de hayırlı iÅŸler diliyorum.

FlaÅŸ... FlaÅŸ...
Emre'nin mayosu deÄŸiÅŸti
Yaz tatilini ÇeÅŸme'de geçiren Emre BelözoÄŸlu, dün itibarıyla epey ses getiren lila rengi dar mayosundan vazgeçti. Fenerbahçeli futbolcu büyük ihtimalle 'mahalle baskısı'ndan olacak, yaz baÅŸladığından beri vazgeçmediÄŸi lila mayoyu dün kısa, yanları beyaz çizgili, açık mavi, gökyüzü renginde bir ÅŸortla aldatmaya baÅŸladı.

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3