Aslı Aydıntaşbaş asli.aydintasbas@aksam.com.tr

kategori2

Lose-lose senaryosu

Hatırlar mısınız bir zamanlar win-win lafı vardı? 2003 yılında kamuoyunu Annan Planı konusunda ikna etmeye çalışan hükümet, 'win-win' lafını ortaya atmış, 'kazan-kazan' lafıyla medyadaki havayı deÄŸiÅŸtirmiÅŸti.
Åžimdi ise karşımızda 'lose-lose' senaryosu var. Her durumda tarafların ve bütünde Türkiye'nin kaybedeceÄŸi bir ortamdan söz ediyorum. Birileri anında 'Stop' tuÅŸuna basmazsa, bu hayırsız kavga ÅŸaha kalkmak üzere olan Türkiye'yi hızla Fetret Devri'ne sokacak. Bu bir tahmin deÄŸil, görünen gerçek...

Söz ettiÄŸim, Türk Silahlı Kuvvetleri ve Fethullah Gülen Hareketi arasında olduÄŸu iddia edilen örtülü mücadele ve bu mücadelenin her iki taraf (ve medya ve hükümet) üzerinde yarattığı uzun vadeli tahribat.
Cemaat ve TSK arasındaki iniÅŸli çıkışlı dinamiÄŸin uzun uzadıya dökümüne gerek yok. 90'lı yıllarda Fethullah Gülen'in Türkiye'yi terk etmek zorunda kalmasına neden olan bu karşıtlık, son yıllarda Hareket'in medya ve bürokrasideki etkinliÄŸi ve Türkiye'nin sınırlarını aÅŸan lobi gücü sayesinde neredeyse 'eÅŸitler arası bilek güreÅŸi' haline geldi. Dinlemeler, iddianameler, sızmalar ve belgeler derken ordu, her kademede kendisine yönelik bir saldırı olduÄŸu görüÅŸünde. Ordudaki bu görüÅŸ, Ergenekon iddianamesi, illegal dinlemeler ve bunun TSK komuta kademesinin ÅŸekillendirilmesindeki rolü, Taraf gazetesi gibi askeri cenahın cemaatle özdeÅŸleÅŸtirdiÄŸi yayın organlarının iÅŸlevi ve en son 'Fethullah Gülen ve AKP'yi Bitirme Planı' tartışmasıyla iyice pekiÅŸti. Zaten Genelkurmay BaÅŸkanı Org. İlker BaÅŸbuÄŸ, selefi YaÅŸar Büyükanıt gibi çeÅŸitli konuÅŸmalarda açıkça 'cemaat' vurgusu yaparak bunu bizzat dışavurdu.

Bu savaşın neden durması lazım? Önce cemaat açısından deÄŸerlendirelim. Ruhani bir hareketin dünyevi boyutta organize olması, lobi yapması, taraftar toplamaya çalışması, hatta belli oranda kadrolaÅŸma sevdasının olmasına diyecek sözüm yok. Bunlar legal zeminde ve ÅŸeffaf olduÄŸu sürece demokratik haktır. Ancak Hareket'in son 5 yılda elde ettiÄŸi güç ve bu gücün yalnız özsavunma deÄŸil Türkiye'de olaylara ÅŸekil vermekte kullandığı algısı, yaygınlaÅŸmıştır. Bugün toplumun bazı kesimlerinde cemaata karşı 90'lı yıllarda bile görmediÄŸimiz bir tepki var. 90'lı yıllarda devletle başı derde giren harekete, merkez medya ve kanaat önderlerinde belli oranda sempati vardı. Bugünkü kutuplaÅŸma atmosferinde ise, yalnız sempati deÄŸil nefret edenlerin sayısı da artmış durumda. (Türkan Saylan'ın cenazesinde on binlerce kiÅŸinin 'Tayyip Amerika'ya, Fethullah'ın yanına' diye slogan atması cemaat için tedirgin edici olmalı.) Laiklik hassasiyeti yüksek çevrelerin, cemaati Türkiye açısından bir 'tehdit' olarak algılaması, toplumsal barış ve hareketin uzun vadeli hedefleri açısından da bir artı deÄŸil.
Cemaatin milliyetçi damarının da farkındayım. Ordusu yıpratılan bir ülke, çıplaktır. Türkiye'nin temel direklerinden olan TSK'nın da bu ölçüde kuÅŸatılmış hissedilmesi kimseye faydalı olamaz. Bu, coÄŸrafyamızda ciddi bir güvenlik boÅŸluÄŸu demektir.

TSK neden kaybediyor? Genelkurmay BaÅŸkanı, iki gün önceki basın toplantısında dikkatli üslubuyla 'cemaat' lafını aÄŸzına almayarak amacının karşı-atak deÄŸil 'Çekin elinizi üzerimizden!' mesajı vermek olduÄŸunu hissettirdi. Bu önemli.
Ancak Åžemdinli sürecinden beri yaÅŸanan örtülü mücadelede en çok yara alanın TSK olduÄŸu da ortada. Bunun iç politikadaki yansımaları ve kamuoyundaki imaj zedelenmesinin boyutları biliniyor. Ortada BaÅŸbuÄŸ'un dediÄŸi gibi bir 'Psikolojik harekat' var.
Ancak bir de iÅŸin güvenlik boyutu var. Türkiye'de yaÅŸananlar, tüm dünya tarafından takip ediliyor. Ve o dünya, Afganistan'dan Lübnan'a kadar Türkiye'yle özellikle terörle mücadelede sıkı iÅŸbirliÄŸi içinde.  Bir NATO ordusu, kontr-espionaj faaliyetlerine, asimetrik savaÅŸa, teknik takiplere ve dinlemelere karşı bu kadar savunmasızsa, OrtadoÄŸu'da ciddi bir stratejik boÅŸluk potansiyeli vardır. Eminim Türkiye'nin düÅŸmanları, her gün Türk gazetelerini okuyup göbek atıyor. Sağında İran, solunda Yunanistan, biraz ötesinde Rusya olan ülkemizin ordusunda böyle bir demoralizasyon lüksü yoktur.
Durdurun bu çılgın savaşı lütfen! Zaman Türkiye için el sıkışma zamanı...

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3