Ajda Pekkan konseri pek konuÅŸuldu. Aslında yazmayı düÅŸünmüyordum ama benim konser izlenimlerimle yazılanlar taban tabana zıt olduÄŸundan paylaÅŸayım istedim.
Ajda mayo elbisesiyle bir numaraydı. Hayatı boÅŸ vermiÅŸ, 'benim yaşım geçmiÅŸ' diye düÅŸünenlere, genç yaşına raÄŸmen kilolu olanlara 'Yarın spora baÅŸlıyorum, yemek iÅŸine son veriyorum' kararları aldırtacak kadar motive ediciydi. Bu iÅŸi yapıyorsanız 'Kaç yaşındasın, sana yakışmaz o elbise' yorumlarını üstünüze almamalısınız. Ev kadını deÄŸil, Ajda Pekkan bahsettiÄŸimiz kiÅŸi.
Ancak Ajda Pekkan'ın mayo elbisesiyle 'nasıl görünüyorum'u fazlaca düÅŸündüÄŸü her halinden belliydi. Zaten düÅŸük olan dans performansı, o elbiseyi de giyince sahnede sabit durma pozisyonuna geçmiÅŸti.
İkinci kostümünü giyip, mükemmel göründüÄŸünden emin olunca 'biraz' daha hareketlendi.
Her ÅŸey iyiydi hoÅŸtu da, sahneye 'güzellik' odaklı çıktığının dinleyiciye kadar geçmemesi gerekiyordu. Bir ara elbisesinin ucuna taktı kafayı.
Åžarkı söylerken gitti vokalistine düÄŸüm attırdı. Ama olmadı, beÄŸenemedi bir türlü, gözü sürekli elbisede. Sonunda ÅŸarkının ortasında sahneyi bıraktı elbiseyi düzelttirmeye gitti kulise.
Neyse...
Ajda Pekkan'ın en büyük eksiÄŸi dans edememesidir, bu hep böyleydi.
Kendi duraÄŸanlığını örtsün diye bir grup dansçıyla çıktı sahneye.
Aman Tanrım o ne kostüm, o ne ucuz peruk, o ne kötü koreografi, o ne uyumsuzluk...
Ajda'nın arkasında Yonca Evcimik ve arkadaÅŸları bile dans etse sonuç daha iyi olurdu emin olun.
Ajda kendine bakmaktan arkasındaki dansçılara bir kere bile bakamamış anlaşılan.
Elbiseleri, rüzgardan uçan saçlarıyla o kadar meÅŸguldu ki ara ara ÅŸarkıların sözlerini unutuyordu.
Gelelim izleyenlere...
Gazeteci dediÄŸin hayranlık mekanizmasına sahip olmamalıdır bana göre.
Ama o akÅŸam konseri izlemekte olan genç meslektaÅŸlarımı görmeliydiniz.
Sahnedeki Ajda'ya gözleri parlayarak, ağızlarından su akarak bakıyorlardı. Onunla konser sonrası en azından bir minik 'muhteÅŸemdiniz' muhabbeti yapabilmek için ölüyorlardı, yüzlerinden okunuyordu.
Sezen Aksu ve Ajda Pekkan arasında gidip gelen YaÅŸar Gaga ortama hakim 'Ben ev sahibiyim' dercesinde salınıyordu. Yıllardır görmediÄŸim, ne yaptığını bilmediÄŸim bir zamanların ünlüsü Erol Atar en ön sırada yerini almıştı. Hemen yanında Göksel Kortay ve Haldun Dormen oturuyordu. Dormen saç boyasını biraz uzun bekletmiÅŸ olacak, gri olması gereken renk mordu.
Ajda Pekkan gerçek bir gay ikonudur. Åžimdilerde Hande Yener için de aynısı söyleniyor ama gay camiasının kalbinde Ajda'nın yeri farklıdır. Haliyle ikonlarını yalnız bırakmak istemeyen gay hayranları konsere akın etmiÅŸti.
Semiramis Pekkan kontenjanından 'ön sıra ekibi' bu sefer arkalara atılmıştı.
AyÅŸe Brav 'en dansçı' dinleyiciydi. Sanırım Ajda Pekkan'dan kat kat fazla dans etti. Medya dünyasının baronesi Sevin Ergun konserin en olgun ve oturaklısıydı.
Bir ara arkamda oturan çiftin çekirdek çitleme sesiyle irkildim. Tüm konser o 'çit' sesine katlanmak zorunda kaldım. Lütfen konser alanında çekirdek satmayı ve yemeyi yasaklayın, bundan daha avam bir alışkanlık olamaz.
O gece Açık Hava'da 6.500 kiÅŸi varmış. MüthiÅŸ kalabalıktı zaten.
