AKŞAM GAZETESİ | GUNCEL | 29 HAZİRAN 2009, PAZARTESİ

Kanıyla bayrak çizip kurtulmuş

58 yıldır başında şarapnelle yaşayan Kore gazisi, esir kampından kaçış hikayesini anlattı: Türk askerleri üzerimize ateş açtı. Hemen gömleğimizi çıkarttık, elimizi bıçakla kesip kanımızla üzerine Türk bayrağı çizdik

Metin Bolat / AA


Konya'da Kore Gazisi 80 yaşındaki Hasan Alanlı, Kore Savaşı'nda atılan bombanın şarapnel parçasıyla 58 yıldır yaşamını sürdürüyor. Kendisini 'Atatürk askeri' olarak tanımlayan 7 çocuk babası Hasan Alanlı (80), çok küçük yaşlarda Atatürk'ü gördüğünü ve çok etkilendiğini söyledi. 60 yıl önce vatani görevine Diyarbakır'da topçu olarak başlayan, daha sonra Kore Savaşı'na katılmak üzere 33 günlük deniz yolculuğunun ardından silah arkadaşlarıyla Kore'ye giden Alanlı, yaşadıklarını şöyle anlattı:


'Birçok çatışmaya girdim. Gözümün önünde arkadaşlarım şehit oldu. Özellikle Resul Çavuş'un kollarımda son nefesini verişini hiç unutamıyorum. Atılan bomba sonrası ağır yaralandı, benimle helalleştikten sonra da hayatını kaybetti. Onun şehit olduğu yerin toprağını Ankara'ya getirdim. Düşman bizi pusuya düşürdü. Bombalar üzerimize yağıyordu. Arkadaşlarım 'Vatan sağolsun' deyip şehit oluyorlardı. Atılan bir bombanın şarapnel parçası ayağıma, yüzüme ve başıma isabet etti. Ağır yaralanmışım. Uzun süre hastanede kaldım. Başıma isabet eden şarapnel parçası beyin zarıma yakın bir yerde kaldı. Alındığı zaman felç olabilirmişim. O yüzden parçayı almadılar. 58 yıldır başımdaki bu şarapnel parçası ile yaşıyorum. Yapılan tedavinin ardından yeniden cepheye koşup arkadaşlarıma yardım ettim.'

Bir çatışmada 9 arkadaşıyla düşmana esir düşmekten kurtulamadığını anlatan Alanlı, şöyle devam etti: 'Tam 7 ay 23 gün esir kaldık. Bize dağda odun kestirip taşıtıyorlardı. Bir gün 9 arkadaşımla bir yolunu bulup, dağdan kaçmayı başardık. 7 arkadaşımın vurulduğunu öğrendim. Bir arkadaşımla bizim askerlerin bulunduğu yere geldiğimizde bizi düşman zanneden Türk askerleri üzerimize ateş açmaya başladı. Hemen gömleğimizi çıkarttık, elimizi bıçakla kesip kanımızla üzerine Türk bayrağı çizdik. Bizi böylelikle tanıdılar. Yaşadıklarımı bugün bile unutamıyorum. Savaşlarda projektör kullanıldığı için evde çok aydınlık bir odada oturmak istemiyorum.'