AKŞAM GAZETESİ | Tayfun Topal | 2009-06-28
Geçen hafta sonu Antalya'daydım. 3 günlük Antalya tatilimde iki üst düzey otelde konakladım. İki otel de tamamdır! Böyle tesisler inanır mısınız, ne Ibiza'da ne St Tropez'de ne Nice'te ne de komşu Yunanistan'ın adalarında var. Gerçekten abartmıyorum. Antalya'da özellikle son birkaç yıldır açılan otellere bırakın 7 yıldızı, galaksideki tüm yıldızları verseler azdır. Kalite, hijyen, huzur, lezzet, eğlence hepsi tamamdır. Odalarda değişik konseptler uygulanıyor. Yemek dersen tüm dünya mutfağı mevcut. Havuzların sayıları artmış. Neredeyse kişi başına animatör düşüyor. İçlerinde öyle yetenekler var ki, hepsi dizilerde harika rol çıkarırlar....
Antalya'daki ilk durağım Belek'teki Calista Luxury Resort oldu. Adından da anlaşılacağı gibi oldukça lüks bir otel. A class müşteriye hizmet veren Resort'un Swarovski taşlı duvar kağıtları, 24 ayar altın muslukları ve gecelik fiyatı sezona göre 15 bin ile 25 bin dolar arasında değişen VIP Villa Leo'su bugüne kadar pek çok ünlü zengini ağırlamış. Hizmete girdiği ilk yıl müşterilerine özel uşak hizmeti veren Calista 1. yaşında helikopter turu, şimdi de süper lüks Ferrari ve Lamborghini ile Antalya gezisi yapılmasını sağlıyor. Calista Luxury Resort Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özdoğan, Genel Müdür Ali Kızıldağ ve Satış Pazarlama Müdürü Mustafa Gencay, bu sene krizden çok fazla etkilenmediklerini ve indirime gitmediklerini belirttiler. Calista'daki A'la Carte All Inclusive sistemi; dünyada şu ana kadar uygulanan tüm inclusive konseptler dışında bir alternatif... Zira, hizmet misafirlerin talebi beklenmeksizin sunuluyor. Bu konsept, dünyada ilk kez Calista'da uygulanıyormuş. Açık büfelerin önünde elinizde tabakla sıra bekleme derdi yok... Masada sipariş veriyorsunuz, garsonlar getiriyor. Otelin içinde bulunan ve tüm dünya mutfaklarını barındıran 8 ayrı alakart restoranda, dünya lezzetleri orijinal tatları ve sunumlarıyla servis ediliyor. İtalya'nın ünlü restoranı Papermoon gibi hizmet veriliyor. Özlediğim lezzet taş fırında pişirilen pizzaların tadına da doyamadım.
Antalya'daki ikinci durağım yine Belek'te yer alan Spice Hotel & Spa oldu. Ankara'daki İçkale Otel'deki tecrübelerini Antalya'ya taşıyan Diyar İçkale, dört dörtlük bir tesis kurmuş. Diyar İçkale'nin misafirperverliği otele bir yıldız daha katıyor. Denize sıfır olan otelin sahili muhteşem! Bir kere plajın kumu çok farklı. Sebebi kumun ince olmasıymış. Plajı da git git bitmiyor. Sordum, uzunluğu 270 metreymiş. 4 katlı ana bina ve 22 villadan oluşan otelin yatak adeti 540'mış. Odaları çok ferah ve şık. Nereye adım atsanız havuza rastlıyorsunuz. Dev bir havuzu var. Bunun yanında yine villa bölgesinde büyük bir havuz... Aqua parkı da mevcut. Yemek derseniz her tarza uygun restoran mevcut. Diyarbakırlı olan İçkale Ailesi, isottan esinlenerek ana restorana İshot adını vermişler. Zeythin adlı İtalyan restoranda pizzadan risottaya tüm İtalyan yemekleri mevcut. Uzakdoğu sevenler, Wasabi restoranı tercih edebiliyorlar. Spice Hotel'in spa'sı da mutfağı kadar iddialı!
Antalya'daki otellerin hepsini aynı gün yazmak imkansız. Henüz herkesin konuştuğu Mardan Palace'a yolum düşmedi. İlerleyen haftalarda gitmeyi düşünüyorum. Bakalım, benim fikrim ne olacak?
TOP MEKANLAR
Akdeniz Sunset
İtalyan Papermoon
Türk Mutfağı Hünkar
Kebapçı Köşebaşı
Meyhane Ziyade Fasıl
Balıkçı Kıyı Restaurant
Cafe Lucca
Uzakdoğu Dragon
Kulüp Reina
Kahvaltı Kale
Bar Ulus 29
Sushi Mori
Ambiyans Joke Perestroyka