AKŞAM 01 HAZİRAN 2009, PAZARTESİ
'Demir Lady' Thatcher'ın danışmanı Sullivan, Türkiye'nin büyük bir ülke olmasından dolayı AB'ye üyeliÄŸinin zor olacağını söyledi. Sullivan, engellerin aşılmaması durumunda B planı olarak 'ABD ve AB'nin de içinde olacağı Atlantik Ekonomik BirliÄŸi'ni önerdi.
NAGEHAN ALÇI
Türkiye'de gittikçe yaygınlaÅŸan bir kanı var. Diyorlar ki AB Türkiye'ye kötü niyetli yaklaşıyor, iÅŸi yokuÅŸa sürüyor. Bu yaklaşımda haklılık payı var mı?
AB tarafından aldatıldığını düÅŸünen Türklere karşı büyük bir sempati besliyorum. Onlar 'biz elimizden geleni yapıyoruz ama Brüksel burnunu her ÅŸeye sokmak istiyor' diyorlar içlerinden. Sonuçta AB içinde herkes bir konuda hemfikir: Türkiye'nin üyeliÄŸi çok zor olacak. O kadar büyük bir ülkesiniz ki üye olursanız AB Parlamentosu'nu siz hakimiyetiniz altına alırsınız. Bu nedenle AB sizi normalden daha sık eleyip dokuyor. Ben Türkiye önündeki engellerin aşılmasını umuyorum. Ama eÄŸer aşılamazsa Batı dünyasının Türkiye ile ilgili bir B planı olmak zorunda. DuyduÄŸum kadarıyla yok!
Bu B planı ne olabilir?
Benim bu konuda bir önerim var: ABD ile AB bir araya gelmeli ve bir Atlantik Ekonomik BirliÄŸi oluÅŸturmalı. Bu birlik AB'nin tüm avantajlarına sahip olmalı. Yalnızca hareket özgürlüÄŸüne kısıtlamalar getirilebilir. Bunun içinde Türkiye, Ukrayna, İsviçre, Norveç gibi AB'ye tam üye olmayan ülkeler olmalı. Hareket serbestliÄŸi Avrupa'yı korkutuyor. Onun yerine bu birlik üyeleri için 'göçmen önceliÄŸi' statüsü geliÅŸtirilebilir. DüÅŸünsenize böyle bir birlik dünya Gayri Safi Milli Hasıla'sının yüzde 60'ı demek! Sonuçta böyle bir B planı gerekiyor Türkiye için. Bu olmadığı için 'AB iÅŸi yokuÅŸa sürüyor' psikolojisine giren Türkleri çok iyi anlıyorum.
Atlantik Ekonomik BirliÄŸi adı altında tarif ettiÄŸiniz birlik sizin eski Çek CumhurbaÅŸkanı Vaclav Havel ve Thatcher ile birlikte öne sürdüÄŸünüz 'Atlantik GiriÅŸimi' ile baÄŸlantılı mı? Bu, AB'ye alternatif bir oluÅŸuma mı iÅŸaret ediyor?
Evet, alakalı. Biz o dönemde de kilit ülkelerin bir araya gelmesi gerektiÄŸini söylüyorduk. Åžimdi ise bunu daha belirginleÅŸtirelim, diyorum. AB'ye alternatif deÄŸil ÅŸemsiye diyelim. AB'yi de kapsayan, onun bir üst kümesi gibi. İçinde AB üyeleri de olacak. Bu birliÄŸin üyeleri zaman içinde AB'ye üye de olabilir. Birbirine ters deÄŸil yani.
Fransa Devlet BaÅŸkanı Sarkozy ve Alman Åžansölye Merkel 'İmtiyazlı ortaklık' diye bir kavramdan bahsediyorlar. BahsettiÄŸiniz birliÄŸe üyelik ile imtiyazlı ortaklık arasında ne fark var?
Çok fark var! İmtiyazlı ortaklık üyeliÄŸe alternatif olarak Türkiye'nin önüne getiriliyor. Benim bahsettiÄŸim ise bir üst ÅŸemsiye. Atlantik Ekonomik BirliÄŸi daha büyük bir pazar anlamına geliyor. İlk aÅŸamada insanların serbest dolaşımını deÄŸil ama pazarların ve düÅŸüncelerin serbest dolaşımını saÄŸlıyor ve Türkiye'yi prestijli bir konuma oturtuyor. Ben sizin Kuzey Afrika'daki ülkelerle aynı kefeye konmaktan duyduÄŸunuz rahatsızlığı anlıyorum. 'Türkiye AB'ye üye olacaksa Fas neden olmasın?' deniyor. Olur mu hiç öyle ÅŸey?
Sizce Atlantik Ekonomik BirliÄŸi üyeliÄŸi Türkiye'yi tatmin eder mi?
Onu zaman ve siz göstereceksiniz ama Avrupa'nın Orta Asya'da, OrtadoÄŸu'da Türkiye'nin asistanlığına ihtiyacı var.
AVRUPA'DAKİ TÜRKLER GERİYE GİDİYOR
Son dönemde Avrupa'da Türkler üzerinden yürüyen ırkçı politikalar yükseliyor. Neden? Bunlar AB umutlarını iyice azaltıyor Türkiye'de.
