AKŞAM | PAZAR | 28 HAZİRAN 2009, PAZAR
Yedi yıldır farklı projelerde izlediÄŸimiz Ekin Türkmen, en son 'Küçük Kadınlar' dizisiyle ekranlardaydı. Her ÅŸeyin en iyisini yapmayı isteyen ve kendisini çok eleÅŸtiren oyuncu, oyunculuk yüksek lisansı için Amerika'ya gidiyor. Yeni sezonda dizide yer almayacak. Hep ertelediÄŸi eÄŸitimine zaman ayıracak.

18 yaşındayken katıldığı Best Model of Turkey yarışmasında Osman Sınav'ın dikkatini çeken ve 'Ekmek Teknesi'nde ilk oyunculuk sınavından geçen Ekin Türkmen, aslen İzmirli; yedi yıldır İstanbul'da yaşıyor, Haliç Üniversitesi Konservatuarı'ndan mezun. Bugüne kadar 'Acı Hayat', 'Kısmetim Otel', 'MenekÅŸe ve Halil' ve 'Küçük Kadınlar' dizilerinde yer alan oyuncu, 'KeloÄŸlan Kara Prense Karşı' ve 'Son Ders' adlı sinema filmlerinde de oynadı. 'Dalga' adlı tiyatro oyunuyla Afife Jale Genç Yetenekler ödülünü kucakladı. OyunculuÄŸun çok zor bir meslek olduÄŸuna inanan Türken, kendine farklı deneyimler getireceÄŸine inandığı Los Angeles'taki UCLA Üniversitesi'nde yüksek lisans eÄŸitimini tamamlamaya gitti. Gitmeden buluÅŸtuÄŸumuz Türkmen ile kurduÄŸu ÅŸirketi, yeni projesini ve oyunculuÄŸu konuÅŸtuk.
Aileniz oyuncu olmanızı destekledi mi?
Klasik bir Türk ailesiyiz. Aslında sanat ile ilgili konularda aileler pek desteklemez. Çünkü sanatın içinde olup Türkiye'de yaÅŸamak zordur. Bana 'Oyunculuk yap ama bir mesleÄŸin olsun' dediler. Uyarılarını yaptılar ama destek de oldular. Bu iÅŸler baÅŸladığında 18 yaşındaydım. İyi ki bu kararı vermiÅŸim. Mutluyum.
'KÜÇÜK KADINLAR'A ABLALIK YAPTIM
Best Model of Turkey yarışması, dizi, okul derken kendinizi bir anda sanat camiasının içerisinde buldunuz. Neler hissettiniz İstanbul'a ilk geldiÄŸinizde?
İzmir medeni ve sakin bir ÅŸehir. İstanbul'un temposu o kadar yüksek ki alışmak zordu. Yazın İzmir'de bir siesta durumu var; burada ise sürekli koÅŸturma. Çünkü rekabet fazla. 'Ekmek Teknesi', Türkiye'deki en iyi dizilerden biriydi. Osman Sınav ile her zaman çalışmak isterim. Çalıştığım en iyi iÅŸti. Bir daha öyle bir iÅŸin denk gelmemesi, deneyimsiz oyuncu kadrosuyla çalışmak zor. O dönem tecrübesizdim, okula yeni girmiÅŸtim ve ilk iÅŸimdi. Åžimdi de kendimi iyi hissediyorum. O zamana kıyasla daha öÄŸrenmiÅŸ, daha donanımlıyım ama bunu gösterebilecek ortam bulamıyorum. 'Küçük Kadınlar' da iyi bir iÅŸti ama karşımdaki oyuncuların hemen hepsinin ilk iÅŸiydi. 'Ekmek Teknesi'nde bana yaptıkları gibi bende onlara ablalık yaptım. Ama bu bana haz vermiyor. Oyuncu beslenmek ister. O yetmiyorsa tiyatro yapmak ister. Ben de bu nedenle 'Ekmek Teknesi'ni özlüyorum. KeÅŸke öyle iÅŸler gelse...
Gerçek anlamda oyuncu olmaya hangi an karar verdiniz?
