Gürkan Hacır gurkan.hacir@aksam.com.tr

kategori2

Kenan Evren gercekten intihar edebilir mi?

'Darbeci PaÅŸa' Kenan Evren, 'Halk da yargılanmamı isterse intihar ederim' dedi. Japonya'da siyasilerin 'onurunu kurtaran' intihar geleneÄŸi, Türk politika tarihine de yabancı deÄŸil. Eski CumhurbaÅŸkanı Bayar dört kez, BaÅŸbakan Menderes bir kez intihara teÅŸebbüs etti

Türkiye darbe tartışmalarına boÄŸulmuÅŸken akıllara 12 Eylül'ün komutanı Kenan Evren geldi. CHP, baÅŸta Evren olmak üzere 12 Eylülcüler'in  yargılanmasını gündeme getirince eski CumhurbaÅŸkanı'ndan beklenmedik bir çıkış geldi: 'Halk da yargılanmamı isterse intihar ederim.'
Peki, 92 yaşındaki Kenan Evren böyle bir durumla karşılaşırsa gerçekten intihar eder mi?
Bir yazar intiharı, 'Cesaretle umutsuzluÄŸun birleÅŸtiÄŸi nokta' olarak tarif ediyor. Kenan Evren bu noktaya yakın mı, uzak mı bilinmez ama yakın tarihimize baktığımızda bunun mümkün olabileceÄŸini görüyoruz.

KÖÅžK'Ü KUÅžATMA PLANI
27 Mayıs 1960 sabahı Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yönetime el koyan bildirisi Çankaya KöÅŸkü'nde de radyodan öÄŸrenilmiÅŸti. Hemen hemen eÅŸ zamanlı olarak zırhlı birliklere baÄŸlı tanklar, Çankaya KöÅŸkü'nü kuÅŸattı. CumhurbaÅŸkanı Celal Bayar yatağından alelacele fırladı. Konutun içine çok sayıda subay doluÅŸmuÅŸtu. Süvari birliÄŸinin başında Yüzbaşı Fethi Gürcan ve Motorize birliÄŸin başında bulunan Yüzbaşı Nusret Kocabey konutun güvenliÄŸini alan subaylardı. Celal Bayar uzunca bir zamandır darbe ihtimalini hissediyor ve buna karşı plan yapmaya çalışıyordu. İhtilal olursa nasıl bastıracaklar ama en önemlisi eÄŸer baÅŸarılı olurlarda kendini almaya gelirlerse ne yapacaktı? EndiÅŸesi (ihtilalci) bir subayla paylaÅŸtı. Muhafız Alayı Komutanı Albay Osman Köksal'la...
'- EÄŸer bir ihtilal olursa, böyle bir ihtimal dahilinde, bir plan hazırladınız mı, KöÅŸk'ü savunmak için?
 - Elbette, dedi Köksal. KöÅŸk'ün çevresini çok güçlü bir ihtiyat kuvvetiyle muhafaza altına alacağız. Çevre müdafaasında tatbik edilen sisteme göre, büyük ölçüde ihtiyat kuvveti ayıracağız! Diyelim ki, müdafaadan ümit kesildi; bu takdirde Sayın CumhurbaÅŸkanı'nı bizzat bölük kumandanının idare edeceÄŸi bir tanka bindirmek gereÄŸi doÄŸacak. Tehlike bölgesi bu tankla aşıldıktan sonra da arabayla  ihtilalcilere mukavemet eden birliklerin yanına götürülecek. Tabii bütün bunlar en kötü ihtimallere göre hazırlanmış planlar!..