Sanırım bunun en önemli sebebi Avrupa'daki korku. Her Avrupa ülkesinde Müslüman göçmenler yaşıyor. Onlar arasında yapılan araÅŸtırmalarda bu topluluÄŸun yüzde 10-15'inin Usame bin Ladin'e sempati beslediÄŸi ortaya çıkıyor. Bu yüzden tüm Müslümanlar köktendinci gibi bir algı yayıldı. Bu göçmenler de Türklerle özdeÅŸleÅŸmiÅŸ durumda. İnsanlar 'Türkler daha Avrupalı olurlar sandık ama Türkiye Avrupalılaşırken, Avrupa'daki Türkler geriye gidiyorlar' gibi bir izlenime kapıldılar. İlginç bir süreç yaÅŸanıyor Avrupa'da. Sizin Türkiye'de uzun yılar yaÅŸadığınız sürece benzer. Laik otoriteler dinden ve dindarlardan endiÅŸe duymaya baÅŸladılar. Bu, Türkiye'deki laikler ve muhafazakarların arasındaki çekiÅŸmeye benziyor.
HIRİSTİYAN DEMOKRATLAR'IN TÜRK VERSİYONU AKP'DE
Türkiye'de bu çekiÅŸme giderek artıyor. Avrupa'daki çekiÅŸme ile Türkiye'deki çekiÅŸme birbirini tetikliyor olabilir mi?
Hayır, iki süreç birbirinden bağımsız ilerliyor. Avrupa'daki süreç Türkler üzerinden gidiyor gibi görünse de aslında Müslümanların tümünü kapsayan bir tartışma. Avrupa laik olduÄŸunu Müslümanlar üzerinden hatırlamaya çalışıyor. Türkiye'de ise AKP, demokratik normları güçlendirmek için uÄŸraşıyor. Demokratik çerçeveye baÄŸlı kalmak koÅŸulu ile Türkiye'deki yaÅŸamın İslam'ın karakterini yansıtmasını hedefliyor. Dinine daha fazla saygı istiyor kısacası. Tabii bu hassas bir denge. Sonuçta İslam'a daha fazla saygı isterken diÄŸer inançlara da aynı ÅŸekilde saygı gösteriyor olmalı. Åžimdilik bunu yapıyor. Ben AKP'yi Hıristiyan Demokratlar'ın Türk versiyonu olarak görüyorum. Ama Avrupa'dakilere kıyasla muhaliflerine karşı daha fazla sorumluluÄŸu olması gereken bir versiyon. GözlemlediÄŸim kadarıyla ErdoÄŸan çok akıllı bir lider. Bu nedenle tutkularıyla deÄŸil mantığıyla hareket ediyor. Umarım bunu bozmaz.
LİBERALLER LİBERAL DÜÅžÜNCEYE İHANET EDİYOR
Siz liberalizm üzerine yazan ve düÅŸünen bir isimsiniz. Türkiye'de ve dünyada son dönemde 'liberal faÅŸizm' diye bir kavram tartışılıyor. Siz bu kavramı doÄŸru buluyor musunuz?
Bu kavram ABD ve Batı Avrupa'da da tartışılıyor. Ben liberallerin liberal ruha her ÅŸeyden fazla önem vermeleri gerektiÄŸini düÅŸünüyorum. Ufuklarını geniÅŸ ve her türlü fikre açık tutmalılar. İstediÄŸini yapmak ve diÄŸerlerini n de istediklerini yapmalarını savunmak liberalizmin ana fikri. Ancak bazen liberaller etraflarına bakıp hoÅŸlarına gitmeyen ÅŸeyler görüyorlar. Buna katlanacakları yerde onları etiketlemeye giriÅŸiyorlar. Bunu yaptıkları anda liberal düÅŸünceye ihanet ediyorlar aslında.
TÜRKİYE'NİN TOLERANSLI MERKEZ SAÄžA İHTİYACI VAR
Margaret Thatcher'ın özel danışmanıydınız. Onun dönemi ile ÅŸimdiyi kıyaslasanız Türkiye-İngiltere iliÅŸkileri için ne dersiniz?
Thatcher Türkiye'yi çok severdi. Turgut Özal'a hayrandı. Özal'ın Türkiye'nin gelmiÅŸ geçmiÅŸ en iyi liderlerinden biri olduÄŸunu düÅŸünürdü. Onun erken ölümüne hala üzülür. Gerçek merkez sağın ANAP olduÄŸunu düÅŸünürdü. 'Türkiye'nin asıl ihtiyacı olan da bu' derdi. Toleranslı bir merkez saÄŸ.
Böyle bir merkez sağın bugünkü karşılığı AKP diyebilir miyiz?
Henüz diyemeyiz, çünkü öncelikle AKP bunu kanıtlamak zorunda. Özal kanıtlamıştı ama erkenden yaÅŸamını yitirdi. Parti de dağıldı gitti. Dağılmasa AKP için iyi bir model olurdu.
İNGİLTERE'NİN ESKİ BAŞKAN ADAYI
1942'de Liverpool'da doÄŸan John O'Sullivan 1970 genel seçimlerinde Muhafazakar Parti'den İngiltere BaÅŸbakan adayı oldu ancak kazanamadı. Margaret Thatcher'ın özel danışmanlığını yapmasının ardından 'İngiltere Krallığı Onur Listesi'ne girdi. Halen Washington Post, New York Times, American Spectator, Policy Review gibi yayınlarda makaleleri yayınlanıyor ve Radio Free Europe'un yayın yönetmenliÄŸinin yanı sıra ABD merkezli Hudson Enstitüsü'nde çalışmalar yürütüyor ve National Review adlı derginin de yönetmenliÄŸini yapıyor.