Bundan tam 90 yıl önce de bilim adamı, akademisyen, siyasetçi, asker; bir cezaevine doldurulmuÅŸtu. BekiraÄŸa BölüÄŸü dönemin tüm muhaliflerini ağırladı. Büyük ÅŸöhretini Mondros Mütarekesinden sonra baÅŸlatılan büyük tutuklama furyasıyla duyurdu. Son Osmanlı kabinesinin birçok bakanı, mebusu, gazeteciler, aydınlar ve bürokratlar BekiraÄŸa'ya atıldı
Ergenekon sanıklarına ev sahipliÄŸi yapan Silivri Cezaevi'nde yatan zanlıların meslek profillerine baktınız mı? Ben söyleyeyim: 3 rektör, 8 profesör, (biri transplantasyon konusunda dünya çapında ünlü bir hekim), bir sendika baÅŸkanı, iki siyasi parti genel baÅŸkanı, bir televizyon patronu, bir ulusal gazetenin Ankara temsilcisi, 14 gazeteci, akademisyen, onlarca yüksek rütbeli subay. (Åžu ana kadar 114 tutuklu sanık olduÄŸunu varsayıyoruz.) Ancak suçlama 'darbe ve hükümete karşı isyan amacıyla örgütlenmek' olunca tarihimizde buna benzer davalar olduÄŸunu hep hatırlıyoruz. Ve de bu davalarda ÅŸöhretli ve akademik unvan sahiplerinin hakim huzuruna çıktıklarını biliyoruz.
Klasik sol örgüt üyeliÄŸi ve eski yasal hükümle 141-142'den yargılanan solcularımızı bir yana koyarsak, böyle kitlesel davalar sadece cumhuriyet tarihimizde olmadı. Osmanlı'da da özelikle son döneminde büyük kitlesel davalar görüldü. Ve yargılamaların bir sonraki durağı olan cezaevleri de ünlü simaları ağırladı. Bunların en ünlüsü ise BekiraÄŸa BölüÄŸü idi. Hemen belirtelim. BekiraÄŸa BölüÄŸü'nün ÅŸöhretini kazandığı dönem 1918-1920 yıllarıdır. Ve o dönem hem İttihatçılara karşı yürütülen tutuklama furyasının hem de milli mücadelenin yeniden ÅŸekillendiÄŸi dönemdir.
'SİYASAL BİLGİLER' BÖLÜÄžÜ
Osmanlı döneminde Harbiye nezareti olarak inÅŸa edilmiÅŸti. Sonrasında tutukevi olarak kullanılmaya baÅŸlandı. İlk müdürü olan Bekir AÄŸa'nın adını aldı. Okuma yazma bilmediÄŸi söylenirdi. Ama binbaşıydı. Mahkumlara uyguladığı eziyet ve iÅŸkenceleriyle ünlüydü. Bu tutukevi giderek onun adıyla anılmaya baÅŸlandı. BekiraÄŸa BölüÄŸü dönemin tüm siyasi ve askeri muhaliflerini ağırlayan bir yer oldu. Ama asıl büyük ÅŸöhretini Mondros Mütarekesinden sonra baÅŸlatılan büyük tutuklama furyasıyla duyurdu. Son Osmanlı kabinesinin birçok bakanı, mebusu, gazeteciler, aydınlar ve bürokratlar BekiraÄŸa BölüÄŸü'ne atıldılar. BekiraÄŸa o denli politik simayı ağırladı ki dönemin Siyasal Bilgiler Fakültesi gibiydi! Ama sonraki yıllarda gerçekten Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne dönüÅŸtü. Cumhuriyet döneminde önce ÅŸehir morgu olarak kullanıldı, ardından Prof. Tarık Zafer Tunaya'nın öncülüÄŸünde 1979 yılında İstanbul Üniversitesi'ne baÄŸlı Siyasal Bilgiler Fakültesi olarak kullanılmaya baÅŸlandı. İstanbul Siyasal'ın ilk mezunları depolarda morg aletlerini gördüklerini anlatırlar. (Tabii bu arada haksızlık da yapmayalım. Dönem dönem BekiraÄŸa bölüÄŸü kadar olmasa da siyasi tutuklama furyalarına ev sahipliÄŸi yapan DavutpaÅŸa Kışlası, Selimiye Kışlası vb. mekanlar da oldu. Buralar da dönemin ÅŸöhretli isimlerini koÄŸuÅŸlarında topladı.)
CEZAEVİYDİ MORG OLDU, SONRA DA FAKÜLTE!
BekiraÄŸa o denli politik simayı ağırladı ki dönemin Siyasal Bilgiler Fakültesi gibiydi. Nitekim sonraki yıllarda gerçekten Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne dönüÅŸtü! Cumhuriyet döneminde ÅŸehir morgu olarak kullanıldı, ardından Prof. Tarık Zafer Tunaya'nın öncülüÄŸünde 1979 yılında İstanbul Üniversitesi'ne baÄŸlı Siyasal Bilgiler Fakültesi olarak kullanılmaya baÅŸlandı. İstanbul Siyasal'ın ilk mezunları depolarda morg aletlerini gördüklerini anlatırlar.
