AKŞAM GAZETESİ | Aslı Aydıntaşbaş | 2009-06-23
Yeni gazete, yeni kararlar demek. Akşam'da yazmaya başlayacağım gün, bir anda panikledim. Sağ olsun memleketimizin garip durumları,
yeni bir yazarı okurken insanların ilk dikkat edeceği konu, ne yazdığımdan çok, iktidar partisini nasıl tanımlayacağım olacaktı.
Medyada sıkça kullanıldığı haliyle 'AKP' mi yoksa Başbakan Erdoğan'ın sert uyarısından sonra artık iyice yaygınlaşan haliyle 'AK Parti' mi?
Tabii bu basit mesele, bir gramer sorusunun çok daha ötesinde anlamlar taşıyor.
Başbakan'ın istediği gibi 'AK Parti' dersem, anında 'yandaş' ve 'yalaka medya' yaftası yiyeceğim. Daha da kötüsü, Başbakan'ın 'edepsiz' uyarısından sonra 'hizaya gelmiş' bir gazeteci durumuna düşeceğim. O sert üsluba isyan duygusu var içimde. (Ama itiraf edeyim biraz da korku.)
Diğer taraftan iktidar partisinden 'AKP' diye söz etsem, anında hükümet kadroları tarafından anti-demokrat, hatta darbeci, maazallah Ergenekoncu kategorisine konacağım, zaten de kalemim ara sıra fazla keskinleşebildiği için, daha ilk günden kendimi 'Sen misin bize kafa tutan' tarzı bir sinir savaşının içinde bulacağım.
Geçmiş yazılarımı karıştırırken fark ediyorum ki şu zamana kadar bu kutuplaşmadan tamamen 'Şizofreni Stratejisi' sayesinde yırtmışım. Örneğin yazının başında 'AK Parti' demiş, ilerleyen paragrafta 'AKP milletvekili' diye devam etmişim. Ama artık safları belirlemek gerekiyor, diyorlar. Eyvah! Ben aynı anda demokrat, liberal, Avrupalı, laik ve cumhuriyetçi olmak istiyorum. Nedir bunun kısaltması?
Belki kopya çekerim diye diğer
Akşam yazarlarının ne yaptığına bakıyorum. Çoğunluk 'AKP' diyor. Yaşasın, diye düşünüyorum. Demek ki gazetenin bu sığ polemikten sıyrılmamı sağlayacak genel bir yayın politikası var. Bir umutla İsmail'i arıyorum ama genel yayın yönetmeni 'Hayır, genel bir kural yok. Her yazar kendi karar veriyor' diyor. Geçmişte o da kah AKP kah AK Parti yazarmış ama şimdi çoğunlukla AKP yazıyor.
Ne diğer gazeteler ne de medya gruplarında mutlak bir uyum var. Örneğin geçmişte AKP yazan Hürriyet genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök AK Parti, Milliyet'te Sedat Ergin AKP diyor.
En son çalıştığım Sabah gazetesinde, birkaç yıl önce bir karar alınmış, parti kendi isminin AK Parti olduğu konusunda ısrarcı olduğu için tüm haberlerde 'AK Parti' kullanmaya başlamıştık. Sanırım o zaman yazarlara da bu tercih bildirilmişti. Bu karardaki en önemli etken, ANAP'tı. Açılımı 'ANAVATAN' olan parti, kendine göre bunu 'ANAP' diye uyarlamış, yıllar yılı ismi öyle kalmıştı. O zaman iktidar partisinin de bu konudaki tercihine saygı göstermek yanlış sayılmazdı.
Gel gör ki mesele artık ayrı bir siyasi anlam yüklü. Belki, diyorum yabancı medyadan medet bulurum. Türkiye'yle ilgili çıkan İngilizce haberlerde Associated Press, CNN ve New York Times 'AKP' diyor. Ancak ilginç bir biçimde Reuters 'AK Party' yazıyor. Reuters temsilcilerinden 3-4 yıldır bunu kullandıklarını öğreniyorum.
İnternette haber hakimiyeti Google News'ta. Google News'ta Türkiye'yle ilgili İngilizce haber aradığınızda karşınıza ilk çıkanlar hep Zaman'ın İngilizce versiyonu Today's Zaman'dan oluyor. Aslında bu gazetenin birkaç binlik, epey düşük bir tirajı var. Ama İnternet sitesini yapanlar Google'ın karmaşık algoritmisından iyi anlıyor olmalı ki Türkiye'yle ilgili İngilizce haberlerde tamamen hakimiyet Zaman ve Samanyolu'nda. Örneğin Ergenekon yazın, çoğunlukla Today's Zaman haberleri çıkar karşınıza. Onlar da 'AK Party' diyorlar.
Tüm bunları alt alta koyunca işin içinden hiç çıkamıyorum. Sizce ne yapmalı da bu saçma polemiği teğet geçerek yazılarımı huzur içinde yazmalıyım?