BAYAR İNTİHARA KALKIÅžTI 
Köksal, aslında böyle bir planı, ihtilal komitesinden Sezai Okan'la birlikte hazırlamıştı. Bayar'ın bineceÄŸi tankın bölük komutanını bile saptamıştı: Yüzbaşı Erek. Ne var ki, Yüzbaşı'nın görevi, Bayar'ı kaçırmak deÄŸil, ihtilal karargahına götürüp teslim etmekti.'
Kendi kendine bütün bunlarda çare olmazsa 'İntihar ederim' diye düÅŸündü. O günü enterne eden Yüzbaşı Nusret Kocabey'den dinleyelim
Ben de devlet reisinin bulunduÄŸu binaya girdim. O sırada Burhanettin Uluç isminde bir generalin iki Harbiyeliyle beraber bize yaklaÅŸtığını gördüm. 
Biz ilerledikçe o da arkadan birkaç Harbiyeliyle beraber arkamızdan geliyordu. Birden içeri girdik. Biz içeri girince, Devlet Reisi'ni alınca o da arkamız sıra yetiÅŸti yani; yoksa Burhanettin Uluç bir takım Harbiyeliyle önden gidiyordu, biz birlik olarak arkasından gidiyorduk ÅŸeklinde deÄŸildi.
O sonradan geldi. Zaten girmiÅŸtik içeriye, ilerliyorduk. O da arkadan geldi, Eee, baktık, bir paÅŸa. Elbette bizden yaÅŸlı, daha tecrübeli, saygımız var. O da bizden yana olduÄŸuna göre tanımadığım halde ona söz hakkını bırakmıştım. Kendisi benden yüksek rütbeli olduÄŸu için söz hakkını ona verdim. O da Devlet Reisi'nin bulunduÄŸu odaya girdi konuÅŸmaları o yaptı.
'Devlet Reisi çıktı. Evlatlığı sandığım bir hanım kız vardı yanında. Yanında emir subayı vardı. Bir iki nefer vardı orada. Ben makineli tabancamı belime dayadım. Burhanettin Uluç'a, iÅŸte bir konuÅŸmayla kendisini teslim almasını talep ettim. 
 Burhanettin PaÅŸa da, iÅŸte artık milli iradeyi kendilerinin temsil ettiÄŸini artık askeri yönetimin idareye el koyacağını ifade ediyordu. Devlet Reisi olan Celal Bayar: 'Ben milli iradeyle geldim gene milli iradeyle buradan çıkışımı saÄŸlayabilirsiniz' ÅŸeklinde devamlı olarak direniyordu. Güçlü bir insandı. Yani burada telaÅŸ yüklü olmak yerine mücadelenin ilk adımını atarcasına bir direniÅŸi vardı.
 KonuÅŸma uzayınca ben makineli tabancamla belinden itmek zorunda kaldım. Darp yapmak zorunda kaldım. O da, birden bire çok küçük bir tabancayı kolunun yeninden çıkardı. Alnına doÄŸru götürdü, Celal Bayar. Demek ki herhalde kaba kuvvet kullanacak bana, daha da kötü durum olacak düÅŸüncesiyle tabancasını çekip intihara o zaman teÅŸebbüs etti. Ben elinden bir yere sarıldım. Yere beraber yuvarlandık. Yere düÅŸtük. Tabancasını aldım elinden. Sonra mukavemeti kırıldı devlet reisinin.' (Ben İhtilalciyim - Fethi Gürcan) 

SUBAYLARA DİRENDİ
27 Mayıs'ın belki de en trajikomik olayı Çankaya KöÅŸkü'nde yaÅŸanmıştı. Celal Bayar intihara kalkışınca buna engel olmaya çalışan bir ihtilalci elinden silahını almaya çalışmış ve boÄŸuÅŸma sırasında yere yuvarlanmışlardı.  Celal Bayar bir yandan genç ve kuvvetli subayla boÄŸuÅŸuyor bir yandan da 'Beni buradan ancak millet çıkarır' diye bağırıyordu. (Millet iradesine teslim olmak bugün Kenan Evren'in de baÅŸvurduÄŸu bir argüman oldu. 'Millet yargılansın desin intihar edeyim...')
Celal Bayar bir yandan tabancasının kabzasını bırakmıyor bir yandan da üzerine abanan genç ve kuvvetli subayı üzerinden atmaya uÄŸraşıyordu. BoÄŸuÅŸmadan kıpkırmızı olmuÅŸtu. GözlüÄŸü yere düÅŸmüÅŸ, üstü başı dağılmıştı. Fazla direnemedi. Yüzbaşı Nusret Kocabey CumhurbaÅŸkanı'nın kolunu sıkıca kavramış ve geriye doÄŸru kıvırmıştı. Bayar daha fazla direnemedi.
Hemen kelepçe takılarak götürüldü.

YASSIADA'DA İNTİHAR GİRİŞİMLERİ
Ama Bayar'ın intihar giriÅŸimleri bununla da sınırlı kalmadı. Yassıada duruÅŸmaları sırasında da intihara teÅŸebbüs etti. 'DüÅŸükler Yassıada'da' adlı belgesel film çekimi için gece uyandırıldı. Mizansen gereÄŸi iskelede ve sahilde askerlerle yürümesi istendi. YürüyüÅŸ sırasında subayların gülüÅŸleri ve alaycı sözlerine çok bozuldu.26 Eylül 1960 gecesi kaldığı hücresinde kement ÅŸekline getirdiÄŸi kemerini tam  boynuna geçirmiÅŸken, nöbetçi teÄŸmen müdahale etti. Kulağından kan boÅŸaldı. Baygın haldeydi. Hırıltılar yükseliyordu.(Rivayet odur ki sanıkların gözaltındayken kemerlerinin alınması uygulaması bu olaydan sonra baÅŸlamıştır.) Bayar boÄŸazını sıkarak intihar etmeyi planlamıştı. Ama pek bilinen yöntem deÄŸildi. Yine kurtarıldı.

