AKŞAM GAZETESİ | SIYASET | 28 HAZİRAN 2009, PAZAR

Hani darbecileri yargılamak istiyordunuz?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, darbe girişimleriyle ilgili soruşturmaların sivil yargıya devredilmesi konusundaki düzenlemelere ilişkin eleştirilere cevap verdi. Erdoğan, düzenlemenin Çiçek'in ifadeleriyle ilgisi olmadığını belirtti. 

KOCAELİ - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'yi çok daha yüksek hedeflere ulaştırmanın arzusu, gayreti içinde olduklarını belirterek, ''Biz diğerlerinin yaptığı gibi gerilim siyaseti ile kavga siyaseti ile karalama siyaseti ile ülkenin vaktini heba edemeyiz'' dedi.
Erdoğan, partisinin Atatürk Kapalı Spor Salonu'nda yapılan Kocaeli 3. Olağan İl Kongresi'ne katıldı.
Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, bugün Kocaeli'nin düşman işgalinden kurtuluşunun 88. yıl dönümünün kutlandığını hatırlatarak, bu toprakların istiklali için canlarını feda eden şehitleri, gazileri, bu ülkenin vatan sayılması için canını feda eden ecdadı hayırla yad ettiğini söyledi.
''Biz bu vatanı onlardan emanet aldık. Tıpkı onlar gibi kanımız, canımız pahasına bu vatanı korumaya onların arzuladığı güçlü Türkiye'yi inşa etmeye devam edeceğiz'' diyen Erdoğan, bu emaneti, bu kutsal bayrağı asla yere düşürmeyeceklerini dile getirdi.
88 yıl önce bugün Kocaeli'nin o günkü adıyla İzmit'in adeta kükrediğini, yokluğa ve yoksulluğa rağmen Kocaeli'nin tek yürek olarak düşmanın üzerine yürüdüğünü belirten Erdoğan, İstiklal Savaşı'ndan zaferle çıkan Kocaeli'nin hiç vakit kaybetmeden istikbal mücadelesine başladığını ifade etti.
88 yılda küllerinin üzerinden yeni bir Kocaeli inşa edildiğini söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bugün büyümüş, gelişmiş, dünyanın sayılı kentleri arasında yerini almış, sanayileşmiş bir Kocaeli var. Üreten, istihdam oluşturan, ihraç yapan, Türkiye'ye kazandıran, milletimize kazandıran bir Kocaeli var. Altyapısıyla, şehir planlamasıyla, yeşil alanlarıyla uluslararası organizasyonlar için sağladığı imkanlarla Avrupa'nın, dünyanın en gelişmiş şehirleri arasında ön sıralarda yer alan bir Kocaeli var.''
Bugün Kocaeli'ne sadece partisinin kongresine katılmak için gelmediğini ifade eden Erdoğan, ''2004 yerel seçimlerinde yüzde 43 ile biz Kocaeli Belediyesini kazanmıştık. Bu seçimde yüzde 47,2 ile bu seçimi kazandık. Aynı zamanda sizlere bir teşekkür görevini yerine getirmek için buraya geldim'' diye konuştu.
Dün İstanbul'da da aynı heyecanı yaşadıklarını anlatan Erdoğan, ''İstanbul'a da her yerden saldırdılar. Olur olmaz iftiralarla seçim kampanyası yürüttüler. Bekledikleri neticeyi alamadılar. İstanbul'da da hüsrana uğradılar. Aynısını Kocaeli'nde de yapmak istediler. Fakat Kocaeli de onlar için hüsran oldu'' dedi.
''İstanbul ile gurur duyuyorum, ülkemle gurur duyuyorum, milletimle gurur duyuyorum. Çünkü bizi 780 bin kilometre karelik vatan topraklarında 4 seçimin 4'ünde de hiç yalnız koymadılar'' diyen Erdoğan, Kocaeli'yi bir dünya kenti haline getiren bu kadroyla gurur duyduğunu belirtti.
Kocaeli sevdasıyla hizmet ve eser üreten teşkilatıyla da gurur duyduğunu belirten Erdoğan, Kocaeli'nin kendisindeki yerinin apayrı olduğunu dile getirdi.
29 Mart yerel seçimlerinin startını Kocaeli'nden verdiklerini hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Sesimizi rahmet dolu bir günde Kocaeli'nden yükselttik. İlk olarak buradan 'Durmak yok, yola devam' dedik. 'Sen Türkiye'sin, büyük düşün' dedik. Türkiye'nin tamamı Kocaeli'nde yükselttiğimiz o sese kulak verdi. Aziz milletimiz yüzde 39 oy oranıyla bir kez daha AK Parti'nin yegane parti olduğunu tescil etti. Tüm Türkiye gibi Kocaeli kendisine yaraşanı yaptı. 2002, 2004 ve 2007'de gür bir seda ile 'AK Parti' diyen Kocaeli, 2009'da da gür bir seda ile 'AK Parti' dedi. Güveninize, katkınıza, hayır duanıza teşekkür ediyorum. Bu başarının gerçek sahibi olan tüm mensuplarımızı, il başkanlığımızı, ilçe ve belde teşkilatımızı, kadın ve gençlik kollarımızı tebrik ediyorum.''
29 Mart seçimlerinin geride bırakıldığını, şimdi yeni bir süreç olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Kocaeli bizden daha fazla hizmet bekliyor. 81 vilayetimizin tamamı, 71,5 milyon vatandaşımızın her biri bizden daha fazla hizmet bekliyor. Türkiye'ye 6,5 yılda çok büyük eserler kazandırdık. Türkiye'yi her alanda tarihi seviyelere taşıdık. Ancak her zaman söylediğim gibi bizler uzun ince bir yoldayız gidiyoruz gündüz gece... Gideceğiz gündüz gece...'' dedi.