Ama ne giriÅŸte ne çıkışta sıkıntı yaÅŸamadık. Tüm geceyi en iyi ÅŸekilde yöneten organizasyon iÅŸini üstlenmiÅŸ Atlantis'i de tebrik etmek lazım.
Ünlü fotoÄŸrafçı hidayete mi erdi?
AKP iktidarıyla sosyal-medyasal dünyamızın 'medeni' ikonları bir bir hidayete ermeye baÅŸladı.
Birkaç örnek hatırlayalım hemen;
Defne Samyeli Kuran okumaya baÅŸladı, Biricik Suden umreye gitti, YaÅŸar Alptekin hacı oldu. Birçok 'isim' içkiyi bıraktığını açıkladı, dinle flört etmeye baÅŸladığı mesajları verdi.
Kimseyi eleştirecek halimiz yok, maksadım da o değil zaten.
Ancak bu deÄŸiÅŸimler, dönüÅŸümler bana hayli ilginç geliyor tabii.
Åžimdi bu hidayete erenler listesine yeni bir isim daha eklenmiÅŸ.
FotoÄŸrafçı Serkan Åžedele.
Åžedele gece hayatının müdavimlerinden, partilerin aranan yüzlerindendi. Bir süredir görmüyorum ama öyleydi iÅŸte.
Hayli seksi kadın fotoÄŸrafları, reklam çekimleri, yaÅŸadığı aÅŸklarla tanıdık onu. Bir ara evlenmiÅŸti, sonra ne oldu onu da bilmiyorum.
Neyse lafı uzatmayayım.
Åžedele'nin stüdyosuna gidenler anlattı. Bir cuma fotoÄŸraf çekimi esnasında Åžedele ortadan kaybolmuÅŸ. Bir süre sonra geri döndüÄŸünde 'Neredeydin?' sorusuna 'Namaz kılıyordum' yanıtını vermiÅŸ...
Ne diyelim, Allah kabul etsin!
Yeni gazetede son durum
Geçen haftalarda yeni bir gazete çıkartmak için hazırlıklara baÅŸladığımızı yazmıştım.
Hala aynı noktadayız, konuÅŸmalar tartışmalar sürüyor.
Hatta iÅŸ biraz daha ilerledi ve 'Acaba bir de TV kanalı mı?' düÅŸüncesi düÅŸtü içimize.
Hemen büyümeye sıcak bakmayan da var aramızda, 'TV kanalı ÅŸart' diyen de.
Son geliÅŸmeler ÅŸöyle; Serdar Turgut gazetenin yazar kadrosundan ayrıldı. Daha doÄŸrusu bir türlü anlaÅŸma saÄŸlanamadı.
Onun yerine Nuray Mert'le görüÅŸülüyor. Mert'ten yeni gazetenin OrtadoÄŸu uzmanı olması ve haftanın 5 günü yazı yazması istendi. Teklife yanıt bekleniyor.
Bu yeni gazeteyi duyurduÄŸum günden beri Ali Saydam'ın mail kutusu iÅŸ baÅŸvurularıyla dolup taşıyor. Ancak, iÅŸi başından aÅŸkın, kolay mı gazete patronu olmak? O yüzden sizden ricam patronu rahat bırakın. İş baÅŸvurularınızı gazetenin Yayın Yönetmeni AyÅŸenur Arslan'a gönderin. Zaten iÅŸe alma ve iÅŸten çıkartma onun inisiyatifinde olacak...
Reha Muhtar Kurtlar Vadisi'nden gelin aldı
Son günlerde ortalıkta yeni bir dedikodu dolaşıyor. Bebek'teki Lucca'nın müdavimleri bir aÅŸka tanıklık ettiklerinden bahsediyorlar.
Anlatılanlara göre; Zıpır Liberal çocuk Rok ile oyuncu Sema Öztürk sık sık beraber görülüyormuÅŸ.
Derken bir gün Reha Muhtar da onlara katılmış. Dışarıya iliÅŸkiyi onayladığı izlenimini veriyormuÅŸ.
Reha Muhtar'ı tanıyanlar bilir 'babacan' bir tarafı vardır. Rok'u himayesine aldığı, yeni 'oÄŸul' kontenjanına koyduÄŸu ÅŸüphesiz.
Hatta 'ayarsız' açıklamaları yüzünden kulağını büktüÄŸü, geri plana attığı da...
Bu ilişkinin dedikodu malzemesi olmasının ise tek bir sebebi varmış.
Aynı zamanda Taraf gazetesinde yazan Rok sık sık Kurtlar Vadisi dizisi ekibine saldırganca sataşıyomuş.
Sema Öztürk de Kurtlar Vadisi ekibinin oyuncularından. Ancak Öztürk'e uzun zamandır rol yazılmıyormuÅŸ. Bu bekleme sürecine sinirlenen sevgilinin Kurtlar Vadisi'ne saldırdığı iddia ediliyor.