Bir gün okulda öyle bir ders yaptık ki iÅŸte o zaman oyunculuÄŸun nasıl zor bir iÅŸ olduÄŸunu anladım. Oyunculuk, kamera karşısında ya da sahnede rahat olmak demek deÄŸil, ruh çağırmak gibi. Bir karakter oynarken bir ruh çağırıyorsun ve ona bürünüyorsun. Kendinde inanılmaz deÄŸiÅŸiklikler görüyorsun. O derste yaptığımız çok ciddi bir çalışmaydı. Kendimi rolün içinde bambaÅŸka bir yerde buldum ve depresyona girdim. Tam o sırada Zeki Demirkubuz'dan bir film teklifi geldi. Ama depresyon dönemime denk geldi ve yapamayacağımı düÅŸünüp kabul etmedim. İçimde uhdedir. O günden beri de iÅŸimi çok ciddiye alıyorum. Dizi benim için iyi para kazandığım bir mecra diye düÅŸünenlerden deÄŸilim. Zor ÅŸartlarda çalışıyoruz, istediÄŸim performansı gösteremiyorum. İyi eleÅŸtiriler alıyorum ama kendimi beÄŸenmiyorum. Çünkü neyi ne kadar yapabileceÄŸimi biliyorum. En iyisini yapmak adına gergin olurum sette, çalışma arkadaÅŸlarım bilirler. Ama ömrümün sonuna kadar bu iÅŸi yapacağım.
Daha çok hangi roller geliyor?
Bana gelen rollerin hepsi çok farklıydı. Komedi oyunculuÄŸuna daha yakın bulmuÅŸumdur kendimi. Her karakterde farklı bir yönümü göstermeyi seviyorum. Artık dizi oyunculuÄŸunu çok ince düÅŸünüp kabul edebilirim. Çok set gördüm, farklı yönetmenlerle çalıştım. BeklediÄŸim bazı ÅŸeyler var artık. Oyuncuyla iliÅŸkisi çok iyi bir yönetmenle çalışmak istiyorum. Bazı yönetmenler duyarsınız, oyuncuyu oynatır. Zeki Demirkubuz ve ÇaÄŸan Irmak için bu tip ÅŸeyler söylenir. Gerçek oyuncularla çalışmak istiyorum. Bunu bir kibir olarak algılamayın, haklı bir sebep olarak görün. Tıpkı önünüzde bir tenis maçı var, kendinizi donanımlı hissediyorsunuz. İyi bir performans gösterebilmeniz için karşınızdaki oyuncuya ihtiyacınızın olması gibi...
HOLLYWOOD HAYALLERİM YOK
EÄŸitim için Amerika'ya gidiyorsunuz, orada oyunculuk yapmak ister misiniz?
Hollywood hayallerim yok, Türk sineması aşığıyım. Burada bir ÅŸeyler yapmak keyifli. Türk filmlerinin repliklerini ezbere bilirim. Amerikan sinemasını çok sevmem. Fransız sinemasını daha çok seviyorum. Teklif gelse belki hayır demem ama böyle bir hayalle gitmiyorum oraya.
Hırslı mısınızdır?
Hiçbir ÅŸeyi ortalama yapmayı sevmiyorum. Çok iyi olmalı. Hırslı deÄŸil ama çalışkanım. Bir filmde performansımla ilgili izleyicinin 'Ne kadar iyi oynadın' demesi benim için bir ÅŸey ifade etmiyor. Ama Atilla Dorsay'ın köÅŸesinde bundan bahsetmesi, otoritelerin beni deÄŸerlendirmesi önemli. Ben onları düÅŸünerek yapıyorum iÅŸlerimi.
Kütüphanemize sponsor arıyoruz
'Bİr yıl önce mimar arkadaşım NilÅŸah AÄŸaoÄŸlu ile ortak kurduk ÅŸirketi. Adı fol & yumurta. Åžirket bünyesinde fikirler üretiyoruz. Yaptığımız tasarımlar var. İlk projemizi oluÅŸturduk. Projenin ismi 'Teneffüste Sanat'. Bir kütüphane tasarladık. Çocukların eÄŸlenceli bir ortamda kitap okuyacakları bir kütüphane oldu. Edirne Tayakadın İlköÄŸretim Okulu'nda kuruldu. Orada hayvancılıkla geçinen bir köyün okulu burası ve çocuklar yardımlarla okuyor. Çocukların teneffüste koÅŸarak kütüphaneye gitmelerini istiyoruz. Fakat projeye ulaşım sponsoru bulamadık. Gönüllüler kitap göndermek istiyorlar ama kargo sponsoru bulamadığımız için açılışı eylül ayına kaldı. Kütüphanenin tasarımı bitti ve okula yerleÅŸtirildi. Kendi çabalarımızla aldığımız sanat kitapları da var. Ama yeterli deÄŸil. Umarım destek olmak isteyen sponsor bulabiliriz.'
EKİN TÜRKANTOS