AKÅžAM
İslam Devrimi sonrasında doÄŸan milyonlarca genç büyük umut baÄŸladıkları reformcu Mir Hüseyin Musavi ile özgürlük ve devrimin heyecanını hissetti. Musavi gençliÄŸinin bir 4 yıl daha beklemeye hiç sabrı yok
Batı'da estirilen havanın tersine Mahmud Ahmedinecad'ın oyların % 62,6'sını alarak cumhurbaÅŸkanı seçilmesi ve Mir Hüseyin Musavi'nin oylarının % 33,7'de kalması İran'da gerilimi tırmandırdı. Sonuçların açıklandığı andan itibaren Tahran baÅŸta olmak üzere birçok ÅŸehirde gösteriler yapılıyor, üniversiteler iÅŸgal ediliyor. Ahmedinecad yanlısı hükümet ve ona baÄŸlı kurum ile güçler Musavi'cilere geçit vermiyor.
Temmuz 1999'da Tahran'da yaÅŸanan öÄŸrenci olaylarının 10. yıldönümüne de rastlayan tüm bu geliÅŸmelerin temelinde kuÅŸkusuz yalnızca seçim sonuçlarının tartışmaları yatmıyor. Musavi'nin seçilme olasılığında kendi özgürlüklerinin kaderini ve Hatemi döneminde tüm umutlarının boÅŸa çıktığını gören milyonlarca genç, kadın ve aydın Ahmedinecad'ın kazanması ile dört yıl daha bekleyemeyeceklerini ve sabırlarının kalmadığını anlatmak istiyor.
YEŞİL'İ MUSAVİ İLE TANIDILAR
Tahran sokaklarına dökülen insanların ortalama yaÅŸ grubu 15-25 arasında ve bunların tümü Humeyni devriminden sonra doÄŸmuÅŸtur. Yani onlar YeÅŸil Devrim'in heyecanını yaÅŸamamış, YeÅŸil'i Musavi'nin bayraklarında görerek bunun Musavi'nin deyimi ile 'İran'ı ileriye taşıyacak umudun rengi' olarak algıladıklarını kanıtlamak istiyor. YeÅŸil; Humeyni devriminin rengiydi ve peygamber sülalesini de çaÄŸrıştıran bu renge karşı İran halkının duygusal sempatisi ve dayanışması vardır. Eski cumhurbaÅŸkanlarından muhafazakar Rafsancani ile reformcu Muhammed Hatemi onu destekliyor. Musavi'ye destek veren bu ikilinin tavrı aslında İran'da nelerin olup bittiÄŸinin iÅŸaretini veriyor. Çok ilginç kiÅŸiliÄŸiyle tanınan ve 8 yıl (1989-1997) cumhurbaÅŸkanı olan Rafsancani, Eylül 2007'de ülkenin en önemli kurumu olan Uzmanlar Kurulu BaÅŸkanlığı'na seçildi. Bu seçimde Ahmedinecad'ın desteklediÄŸi Ayetullah Cenneti 34 oy alırken, Rafsancani 41 oy alarak ülkede gizliden gizliye yaÅŸanan çetin savaşın ilk sinyallerini verdi. Muhafazakar olmasına raÄŸmen pragmatik ve gerçekçi olmakla ün salan Rafsancani, Batı ile diyaloÄŸu savunmakta ve çevresindeki din adamlarını bu yönde etkilemektedir.
HALKIN HİZMETÇİSİ AHMEDİNECAD
Ağırlıklı olarak Uzmanlar Kurulu, Anayasayı Koruma Konseyi ve Mücahit Din Adamları Cemiyeti üyesi olan bu din adamlarının büyük bölümü kiÅŸisel ya da devlet adına Bazar denilen ticaret ve sanayi sektörününün % 35'ini kontrol etmekte ve Batı ile açılımlar olmadan iÅŸlerinin çok kötü gideceÄŸini düÅŸünmektedir. Yoksa klasik anlamda özgürlükler umrunda deÄŸil. Onlara göre özgürlükler ve reform kendilerine Batı'nın kapılarını açacak ve siyasal geleceklerini garanti edecek.
Seçim kampanyasında 'rakip ve düÅŸmanlarından hesap soracağını' söyleyen Ahmedinecad, halkın hizmetçisi olmak için aday olduÄŸunu belirtti. YaÅŸam standartlarını yükselttiÄŸi ve sorunlarının büyük bölümünü çözdüÄŸü milyonlarca yoksulun oylarını alabildi ve her üçü zengin sınıfın temsilcileri olan rakiplerini yenebildi. KardeÅŸlik söylemleri ile Kürtlerin, Arapların, Azerilerin ve diÄŸer etnik grupların da oylarını kazanan Ahmedinecad halka yakın olmak amacıyla her ay bakanları ile birlikte bir ÅŸehirde 5-6 gün kalarak orada yaÅŸayan insanların güncel sorunları ile ilgileniyordu. Musavi ise yalnızca Tahran ve Erdebil'de Ahmedinecad'ı geçebildi ve dört kentte berabere kaldı.
YOLSUZLUK AÇIKLANIR KORKUSU
Oy sayımında ya da kullanımında usulsüzluk olsa bile bunun sonucu etkileyecek düzeyde olmadığını herkes biliyor. Ama sorun sonuçların çok hızlı bir ÅŸekilde açıklanması ve dini lider Hamaney'in bu sonuçları kabullanmesiydi. Musavi ve onu destekleyen tüm dini lider, politikacı ve iÅŸadamları hem Anayasayı Koruma Konseyi'nin kararını etkilemek hem de seçim öncesi ve sonrasında düÅŸmanlarının tüm yolsuzluklarını açıklayacağını söyleyen Ahmedinecad'ın yolunu kesmek için elinden gelen her ÅŸeyi yapacaktır. Ülkenin tepesinde bulunan dini lider Hamaney ve mollalar ise bu gerginliÄŸin bir an önce bitmesini ve taraflar arasında uzlaÅŸmanın saÄŸlanması için yoÄŸun bir çaba harcıyor. Dini baÅŸkent Kum'da yoÄŸun görüÅŸmeler, sohbetler ve doÄŸal olarak kulisler yaÅŸanıyor. Mollalara göre devrimin 30. yılında ülkede sınıflar ve çıkar grupları arasındaki ayrışma çok keskinleÅŸti ve insanları bundan böyle susturmak pek kolay olmayacak.
Musavi yanlılarına göre, 'milli duyguları kabartmasına raÄŸmen' nükleer program konusunda İsrail'e, ABD'ye ve Batı'ya kafa tutmanın da bir raconu olmalı. Lübnan'da Hizbullah'a, Filistin'de Hamas'a ve Irak'ta tüm gruplara verilen desteÄŸin de kendi ceplerinden karşılandığını söyleyen İranlıların, baÄŸlı bulundukları ideolojik, politik ve sınıfsal tercihleri içinde aslında birbirlerinden farkı yok. Fark daha çok tepede kendi kiÅŸisel ve grupsal çıkarları uÄŸruna savaÅŸan insanlar arasında var.
Yarın: İran'da mollalar ne ister?