İttihatçılardan bakanlara İstiklal mahkemesi BaÅŸkanı'na ünlü BekiraÄŸa sakinleri
1918-1920 döneminde İttihat Terakki Cemiyeti mensubu olup da BekiraÄŸa BölüÄŸü'ne uÄŸramayan yoktur. Cemiyetin ünlü Troykası ve ileri gelenleri yurtdışına kaçtıktan sonra ülkede kalan her ittihatçı için vazgeçilmez durak BekiraÄŸa BölüÄŸü olmuÅŸtu. Kimler mi? Buyrun listeye...
l Åžükrü Kaya: Lozan konferansında danışmanlık yaptı. Cumhuriyet döneminde İçiÅŸleri bakanlığı yaptı. Fazla bilinmeyen özelliÄŸi çok baÅŸarılı çeviriler yapmasıdır. Robinson Crusoe'yu dilimize ilk defa o çevirdi. Daha onlarca Fransızca eseri dilimize kazandırdı. Cumhuriyet gazetesi yazarlığı yaptı.
l Dr.Tevfik RüÅŸtü Aras: BekiraÄŸa BölüÄŸü'nden sonra Cumhuriyet Türkiyesinde onlarca önemli görevde bulundu. Muhtelit Mübadele Komisyonu ve DışiÅŸleri Bakanlığı bunlardan yalnızca ikisidir.
l BoÄŸazlıyan Kaymakamı Kemal Bey: Ermeni kırımından sorumlu tutuldu. BekiraÄŸa'nın ilk ziyaretçilerindendi. Yozgat'ın BoÄŸazlıyan İlçesi'ndeki Ermenilerin tehciri sırasında olaylardan o sorumlu tutulmuÅŸtu. İdama mahkum oldu. Cenazesi yine ittihatçılar tarafından büyük bir törenle kaldırıldı. Ermeni meselesinin sembol isimlerinden biri olarak kabul edildi. (Tarihin garip cilvesi! Kemal Bey'in anma töreninin organizatörleri Kemal Kerinçsiz ve arkadaÅŸlarıydı. Onlar da ÅŸu anda Silivri'de yatıyorlar...)
l Kara Kemal: İttihat Terakki'nin belki de en örgütçü ismiydi. Özellikle esnaf örgütlenmesini arkasına almıştı. Erol Aksoy'un yönetiminde batan ünlü İktisat Bankası'nın kurucusudur. BekiraÄŸa BölüÄŸü'nün 1919'daki ilk ziyaretçilerindendi. Kara Vasıf'ın Mustafa Kemal'in Anadolu'ya gideceÄŸi haberine karşılık olur veren isim Kara Kemal'di. Malta dönüÅŸü muhalif cepheye katıldı. Karışıp karışmadığı belli olmayan 'Gazi'ye suikast' giriÅŸiminden dolayı kaçak duruma düÅŸtü. Yakalanacağını anladığı anda tavuk kümesinde kaçıp intihar etti.
l Dr. ReÅŸit Åžahingiray: BekiraÄŸa'dan kaçmayı baÅŸaran ünlü ittihatçı. O da BoÄŸazlıyan kaymakamı gibi Ermeni kırımından suçlandı. Diyarbakır ValiliÄŸi yapmıştı. Ziyaret gününde bir boÅŸluktan istifade ederek kaçmayı baÅŸardı. Kemal Bey'in idamı kendi sonunun da böyle olacağı korkusunu yaratmıştı. Ünlü tutukevinden kaçtı. Ama saklanacağı yer yoktu. O da yakalanacağını anladığı anda revolverini ateÅŸleyerek intihar etti. Çocukları daha sonra Åžahingiray soyadını aldılar. Çerkez asıllıydı.
l Halil PaÅŸa: İttihat Terakki'nin ünlü Kut-ül Amamre kahramanı paÅŸası. Enver PaÅŸa'nın kendinden iki yaÅŸ büyük amcası. O da BekiraÄŸa'dan kaçmayı baÅŸaranlardan biriydi. Aslında kaçırılan demek daha doÄŸru olur. Çünkü onun kaçışı Karakol cemiyeti tarafından organize edildi. Çıkışında iki yol vardı. Ya batı cephesinde düzenlenen kongrelere ya da doÄŸudaki kongrelere katılmak. O sınıf arkadaşı olan Mustafa Kemal'in Sivas'ına destek vermeyi tercih etti. Ankara'nın Moskova temsilcisi oldu.
BekiraÄŸa BölüÄŸünün bir de kısa ziyaretçileri de vardı. Malta'ya gitmeden önce birkaç günlüÄŸüne de olsa BekiraÄŸa BölüÄŸü'yle tanışan Kara Vasıf, Rauf Orbay ve Ziya Gökalp gibi.
Daha sonraki yıllarda Meclis baÅŸkanlığı yapacak Abdulhalik Renda'yı, İstiklal mahkemelerinin baÅŸkanı Kel Ali (Çetinkaya)'yı, gazeteci Ahmet Emin Yalman'ı da unutmadan ekleyelim.
BekiraÄŸa BölüÄŸü ÅŸimdilerde
İstanbul Üniversitesi öÄŸrencilerine siyasal bilgiler konusunda dersler veriyor. O binanın duvarları yüzlerce dersle dolu.