MehveÅŸ Evin mehves.evin@aksam.com.tr

kategori2

İşte o testere işte o gazete!

Habertürk gazetesi, cuma günü Türk basın tarihine kanlı bir imza attı; Münevver Karabulut'un başının kesildiÄŸi testerenin fotoÄŸrafını, 1. sayfadan kocaman yayınladı. Suç iÅŸlendikten sonra çekilen bu fotoÄŸrafta, cinayete dair tüm ayrıntılar vardı. Haberde ise, 'kanlı olay'ın tüyler ürperten detayları, ballandıra ballandıra anlatılıyordu:

'Kanlar içindeki testerenin etiketinin bile üzerinde olduÄŸu görülüyor. Testereyi katil zanlısı Cem G.'nin yatağının altında bulan bir polis ÅŸöyle konuÅŸtu: 'Evde tuhaf koku vardı. Kan kokuyordu. Testereyi bulduk. Kan içindeydi, üzerinde saçlar vardı'.
Ertesi gün Fatih Altaylı, yazısının sonuna eklediÄŸi 'Bir fotoÄŸraf' kutusunda, üstadı ErtuÄŸrul Özkök'ten öÄŸrendiÄŸi 'bir yayın yönetmeninin meslekteki dramatik kararı-Sophie's Choice' tadında kendini ÅŸöyle savunuyordu:
'Bu fotoÄŸraf 'saklanan zanlının' kimliÄŸi ve 'cinayetin iÅŸleniÅŸ biçimi' hakkında binlerce cümleden fazla bir anlatım gücüne sahipti. Bu fotoÄŸrafın toplum tarafından bilinip görülmesi, bu olayı örtbas etmek, suçu cezasız bırakmak isteyenlerin 'neyi örtbas etmek istediklerini' herkese anlatacak etkideydi.'
Sanki toplum bu korkunç cinayetin her ayrıntısını bilmiyormuÅŸ da kanlı testereyi görünce infiale geçecekmiÅŸ gibi! Sanki yetkililer, o fotoÄŸrafı görünce korkunç bir cinayetin iÅŸlendiÄŸi anlayacak, 'ah, so!' diyerek GaripoÄŸlu'nun peÅŸine düÅŸecekmiÅŸ gibi...
Aynı gün AkÅŸam gazetesi, aynı fotoÄŸrafa ulaÅŸtığını ancak yayınlamayacağını okurlarına duyurdu. Hangisi doÄŸru gazetecilik? Tirajını iki-üç bin daha artırmak adına HT'nin yaptığı mı, yoksa AkÅŸam'ın duruÅŸu mu?

Ailenin haberi yok!
Ne yazık ki Altaylı'nın içinde kalan son empati kırıntısını un ufak edecek bir haberim daha var: İddia ettiÄŸi gibi, Karabulut ailesinin bu fotoÄŸrafın yayınlanmasını istediÄŸi falan yoktu...
Nereden mi biliyorum? Süreyya Karabulut'a telefon açıp 'Bu fotoÄŸraftan haberiniz var mıydı' diye sordum. Yanıt, hayır. 'Peki bu fotoÄŸrafın yayınlanmasını onayladınız mı?' Yanıt; yine hayır. Süreyya Bey, halen acısından konuÅŸacak, lafı uzatacak durumda deÄŸildi; ben utandım ve telefonu kapattım.
Fakat bazıları utanma nedir bilmiyor. Üstüne üstlük yaranın üstüne tuz basmayı erdem zannediyor. İşte Fatih-name'den son bölüm:
'Bu fotoÄŸrafı yayınlayacağız. Herkes yaÅŸanan vahÅŸeti bilsin. Herkes bu olayın takipçisi olsun. Gençler arkadaÅŸ seçerken dikkatli olsun'.
NeymiÅŸ, demek ki kanlı testereyi gören gençler, 'ha ben arkadaÅŸ seçerken dikkatli olayım' diyecek! 
Cümlenin altında yatan anafikir ÅŸu: 'Ya, bu kıza çok yazık olmuÅŸ ama o da bu psikopatla arkadaÅŸlık etmeseydi...' Åžimdi bu düÅŸünce yapısının, Osmaniye'ye güya vali olarak sürülen Celalettin Cerrah'ın Karabulut ailesi için sarf ettiÄŸi 'Ailesi de sahip çıksaymış!' sözlerinden farkı ne?
Aynı sığ mantalitenin izleri, Siirt'te erkek arkadaşının yanına gittiÄŸi için 5. kattan atlayan (ya da atılan) ve düÅŸtükten sonra akrabalarından bıçak yiyen N.E. için yazılan ÅŸu 'yorumlar'da da saklı deÄŸil mi: 'O saatte orada ne iÅŸi var bir genç kızın?'
Yani bu kızlar, 'yanlış' tiplerle arkadaÅŸlık ettikleri, hava karardıktan sonra sokaÄŸa çıktıkları ya da 'aileleri yeterince otoriter olamadığı' için aslında ölümlerine susamış gibi sunuluyor!
'Neden ÅŸiddet olayları bu kadar arttı, neler oluyor bize' diye hiç timsah gözyaÅŸları dökmeyiniz, failleri uzaklarda aramayınız... Toplumun psikolojisini bozan, sadece siyasetçilerin yanlış tavırları, ekonomik krizin getirdiÄŸi sosyal çatışma ortamı deÄŸil, medyanın ta kendisi.

Testere'den sonra  ne bekliyorum?
- BASIN etiÄŸi bilirkiÅŸilerinin, gazetecilik dersleri verenlerin sırf 'HT'ye transfer ÅŸansım olabilir' diye, bu yakışıksız yayını görmezden gelmeye devam etmesini... 
- HT'nin, Siirt'te N.E.'yi ölümün kıyısına götüren o kanlı bıçağın da fotoÄŸrafını yayınlamasını... İbret olsun, aileler kızlarını kesmesin diye! Mümkünse Mardin-Mazıdağı felaketinin de kanlı delillerini ele geçirip, yayınlasınlar... Ne kadar kan, o kadar tiraj!
- Bir zamanlar köprüden atlayanların fotoÄŸraflarını yayınlamak salgına dönüÅŸmüÅŸtü. Sırf TV'ye çıkmak için ÅŸov yapanlar da artınca, gazeteler ortak bir kararla 'intihar' haberlerini özendirici bir ÅŸekilde vermeyeceÄŸini açıkladı. Bilin bakalım köprüden intihar vakaları arttı mı, azaldı mı? Benzer bir uygulamanın tartışılmasını... 
- Okurun, oturduÄŸu yerden medyaya söylenmek yerine 'ben ne yapabilirim' düÅŸünmesini. Mesela Adana'da bir kiÅŸi, testere fotoÄŸrafının Habertürk gazetesinde yayımlanması üzerine suç duyurusunda bulundu. 
- Kızları korkunç bir ÅŸekilde öldürülen aile için, en azından yetkiili makamlara gelmiÅŸ kız babalarının bir gram olsun empati yapıpı 'Ya benim başıma gelseydi' diye düÅŸünebilmesini...



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3