Yeni gazete, yeni kararlar demek. AkÅŸam'da yazmaya baÅŸlayacağım gün, bir anda panikledim. SaÄŸ olsun memleketimizin garip durumları,
yeni bir yazarı okurken insanların ilk dikkat edeceÄŸi konu, ne yazdığımdan çok, iktidar partisini nasıl tanımlayacağım olacaktı.
Medyada sıkça kullanıldığı haliyle 'AKP' mi yoksa BaÅŸbakan ErdoÄŸan'ın sert uyarısından sonra artık iyice yaygınlaÅŸan haliyle 'AK Parti' mi?
Tabii bu basit mesele, bir gramer sorusunun çok daha ötesinde anlamlar taşıyor.
BaÅŸbakan'ın istediÄŸi gibi 'AK Parti' dersem, anında 'yandaÅŸ' ve 'yalaka medya' yaftası yiyeceÄŸim. Daha da kötüsü, BaÅŸbakan'ın 'edepsiz' uyarısından sonra 'hizaya gelmiÅŸ' bir gazeteci durumuna düÅŸeceÄŸim. O sert üsluba isyan duygusu var içimde. (Ama itiraf edeyim biraz da korku.)
DiÄŸer taraftan iktidar partisinden 'AKP' diye söz etsem, anında hükümet kadroları tarafından anti-demokrat, hatta darbeci, maazallah Ergenekoncu kategorisine konacağım, zaten de kalemim ara sıra fazla keskinleÅŸebildiÄŸi için, daha ilk günden kendimi 'Sen misin bize kafa tutan' tarzı bir sinir savaşının içinde bulacağım.
GeçmiÅŸ yazılarımı karıştırırken fark ediyorum ki ÅŸu zamana kadar bu kutuplaÅŸmadan tamamen 'Åžizofreni Stratejisi' sayesinde yırtmışım. ÖrneÄŸin yazının başında 'AK Parti' demiÅŸ, ilerleyen paragrafta 'AKP milletvekili' diye devam etmiÅŸim. Ama artık safları belirlemek gerekiyor, diyorlar. Eyvah! Ben aynı anda demokrat, liberal, Avrupalı, laik ve cumhuriyetçi olmak istiyorum. Nedir bunun kısaltması?
Belki kopya çekerim diye diÄŸer
AkÅŸam yazarlarının ne yaptığına bakıyorum. ÇoÄŸunluk 'AKP' diyor. YaÅŸasın, diye düÅŸünüyorum. Demek ki gazetenin bu sığ polemikten sıyrılmamı saÄŸlayacak genel bir yayın politikası var. Bir umutla İsmail'i arıyorum ama genel yayın yönetmeni 'Hayır, genel bir kural yok. Her yazar kendi karar veriyor' diyor. GeçmiÅŸte o da kah AKP kah AK Parti yazarmış ama ÅŸimdi çoÄŸunlukla AKP yazıyor.
Ne diÄŸer gazeteler ne de medya gruplarında mutlak bir uyum var. ÖrneÄŸin geçmiÅŸte AKP yazan Hürriyet genel yayın yönetmeni ErtuÄŸrul Özkök AK Parti, Milliyet'te Sedat Ergin AKP diyor.
En son çalıştığım Sabah gazetesinde, birkaç yıl önce bir karar alınmış, parti kendi isminin AK Parti olduÄŸu konusunda ısrarcı olduÄŸu için tüm haberlerde 'AK Parti' kullanmaya baÅŸlamıştık. Sanırım o zaman yazarlara da bu tercih bildirilmiÅŸti. Bu karardaki en önemli etken, ANAP'tı. Açılımı 'ANAVATAN' olan parti, kendine göre bunu 'ANAP' diye uyarlamış, yıllar yılı ismi öyle kalmıştı. O zaman iktidar partisinin de bu konudaki tercihine saygı göstermek yanlış sayılmazdı.
Gel gör ki mesele artık ayrı bir siyasi anlam yüklü. Belki, diyorum yabancı medyadan medet bulurum. Türkiye'yle ilgili çıkan İngilizce haberlerde Associated Press, CNN ve New York Times 'AKP' diyor. Ancak ilginç bir biçimde Reuters 'AK Party' yazıyor. Reuters temsilcilerinden 3-4 yıldır bunu kullandıklarını öÄŸreniyorum.
İnternette haber hakimiyeti Google News'ta. Google News'ta Türkiye'yle ilgili İngilizce haber aradığınızda karşınıza ilk çıkanlar hep Zaman'ın İngilizce versiyonu Today's Zaman'dan oluyor. Aslında bu gazetenin birkaç binlik, epey düÅŸük bir tirajı var. Ama İnternet sitesini yapanlar Google'ın karmaşık algoritmisından iyi anlıyor olmalı ki Türkiye'yle ilgili İngilizce haberlerde tamamen hakimiyet Zaman ve Samanyolu'nda. ÖrneÄŸin Ergenekon yazın, çoÄŸunlukla Today's Zaman haberleri çıkar karşınıza. Onlar da 'AK Party' diyorlar.
Tüm bunları alt alta koyunca iÅŸin içinden hiç çıkamıyorum. Sizce ne yapmalı da bu saçma polemiÄŸi teÄŸet geçerek yazılarımı huzur içinde yazmalıyım?
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.