Bundan bir süre önce Perestroyka kod adlı mekanda buluÅŸmuÅŸ... 'Garson'ların getirdiÄŸi 'mönü'lerin arasından çıkan fotokopilerden 'talimat'ı almıştık.
Allahım ne kadar güzel, heyecanlı ve renkli bir geceydi. DoÄŸan Grubu ErtuÄŸrul Özkök tarafından bizzat temsil edildi. Yanında Fikret Ercan, Tufan Türenç ve elbette Oktay EkÅŸi vardı.
Yılmaz Özdil'in giriÅŸte siyah takım elbise, siyah gözlükler, ÅŸeffaf spiral kulaklık ve el telsiziyle, body guard kılığında, Taraf ve Star'ın foto muhabirlerine karşı önlem alması büyük takdir aldı.
Fatih Altaylı gizli örgütün Ciner ayağından sorumluydu... Perestroyka'daki gizli buluÅŸmaya Kenan TekdaÄŸ, Murat Bardakçı ve ErdoÄŸan AktaÅŸ'la birlikte geldi.
Dördünün usulce bara geçip, art arda Xanax Vodka içmeleri, ilerleyen saatlerde Turgay Ciner'in de bu ekibe katılacağı fısıltılarına yol açtı.
Çukurova'dan Serdar Turgut ve ben katıldım o gizli yemeÄŸe... Oray EÄŸin, son dakikada, Serdar ÇaloÄŸlu ve İsmail Küçükkaya ile Paper Moon'a gitmeye karar vermiÅŸti... O geceden sonra onu 'darbeciergenekoncugazeteciler' listesinden çıkartmaya ve Reha Muhtar'la aynı safta deÄŸerlendirme kararı aldık. TSK Psikolojik Harekat Dairesi'ndeki cuntacı albay (ismini sivil savcılar bulsun. Vermem...) bu öneriyi onadı ve gizlice yürürlüÄŸe soktu.
Serdar Turgut, 'mönü' arasına gizlenen talimatı okumayı sıkıcı bulup, 'Ben ÅŸarap mönüsü isterim' diye maraza çıkartacak oldu ama fazla dikkat çekmesin diye masa altından tekme attım. Gözlüklerini düzeltip sessizce önüne baktı...
'NTV, Mirgün Cabas'ı yollamış' dediler... Ama o da 'mönü' ile çok ilgili gözükmedi... Adeta, 'Beyhude uÄŸraÅŸlar bunlar' edasıyla bizleri süzüyordu...
Yeni Åžafak'tan Hakan Albayrak buluÅŸmaya tebdil-i kıyafet geldi. Çok şık bir lacivert takım giymiÅŸ, karbeyaz gömleÄŸinin içine kan kırmızısı bir kravat takmıştı... Yakasındaki Türk bayrağı rozeti ile oynuyordu... Çok heyecanlıydı. 'Mönü'yü aldı ve mekandan telaÅŸlı adımlarla derhal çıktı...
Ahmet TaÅŸgetiren de o gece oradaydı... SessizliÄŸine ve mütevazılığına karşın varlığının ağırlığı dikkatli gözlerden kaçmadı... 'Mönü'den TSK talimatnamesini mahcup bir ifadeyle aldı, 'BaÅŸka bir arzunuz var mı Sayın TaÅŸgetiren?'diye soran garson kılığındaki cuntacı istihbarat subayına, kibar bir ifadeyle, 'Ben bir baÅŸlangıç alayım... Ama kabuklu deniz mahsullerinden olmasın lütfen... Hemen kalkacağım...' dedi.
Özellikle Yeni Åžafak gibi bir gazeteden gelen kalemlerin, bu gizli toplantıya katılıp, 'AKP ve Gülen Cemaati'ni bitirme planı'nı ilerleyen günlerde baÅŸarı ile uygulamaya koyması çok heyecan vericiydi.
Nuray Mert ve Ahmet Hakan, her ne kadar 'burası bizim semtimiz' edasıyla mekana girip 'sıradan' davranmaya çalıştılarsa da, garson kıyafeti ile ortalıkta koÅŸuÅŸturan istihbarat subayları bıyık altından gülümseyerek onları Özkök'ün olduÄŸu uzun ve kalabalık masaya aldı.
Tabii gözlerimiz Mehmet Ali Kışlalı, Can Ataklı, Mehmet Tezkan ve RuÅŸen Çakır'ı aradı ama nafile... Gelmediler.
Gecenin dedikodusu, onların ve bir baÅŸka gazeteci grubunun, İlhan Selçuk'un evinde ağırlandığıydı. Tabi TSK içindeki cunta bu ÅŸekilde ayarladıysa bilinemez. Mümkündür...
Can sıkıcı geliÅŸme, günler sonra meydana geldi...
Taraf'tan Mehmet Baransu, bize o gece Perestroyka adlı mekanda tebliÄŸ edilen 'AKP ve Gülen Cemaatini bitirme planı'nı ele geçirdi.
Cunta, kamuoyuna yansıyanın aksine belgenin nasıl sızdığını buldu.
O geceye katılanlar arasına karışan ÅŸiÅŸko, kel ve bodur biri kendini DJ Dobi olarak tanıtmış... Hatta ben hayal meyal ErtuÄŸrul Özkök'ün 'Gözüm bir yerden sırıyor ÅŸu DJ Dobi'yi... ' dediÄŸini anımsıyorum. Ama kimse kaale almadı.
Anlatılanlara göre, DJ Dobi 'mönü' istemiÅŸ. Cuntacı istihbarat subaylarından olmayan garsonlardan biri de, yanlışlıkla, içinde 'AKP ve Gülen Cemaati'ni bitirme planı' bulunan vesikayı bu ÅŸahsa vermiÅŸ.
Bu evrakın Taraf gazetesine hangi yolla ulaÅŸtığı bilinmiyor ama dün gece telefonum acı acı çaldı... Arayan, elbette ne Çankaya KöÅŸkü ne BaÅŸbakanlık Özel Kalem... Genelkurmay'dan arıyorlar... PaÅŸam benimle konuÅŸacakmış... İrtibatladılar...
'Serdar, bu ne rezalet?'diye öfkeli bir tonla söze girdi... Ben de uyku sersemi, 'Aman komutanım, ne oldu? Sizi ne öfkelendirdi bu saatte?'dedim. Lafı aÄŸzıma tıkıp avaz avaz bağırmaya baÅŸladı...
'Yahu bu kadar mı beceriksiz olunur? AKP'yi kapatıp, Gülen Cemaati'ni bitireceÄŸiz... O kadar plan yapıp iÅŸin psikolojik boyutunu sizin üzerinizden kuruyoruz... Elinize yüzünüze bulaÅŸtırıyorsunuz.'
Sustum. Hak verdim... O kadar örgütlemiÅŸtik oysa... Yok ama Genelkurmay da hatalı... Hayır neden tüm garsonları deÄŸiÅŸtirmezsiniz...
İzzet Çapa direnmiÅŸmiÅŸ... Efendim subaylar servisi aksatırmış... Olacak iÅŸ mi?
Bak ne hale geldik... Foyamız ortaya çıktı...
Neyse haftaya da Alaçatı'da bir gizli toplantı varmış... Orada 'Deniz Feneri Dosyası' verilecekmiÅŸ...
Bu millet yer mi?
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.