AKŞAM GAZETESİ | SIYASET | 28 HAZİRAN 2009, PAZAR
Başbakan Erdoğan, Orgeneral Başbuğ'un açıklamalarından sonra partisinin İstanbul il kongresinde CHP'ye yüklendi: 'Demokratik rejime karşı girişimler nasıl çağdışıysa, darbe söylentileri yayarak siyaseti tesir altına almak da o kadar çağdışıdır. Kimse askerin arkasına saklanıp siyaset yapmasın'
Süleyman ARIOĞLU/İSTANBUL
GENELKURMAY Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'dan sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı AKP İstanbul İl Başkanlığı'nın 3. Olağan Kongresi'nde konuştu. İrtica belgesi ile ilgili konuşan ve CHP'ye yüklenen Erdoğan, Başbuğ gibi 'Kurumlar arası çekişmenin ülkeye zarar vereceğini' söyledi.
GÜVEN TAM
'İrtica ile Mücadele Eylem Planı' isimli belgeyle ilgili ise Erdoğan, 'Konunun aydınlanması için yargıya suç duyurusunda bulunduk. Hiç kimse bu olayı ve işleyen süreci istismar ederek kurumlarımızı birbirine düşürerek, yıpratma, fitne çıkarma gayretine girmemelidir. Kurumlarımızın birbirine güveni tamdır. Tüm kurumlarımız hukuka, anayasal sisteme bağlıdır. Kurumlar arasında güven bunalımı çıkarmaya dönük gayretler sadece taraflara değil, tüm Türkiye'ye zarar verir' diye konuştu. Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:
'Askeri savcılık söyleyeceğini söylemiştir. Konu sivil yargıda. Bağımsız yargı bu konuda gereken araştırmayı yapacak ve inanıyorum ki, aydınlığa kavuşturacaktır. Kimse askerin arkasına saklanarak siyaset yapmasın. Kimse güzide kurumlarımızı yıpratarak netice alabileceğini düşünmesin. Demokratik rejime karşı girişimler nasıl çağdışıysa, darbe söylentileri yayarak siyaseti tesir altına almak da o kadar çağdışıdır.'
SINIFTA KALIRSINIZ
Erdoğan, 'Hiç kimse Türkiye'de bir gerilim varmış gibi suyu bulandırmaya dönük bir girişim içerisine girmesin' deyip CHP'ye yüklendi:
'Biz ana muhalefet partisinin Ergenekon terör örgütünün avukatlığını yaptığını biliyoruz. Avukatlığını yaptıkları karanlık odakları bu olayla ilişkilendirip, buradan hem çetelere hem de mafyaya pay devşirmenin gayreti içinde olduklarını biliyoruz. Biz şunun bunun değil, bu aziz milletin avukatıyız. Açık söylüyorum, milletimizin yüzüne bakamazsınız. Bu tavırla demokrasi dersinden kalmaya devam eder, bir üst sınıfa asla geçemezsiniz.'
DAVETİYE KRİZİ
- İlk kez iki adayın yarıştığı İstanbul İl Kongresi'nde Külünk ve Babuşçu taraftarları arasında gergin anlar yaşandı.
- Erdoğan, salona Aziz Babuşçu ile birlikte girdi.
- Külünk taraftarlarının bir kısmı davetiyelerinde il ve ilçe başkanlığı mührü olmadığı gerekçesiyle salona alınmadı.
- Külünk salonda delegeler arasında otururken, Babuşçu protokolde Erdoğan'ın bulunduğu sırada oturdu.
- Külünk bir grup taraftarıyla delegelerin giriş yaptığı kapıda korumaların engellemesine rağmen zorla içeri girdi.
- Erdoğan salona girip oturduktan sonra Külünk yanına giderek tokalaştı.
- Babuşçu konuştuğu sırada salondaki Külünk taraftarları sık sık ıslık ve yuhalamalarla Babuşçu'nun konuşmasını kesti.
- Kongreye katılan AKP'li yöneticilerin salona takdimi sırasında Teşkilatlanmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Haluk İpek, İBB Başkanı Kadir Topbaş ve İstanbul Milletvekili Mehmet Müezzinoğlu, Metin Külünk'ün taraftarlarınca yuhalandı.
- Protokol sıralarında çok sayıda bakan ve milletvekilinin katıldığı kongreye Başbakan Erdoğan'ın oğlu Bilal ve kızı Sümeyye Erdoğan da katılırken Emine Erdoğan'ın olmaması dikkat çekti.
- Erdoğan'ın konuşması sağır ve dilsizler için de bir görevli tarafından çevrildi.
- Kongreye CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin de çiçek gönderdi.
Taban 157, Merkez 463
AKP'nin ilk kez iki adayla girdiği kongrede Aziz Babuşçu, ezici bir çoğunlukla yeniden İl Başkanlığı'na seçildi. Abdi İpekçi Spor Salonu'nda yapılan kongrede tabanın desteklediği Başbakan'ın hemşehrisi Metin Külünk 157 oy alırken, Genel Merkez ve ilçe başkanlarının desteklediği Babuşçu 463 oy aldı. AKP'de, 'tek aday, tek liste' dönemi daha önceki Osmaniye ve Aksaray il kongrelerinde sona ermiş, her iki ilde bakanların devreye girmesiyle genel merkezin tercihi etkili olmuştu. Daha önce İstanbul İl Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Külünk de 2006'daki kongrede Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Çekil' talimatıyla adaylıktan vazgeçmişti.