AKŞAM GAZETESİ | Tayfun Topal | 2009-06-28
Sushi, pizza, spagetti sanki atalarımızdan miras! Nerede Anadolu yemekleri yapan bir yer açılsa 'Aaa, ne kadar ilginç' diyoruz...
Dünya mutfağından, füzyon mutfağından, İtalyan, Fransız, Uzakdoğu mutfağından aynı yemekleri, aynı ritüeller eşliğinde yemekten sıkılanlar farklı tatlar, farklı mekanlar istiyor. Yabancı kültüre o kadar alışmışız ki, bize yerel mutfaklar farklı geliyor! Nerede Anadolu mutfağı yapan yeni bir mekan görsek, ilk tepkimiz 'Aaa ne kadar farklı, ne kadar ilginç' demek oluyor. Sanki doğma büyüme Parisliyiz! Sanki sushi, pizza analarımızdan, atalarımızdan miras kaldı. Son dönem 'öze dönüş' modası başladı ve Anadolu mutfağı İstanbul'a taşındı. Bunlardan en beğendiğim ise Cercis Murat Konağı...
Bilenlerce de hakkının teslim edildiği gibi, Mardin mutfağı et ile bulgurun, çeşitli sebzelerin nefis bir uyumla uzun bir zaman diliminde ve de büyük bir emek dökülerek hazırlanan çeşitlemelerin yer aldığı zengin bir mutfaktır. Yörede yetişen baharatların çeşitliliği ve et ile uyumu bu mutfağı farklı bir noktaya taşıyor. Mahlep, kişniş, tarçın, sumak, badem ve pul biber bu mutfağa zenginlik katan malzemelerin başında geliyor.
Cercis Murat Konağı'nın özelliğiyse sadece yöreye özgü yemekleri değil kuşkusuz; 19. yüzyıl motifleriyle bezeli mekan mistik bir atmosfer yaratıyor. Mardin Birinci Cadde'deki Cercis Murat Konağı bölgedeki mimari eserlerle adeta bütünleşen mimar Lole tarafından Tüfekçioğlu Ailesi için 1888'de inşa edilmiş. 1947 yılında ailenin Mardin'den ayrılması üzerine konağın mülkiyeti Hacı Tahir Şaar ve Hacı Ahmet Bilezikçi ailelerine geçmiş. 1956-1977 yılları arasında ise bugün konağın adıyla anıldığı Cercis Murat (Dilmener) buraya adeta damgasını vurmuş. Daha sonra Hacı Hıdır Yılmaz'ın satın aldığı konak, 1992-1998 yılları arasında Mardin İl Turizm Müdürlüğü Hizmet Binası olarak hizmet vermiş. 2001 yılından itibaren turizmci Ebru Baybara Demir tarafından otantik değerleri korunarak düzenlenen Cercis Murat Konağı, yöreyi ziyarete gelen yerli ve yabancı konuklar tarafından yoğun ilgi görüyor.
KİŞK, ALLUCİYE, INCASİYE
Mardin mutfağını ve yörenin egzotik lezzetlerinin ününü önce bölgenin, sonra Türkiye'nin sınırları dışına taşıyan Cercis Murat Konağı, geçen 25 Ekim'de İstanbul Suadiye'de de hizmet vermeye başladı. Mekan açılır açılmaz da büyük ilgi gördü. Bilinen Güneydoğu mutfağından daha farklı olan Mardin mutfağını tanımak isteyenlerin uğrak yeri olan mekanın mönüsünde yer alan, Kişk Çorbası, Tarçınlı Mahlepli Patlıcanlı Pilav, Alluciye (ekşili erik yahnisi), Incasiye (pekmezli erik tavası), Kitel Raha (Süryani içli köftesi), Hımmısiye (ekşili nohut yemeği), Kazan Kebabı, Kaburga İçinde Sarımsaklı Yaprak Sarması, Dobo (kuzu but, badem, sarımsak, yeni bahar) gibi yöresel lezzetler gerçekten de muhteşem. İstanbul'daki mekanda önceden rezervasyon yaptırmazsanız yer bulmanız zor. Geçen akşam dostlarımla ziyaret ettiğim mekanda boş sandalye bile yoktu. Mekanı Doğan Yıldırım ile Ebru Hanım ortak açmışlar.
CADDENİN PARLAYAN YILDIZI: CAFE SUADİYE
Anadolu Yakası'nda 2 yıldır methini çok duyduğum Cafe Suadiye'ye brunch'a gittim. Methettikleri kadar varmış gerçekten de. Bağdat Caddesi, mekan bakımından zengindir ama açık söylemek gerekirse nitelikli mekan bulmak da zordur. Cafe Suadiye, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen nitelikli mekanlar arasına çoktan girmiş; personeli de çok eğitimli. Müşterileri kapıda karşılıyorlar. Şık mekanda ister bahçede ister içeride oturabiliyorsunuz. Zengin de mönüye sahip; şnitzeller, Cafe de Paris soslu bonfileler, chicken finger'lar, carpaccio'lar, salatalar ne ararsanız var! Fiyatları da makul olan mekanı herkese tavsiye ederim. Anadolu Yakası'nda gittiğim diğer mekanlarla ilgili izlenimlerimi ise haftaya sizlerle paylaşacağım.
Kim, nerede, ne yaparken görüldü
- Yeni nişanlanan Süreyya Yalçın, nişanlısı Burak Hatipoğlu ile Longtable'da eğlenirken...
- Şebnem Dinçgör ile Melis Murathanoğlu Şamdan'da eğlenirken, bir ara pistte dans ederlerken...
- Doğa Rutkay yakın bir arkadaşıyla Kalamış Posh'ta akşam yemeği yerken...