MAYIN YASASI TARTIŞMASI
''Türkiye'yi çok daha yüksek hedeflere ulaştırmanın arzusu, gayreti içindeyiz'' diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Biz diğerlerinin yaptığı gibi gerilim siyaseti ile kavga siyaseti ile karalama siyaseti ile ülkenin vaktini heba edemeyiz. İşte yine Anayasa Mahkemesinin kapısına dayandılar. Hiç tartışmasız şekilde milletimizin menfaatine olan, milletimizin çıkarları en üst seviyelerde gözetilerek çıkartılan mayın yasasını mahkemeye taşıdılar. Amaçları üzüm yemek olsa yasada Türkiye'nin, milletin aleyhine olan hiçbir şey olmadığını görecekler. Ama bunların amacı üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek. Bunlar 6,5 yıldır siyaseti mahkeme kapılarından, mahkeme koridorlarından yapmanın gayreti içinde oldular. Yahu tamam, mahkemeye de gidin. Elbette bu da sizin yasal hakkınız olabilir ama Allah aşkına mahkeme kapılarını aşındırdığınız gibi bir de Anadolu yollarını aşındırın. Bir de Trakya'nın yollarını aşındırın. Van'a gidin, Hakkari'ye gidin, Muş'a gidin, Bitlis'e gidin, Sivas'a gidin, Konya'ya gidin, Kayseri'ye gidin, Samsun'a gidin. Şu Kocaeli'ye gelin. Gelin de ülkenin nasıl bir mesafe katettiğini görün.''


"İSTİSMAR ETMEYİN..."
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, asker kişilerin, barış zamanında Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 250. maddesi uyarınca kurulan ağır ceza mahkemelerinin yargı yetkisine giren bir suçu işlemeleri halinde bu mahkemeler tarafından yargılanmasına öngören düzenlemeye yönelik eleştirileri değerlendirirken, ''Söyledikleri laf şu; 'Bizi kandırdılar'. Gözleri var görmez, kulakları var duymaz, dilleri var 24 saat geriden konuşur. Durumları bu'' dedi.
Konuşmasında zaman zaman sert çıkışlar yapan Erdoğan, şunları kaydetti:
''Geçen hafta bir kanun çıktı Mecliste... Grup Başkanvekili çıkmış basın toplantısında diyor ki 'AK Parti'nin adetidir, yine bizi aldattı'. Aklın neredeydi, ne iş yapıyorsun sen? Seninle konuşuldu, görüşüldü. 'Kabul edenler' deyince bütün parti grupları el kaldırdı. 'Kabul etmeyenler' deyince kimsenin eli kalkmadı. Sen neredeydin? Orada değil miydin? Bunlar nasıl politika yapıyor, nasıl siyaset yapıyor anlamak mümkün değil... Söyledikleri laf şu; 'Bizi kandırdılar'. Gözleri var görmez, kulakları var duymaz, dilleri var 24 saat geriden konuşur. Durumları bu.
Bir taraftan diyorlar ki darbe ve darbecilere karşı hep beraber... Darbelere ve darbecilere karşı bu. Varsa hepsi yargılansın isteniyor. AK Parti çetelerle, hukuk dışı örgütlenmelerle mücadele ediyor. AK Parti hem sınırlarımızdaki, hem zihinlerdeki mayınları temizlemenin mücadelesini veriyor. AK Parti okul yapıyor, hastane yapıyor, yol yapıyor, konut yapıyor. Bunları engellemenin gayreti içerisindeler. AK Parti Türkiye'nin itibarını büyütüyor. Bunlar Türkiye'nin paçasından tutup aşağıya doğru çekiştiriyorlar.''


''MALUM BELGE'' KONUSU
''Bakın son 2 hafta içerisinde sergiledikleri tablo, açıkça söylüyorum, demokrasiyi muhafaza etme noktasında tutarlı tavır sergilediklerini zannettiğimiz için doğrusu duygulandık. Ancak şu görüldü, teyemmüm bozuldu. İki hafta demokrat olabildiler. İki hafta demokrasiyi savunabildiler'' diyen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:
''Malum belge konusunda henüz soruşturmalar tamamlanmadan, henüz failler ortaya çıkmadan bunlar kararını verdiler. Hiç ilgisi olmadığı halde, hatta hedefi olduğu halde AK Parti'yi mahkum etmeye başladılar. Malum belge üzerinden istismara başladılar. Kurumlar arası tartışmadan medet umdular. Kurumları birbirine düşman ilan ederek, buradan çıkar sağlayacaklarına inandılar. Boşuna uğraşıyorlar, beyhude çaba sarf ediyorlar. Çünkü demokrasi noktasında Türkiye standartlarını yükseltti. Türkiye muasır medeniyetler seviyesine ulaşma noktasında önemli mesafeler aldı. Türkiye'nin hassas dengelerini istismar ederek, kurumlar arası çatışmalardan medet umarak siyaset üretme tarzı Türkiye'de tedavülden kalkmıştır. Bugün artık kurumlarımız demokrasiye sahip çıkıyor.''