MENDERES İLAÇLARI NEDEN İÇTİ?
Ama çabası bitmiyordu. YaÅŸ haddinden cezası ömür boyu hapse çevrilen sabık CumhurbaÅŸkanı bu kez hapsini çekmek üzere gönderildiÄŸi Kayseri Cezaevi'nde intiharı denedi. (Burada küçük bir parantez açalım. BaÅŸbakan Adnan Menderes de intihara baÅŸvurdu. Yassıada yargılamalarının son günü idam cezasını bekleyen Menderes ölümü erkene almaya çalıştı. Çok sayıda ilaç aldı. Ama o da kurtarıldı. Tedavi edildikten sonra cezası infaz edildi. Aydın Menderes babasının ölmek için deÄŸil idam cezasını geciktirmek için ilaç aldığını söylüyor. Aydın Bey'e göre babası siyanür bulamayacağına göre aldığı ilaç ne olursa olsun kurtarılacağını biliyordu. Amacı idamını
geciktirmekti.)

ECELİYLE ÖLDÜ
22 Mart 1963'te adli tıptan gelen raporla Kayseri Cezaevi'nden tahliye edilen Bayar, gelen tepkiler üzerine 28 Mart'ta tekrar gözaltına alındı. Kayseri Cezaevi'ne yeniden kondu. Burada bu haksızlığı protesto etmek üzere 3 günlük açlık grevine baÅŸladı. Ve 1 Nisan 1963 günü bir mektupla cezaevinde intihar edeceÄŸini açıkladı. Ama etmedi. Bayar, intihar için yeteri kadar cesur davranamadı. Cezaevindeki cezasını tamamlamadan CumhurbaÅŸkanı Cevdet Sunay'ın affıyla
serbest kaldı ve 102 yaşında eceliyle öldü.
Kamer Genç biraz da mizahi bir göndermeyle 'Kenan Evren bugünden tezi yok intihar etmelidir' diyor ama yakın tarihimizdeki intihar vakalarını görünce bu pek ihtimal dışı gibi gözükmüyor. Politik sıkışmışlık, baskı psikolojisi ve kendini suçlu hissetme duyguları birleÅŸince insanlar intihara çok yakın olurlar. Kenan Evren'in bu çıkışı da onurlu bir restleÅŸmeden çok 90 yaşından sonra cezaevini göze alamamaktan dolayı söylenmiÅŸ bir sözdür.
Uzun lafın kısası Kenan Evren gerçekten intihar edebilir! Ama bilinen bir gerçek daha var ki intihara kararlı olanlar asla intihar edeceklerini söylemezler...

İntihar İttihatçılarda gelenekti
İttİhat Terakkiciler iktidardan uzaklaÅŸtıkları günlerde, intihara yakın durdular. Ünlü İttihatçı Kara Kemal tutuklanacağını anladığı anda kaçtığı tavuk kümesinde, Dr. ReÅŸit Åžahingiray ise üzerine doÄŸru gelen polis ekiplerini görünce bir aÄŸacın dibinde mermileri kafalarına boÅŸalttı. 27 Mayıs müdahalesinde ise İçiÅŸleri eski Bakanı Namık Gedik, Harp okulunun penceresini kırarak kendini boÅŸluÄŸa bıraktı. Demokrat Parti Fatih
İlçe BaÅŸkanı Dr. Faruk Sargut da Yassıada'da intiharı deneyenlerdendi.
Ancak baÅŸarılı olamadı ve kurtarıldı.  TeÅŸkilat-ı Mahsusa'nın kurucusu Süleyman Askeri ise Basra'da bir sahra çadırının içinde kafasına tek el ateÅŸ
ederek hayata veda etti.

İkisi de üzüntüden ölümü seçti
1946 seçimlerine hile bulaÅŸtırıldığını iddia eden Demokrat İzmir gazetesinin sahibi ve baÅŸyazarı Bülent ÜstündaÄŸ (Eski SaÄŸlık Bakanı Ekrem Hayri ÜstündaÄŸ'ın oÄŸlu - Mim Kemal Öke'nin dedesi)  köÅŸesinde 'Neseb-i Gayri Sahih' baÅŸlıklı bir yazı yazdı. 46 seçimlerinden sonra oluÅŸan Meclis'e doÄŸrudan hakaret eden bu yazı, büyük tepki topladı. CHP hemen tahkikat açtırdı. Bülent ÜstündaÄŸ bu denli sert bir yazıyı kaleme alırken, küçük bir detayı atlamıştı. Gazetenin sorumlu müdürü eÅŸi Mücteba Hanım'dı. Üstelik Mücteba Hanım hamileydi. Hapse atıldı. Bülent Bey bu durumu hazmedemedi. 10 Kasım 1947 günü kendi yüzünden eÅŸinin hapse atılmasına dayanamayarak intihar etti. Durun bitmedi. EÅŸi Mücteba Hanım da bu acıyı uzun yıllar içinde taşıdıktan sonra (eÅŸinin ölümünden tam 25 yıl sonra) yine bir 10 Kasım (1972) günü intiharı seçti.

Bir ailenin dramı
Menderes ailesinin tek intihar dramı bununla da sınırlı kalmadı. OÄŸlu Yüksel Menderes Ankara'daki ünlü Åžili Meydanı'ndaki Güney Apartmanı'nda babasından 11 yıl sonra ölümü seçti. Kafasını fırının içine soktu ve boÄŸularak yaÅŸama veda etti.



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3