AKŞAM | SIYASET | 28 HAZİRAN 2009, PAZAR
İSTANBUL - Ak Parti İstanbul İl BaÅŸkanlığı yarışını Aziz BabuÅŸçu karşısında kaybeben Metin Külünk, dünkü kongreyle ilgili olarak NTV’ye konuÅŸtu.
Külünk, “Parti içi demokrasinin, Ak Parti’nin kuruluÅŸ ruhuna uygun bir kongrenin olduÄŸunu söylemek için salonda eÅŸitliÄŸin, adaletin olması gerekiyordu. İlk defa bir siyasi partinin il kongresine insanlar davetiyeyle alınmak zorunda bırakıldı. Tabanın sesinin Abdi İpekçi’de yükselmesine engel olmak için bir takım adımlar atıldı” dedi.
Dünkü kongrede delegelerden kendisine oy verilmediÄŸine dair ispat istendiÄŸini ve genel merkezin tarafkir davrandığını belirten Külünk ÅŸunları söyledi:
Demokrasinin güzelliÄŸi, dün Abdi İpekçi spor salonunda gönül isterdi ki mükemmel bir ÅŸekilde tecelli etsin. Ak Parti’nin kuruluÅŸ deÄŸerlerine en yüksek hassasiyetin gösterildiÄŸi, tabana baskının olmadığı, delegelere baskının olmadığı, akredite edilmemiÅŸ bir il kongresi olmasını gönül temenni ederdi. Ancak dün üzülerek ifade ediyorum ki Ak Parti’nin, bu ülkede demokrasi ve hukukun çıtasını sürekli yükselten bir siyasal hareketin, delegelerin sandıktan çıktıktan sonra oyun Metin Külünk’ün listesine verilmediÄŸine dair ispatının istendiÄŸi ve bunun için Metin Külünk’ün listesinin mutlaka kendilerine teslim edilsin baskısının olduÄŸu, salonda tabanın sesinin kısılmak için özel güvenlik önlemlerinin alındığı, pankartların açılmaması için olaÄŸanüstü baskının yapıldığı, bu anlamda genel merkezin tüzükte belirtilmesine raÄŸmen tarafsız olması gerekirken ciddi anlamda tarafkirliÄŸin olduÄŸu, tabanın sesinin tavana duyurulmaması için özel çaba gösterildiÄŸi bir kongre kamuoyunun önünde tecelli etmiÅŸtir.
TABANIN SESİNİN YÜKSELMESİNE ENGEL OLDULAR
Parti içi demokrasinin Ak Partinin kuruluÅŸ ruhuna uygun bir kongre olduÄŸunu söylemek için salonda eÅŸitliÄŸin olması gerekiyordu. Salonda adaletin olması gerekiyordu. Dolayısıyla ÅŸunu çok net bir ÅŸekilde ifade ediyorum ki direk iletiÅŸimi esas alan bir siyasal anlayışla, Ak Parti’nin halktan kopmaması gerektiÄŸini hedef alan bir anlayışla biz o salonda vardık. İstanbul kongreleri ve tüm kongreler millete açık kongrelerdir. İstanbul’da afiÅŸler asıldı ama halkımız davetlidir denmedi. İlk defa bir siyasi partinin il kongresine insanlar davetiyeyle alınmak zorunda bırakıldı. Tabanın sesinin Abdi İpekçi’de yükselmesine engel olmak için bir takım adımlar atıldı.
2011 SEÇİMLERİNE BU YAPIYLA HAZIRLANMAK MÜMKÜN DEĞİL
Aday olurken amacımız ÅŸuydu: 29 Mart seçimlerinde 6 tane ilçeyi kaybetmiÅŸ bir il teÅŸkilatı var. 22 Temmuz seçimlerine göre oy oranı düÅŸmüÅŸ bir il teÅŸkilatı var. Üç tane alınabilecekken alınamamış üç ilçemiz var. İstanbul’da sürekli halktan kopan, tabandan kopan bir iradenin olduÄŸu yerde 2011 seçimleri gibi demokrasi ve hukuk mücadelesinde son derece stratejik olan bir seçime bu yapıyla hazırlanmanın mümkün olmadığı dolayısıyla Türkiye’deki demokrasi ve hukuk mücadelesine daha güçlü destek verebilmek amacıyla, güçlü bir il teÅŸkilatı olmak ve İstanbul’daki garip gurebanın, İstanbul’daki mahallelerin sandık baÅŸkanlarının sesi olarak İstanbul’da bir duruÅŸ ortaya koyduk. Bu duruÅŸumuzu kongre salonunda ifade ettik. Dağın arkasındaki ehlikeyi haber verdik.
SİYASETİ BİR KOLTUÄžA SIÄžACAK KADAR KÜÇÜK BİR ANLAYIÅžLA YAPMIYORUZ
Biz bugüne kadar milletimizin ol dediÄŸi yerde olduk. Milletimizin ol dediÄŸi yerde olmaya devam edeceÄŸiz. Dolayısıyla biz siyaseti bir koltuÄŸa sığacak kadar küçük bir anlayışla yapmıyoruz. Bizim siyaset yapma iddiamızın merkezinde tüm cihanı kucaklamak var. Türkiye’yi kucaklamak var. Siyaseti, bütün yaratılmış ne var ise hepsini kendimize emanet bilen bir anlayışla yaptığımız için Ak Parti’de bu çıtanın daha çok yükselmesine katkı saÄŸlayabilmek amacıyla bugüne kadar ne yaptıysak bu taban mücadelemize, parti içi adalet, parti içi hukuk, parti içi taban demeokrasisi, milletle direk iletiÅŸim demeye her zaman devam edeceÄŸiz. Bundan kimsenin endiÅŸesi olmasın.