Polat Tower'ın açıldığı ilk günleri hatırlıyorum da, kısa sürede yüksek kalite, üst tabakanın yaÅŸam alanı haline gelen, İstanbul'un ilk rezidanslarındandı. Binanın altına açılan restoran sosyalleÅŸmek için 'in' yerlerden biriydi. Åžehrin en ünlü ailelerinin birer daire aldığı konuÅŸuluyordu. Üzerinden biraz zaman geçti, Polat Tower, ÅŸov dünyasından ünlü simaların da tercihi haline geldi. Mesela Beyazıt Öztürk ve Mustafa Sandal. O zamanlar orada oturmak ayrıcalıktı.
Sonra ne olduysa oldu ve kalite düÅŸtü. Restoranı, dükkanları raÄŸbet görmez oldu, bina sakinleri deÄŸiÅŸime uÄŸradı. 'Rus kadınların uÄŸrak yeri' olarak anılmaya baÅŸladı. Kiminle karşılaÅŸsam bir gece yarısı Polat Tower'ın asansöründe rastladığı 'tuhaf' kadından veya tanıklık ettiÄŸi sıradışı 'gece konukları'ndan bahsediyordu.
Dedikodular aldı başını gitti. Mal sahipleri de sonunda bu duruma isyan etti. Hatta Beyaz'ın bu sebeple binadaki dairesinden taşındığı bile anlatıldı. Taşındığı gün resepsiyonun önünde 'Bu binaya dört bir yanından abdest aldırmanız gerekiyor' diye isyanını dile getirdiÄŸi iddiası da o günlerin ses getiren dedikodusuydu.
Kaybedilen kalite, mal sahiplerince çekilen ültimatom sonrası geri kazanılmaya çalışılıyordu. Çok yakın bir zaman önce konuÅŸtuÄŸum emlakçı arkadaşım 'Bina düzeldi, artık giriÅŸ çıkışlarda kimlik kontrolü yapılıyor. Eskiden olduÄŸu gibi deÄŸil iÅŸler' demiÅŸti. Yakın bir tarihte Polat Tower'ın New York Times'a konu olduÄŸunu da hatırlatmak isterim.
Tam idareyi ele aldılar derken ÅŸimdi de bir cinayetle lekelendi bu bina. Biraz araÅŸtırdım, nedir bina sakinlerinin son durumu diye... Tahmin ettiÄŸim gibi ev sahibi ve kiracılar huzursuzmuÅŸ. Dairesini satmak isteyenler bu olayla beraber ciddi fiyat düÅŸüÅŸü yaÅŸanacağını ve aradaki farkın Murat Polat tarafından ödenmesi gerektiÄŸini düÅŸünüyormuÅŸ. Yönetim kurulu toplantısı istemiÅŸler. Birçok kiracı acilen ev bulup taşınmanın peÅŸindeymiÅŸ. Binada bir nevi ayaklanma yaÅŸanıyormuÅŸ. Aileler binada yalnız yaÅŸayan, öÄŸrenci çocuklarının kira kontratlarının feshedilmesini istiyormuÅŸ.
Bu arada, İstanbul'un en yüksek aidatli binalarından biri Polat Tower. Her daire ayda 1000 TL aidat ödüyor. Bunun içinde resepsiyon, güvenlik, bina hizmetleri var. Binada ise 400 daire ve birçok dükkan bulunuyor. Hesaplayın iÅŸte aylık geliri. Bu kadar yüksek gelirli bir bina ancak bu kadar kötü yönetilebilir, ancak adı bu kadar lekelenebilirdi. Mal sahiplerince 'kötü yönetim' adına tek suçlu bulunan kiÅŸi Murat Polat'mış. Binada evi olanların, dairelerini yatırım amaçlı alanların ne yapacağını gerçekten merak ediyorum. En çok da hala orada yaÅŸayan ve Polat Tower'ın en görkemli dairesine sahip olan Mehmet Kutman'ın.
Okan Bayülgen'in herkesten gizlediÄŸi oÄŸlu!
Bir süredir 'Okan Bayülgen'in yurtdışında yaÅŸayan bir oÄŸlu varmış, herkesten gizliyormuÅŸ, bunu neden yazmıyorsun' eleÅŸtirisi alıyorum. Anlatmaya çalışıyorum, ama yok biri bitiyor yeni biri aynı konuyla karşıma çıkıyor.
Madem yanlış dedikodu aldı başını gidiyor, ben size iÅŸin doÄŸrusunu anlatayım. Evet; Okan Bayülgen'in bir oÄŸlu var ve yurtdışında yaşıyor. Ama Bayülgen çocuÄŸun biyolojik babası deÄŸil, manevi babası.
Åžöyle anlatayım; yazılarımı takip edenler hatırlayacak, Okan Bayülgen'in ünlü DoÄŸan Apartmanı'nda aldığı 'evleri' gezmiÅŸ ve yazmıştım. Bu evi alma sebebinin de ilk aÅŸkı Emel Hanım olduÄŸunu anlatmıştım. Emel Akalın, Bayülgen'in 16 yaşında, aşık olduÄŸu ilk kadın. Büyük aÅŸkmış, niÅŸanlanmışlar sonra olmamış ayrılmışlar. Emel Hanım o yıllarda ailesiyle DoÄŸan Apartmanı'nda yaÅŸarmış. Bayülgen'in apartmana sevdalanması da o günlerde baÅŸlamış.
Aradan yıllar geçmiÅŸ ama Emel Hanım ve Bayülgen'in dostlukları hiç bitmemiÅŸ. Emel Hanım bir yabancıyla evlenip Viyana'ya taşınmış. Julian adlı bir oÄŸlu olmuÅŸ. Bir süre sonra Emel Hanım'ın kocası vefat etmiÅŸ, bu süreçte de Okan Bayülgen en büyük destekçisiymiÅŸ. Hem anneyi hem oÄŸlu korumuÅŸ, kollamış, sahip çıkmış. Emel Hanım 'Bir gün bana bir ÅŸey olursa Julian sana emanet' demiÅŸ.
Anladığım kadarıyla Emel Hanım'ın vasiyeti dışında Okan Bayülgen, Julian'la iyi bir iletiÅŸim kurmuÅŸ, sevmiÅŸ onu. Çünkü Julian her yaz tatilinde Bayülgen'e geliyormuÅŸ. Okan Bayülgen de onun isteklerini yerine getirmeye çalışıyor ve sık sık Viyana'ya ziyarete gidiyormuÅŸ.