AKŞAM | CUMARTESI | 27 HAZİRAN 2009, CUMARTESİ
Bir mahalle dizisiyle ekrana dönmeye hazırlanan ve ilk kez bir anneyi canlandıracak olan oyuncu Feride Çetin; 'Kadınların bir adım geride durmasına inanıyorum. Dünyaya gelme nedenimiz anne ve eÅŸ olmaktır' sözleriyle feministlere meydan okuyor.

Hatırla Sevgili' adlı dizide Güzide karakteriyle geniÅŸ kitlelerce tanınan Feride Çetin'i, kameraların karşısına çıktığı ilk film olan 'İki Genç Kız'daki Behiye'den bu yana her rolünde, fiziksel olarak da baÅŸka biri olarak izliyoruz. Bol ödüllü ve sinema tutkunu bu genç oyuncu, aslında entelektüel geliÅŸmesine odaklanmış durumda. Bir yandan bastırmadığı kitaplar yazıyor, bir yandan da bazı dergi ve gazetelere film ve kitap eleÅŸtirileri. Üç dil bilen, bisiklet ve Wing Chung sporlarıyla ilgilenen Feride Çetin, atv'de 'Yalancısın Sen' isimli yeni bir mahalle dizisiyle karşımızda olacak. Bu projede olmanın kendisi için büyük bir mükafat olduÄŸunu belirten oyuncu, dizinin yönetmeni Metin Günay ve diÄŸer oyuncuların tam bir aile olarak çalıştıklarını söylüyor.
Yeni proje nasıl gündeme geldi?
Çok tesadüf oldu aslında, çok keyifli olmadığım günlerdi. Bir yerde büyük bir sevap iÅŸlemiÅŸim ki o yüzden bu projeye dahil oldum diye düÅŸünüyorum.
Nasıl bir karakteri canlandırıyorsunuz?
Nedenlerden biri, karakterin anne olmasıydı. Çünkü anne olmak ve hep bir anneyi oynamak istiyordum. Oynadığım Nazan karakteri, iki çocuÄŸuna tek başına bakmak zorunda olan biri. Ödemesi gereken yüklü bir kredi borcu var. BaÅŸa bela bir de abisi var ve sürekli Nazan'a köstek oluyor. Hayatının bu kadar çıkmazla dolu olması onu sert biri haline getirmiÅŸ. Sadece çocuklarıyla olduÄŸunda ÅŸirin yüzünü görebiliyoruz. Bir karakterin başında ne kadar çok dert varsa o kadar zevkli çünkü oyuncu o zaman daha çok ÅŸey çıkarabilir.
Erkek kahraman nasıl biri?
Evlilik korkusu olan bir avukat; 'Evlenmek mi? Aman!' diyor.
n Erkeklerin bu baÄŸlanamama durumu için ne düÅŸünüyorsunuz?
Bir ÅŸey düÅŸünmüyorum. İnsanları erkek ve kadın olarak görmüyorum, benim için insanlar. Hayatta genellemelere de inanmıyorum. Evet, beyinlerimiz farklı çalışıyor, bunu araÅŸtırmalar söylüyor zaten. ÇoÄŸu ÅŸey de hormonlarımızdan kaynaklanıyor. Biz farklı türlerdeniz ama nihayetinde insanız, önemli olan da bu.
Bu dizinin mesajı ne?
Hani 'kadın adamı vezir de eder rezil de eder' durumu vardır ya, 'zor ve karakterli bir kadınla bir adam nasıl ve ne kadar baÅŸa çıkabilir?' olacak.
Bence baÅŸa çıkmaz hemen kaçar...
İşte dizi de bunu arıyor.
Genelde erkeklerin bir adım önde olma gibi bir derdi vardır zaten...
Feminist değilim ve kadınların bir adım geride durmasına inanıyorum.
İDEAL İLİŞKİ BERABER ÜRETEREK GERÇEKLEŞİR
Kadın bir adım geride durmalı' diye düÅŸünmenizi anlayamadım, bir kadın niye böyle düÅŸünür ki?
Fikirlerimi söylediÄŸimde sizin gibi çok ÅŸaşırıyorlar. Çünkü öyle yaratıldığımıza inanıyorum. Her ne kadar kadınlar konum deÄŸiÅŸtirmiÅŸ olsa da dünyaya gelme nedenimizin anne ve eÅŸ olmak olduÄŸuna inanıyorum. Çünkü kadın organizatör ve çünkü kadın kafa; kollar ve bacaklar yani Voltron erkek. Kadın kafa ve beyin olduÄŸu için her ÅŸeyi yönlendirebilir. Evet, bir adım geride durmalı. İdeal bir iliÅŸkinin beraber üreterek gerçekleÅŸeceÄŸine inanıyorum.
Niye eÅŸit ÅŸartta deÄŸil de geride?
Çünkü daha zor ÅŸeylerle erkek ilgilenmeli, o yüzden kadın bir adım geride durmalı. Kadın daha çok evle ilgilenmeli.
Evlenip çoluk çocuÄŸa karışınca siz de mi kendinizi evinize adayacaksınız?
Evet, öyle düÅŸünüyorum. Bir yandan da sinemaya aşığım ama o zaman daha az bu iÅŸleri yapacağım. Bu yüzden akademik kariyerime devam etmek istiyorum. YaÅŸlandığımda akademisyen olup kitaplarla ilgilenmek istiyorum.
Küçükken kız çocuklarına en iyi mesleÄŸin öÄŸretmenlik olduÄŸu aşılanır ya, size de böyle olmuÅŸ galiba...
(GülüÅŸmeler...) Ama bu benim hayalim. Bazen hayat planladığımız gibi de yürümüyor. Her gün baÅŸka kapılar açılıyor.
Mutlu bir çocuk muydunuz?
Öyle olmasa kendine güvenen biri olamazdım zaten. Bu iÅŸin okulunu okudum, master yaptım, çalışmaya en iyi filmden baÅŸladım, bu piyasada bir tane akrabam yok ve bir kiÅŸi de elimden tutmadı. Mutlu olamasam bu piyasaya dayanamazdım. Dayanılacak bir ÅŸey deÄŸil.
Nedir o 'dayanılamayacak' olan?
'Sen kimsin, nesin, senden bir ÅŸey olmaz' diyen insanlara karşı durmak dışında bir dünya görüÅŸün ve inancın var ve bunu korumak istiyorsun. Korumazsan yok olup gidersin. Önceleri bu durumu kafama çok takıyordum. Artık insanların dediklerini önemsemiyorum. Önceden derimin altına girmelerine çok izin veriyordum, artık bu insanlar canımı çok yakmıyor. Bir ÅŸeyleri doÄŸru yapmak için çabaladığında önünü tıkamak isteyenler oluyor, ayak oyunları yapıp dolap çeviriyorlar. Bu kiÅŸilere 'Kimseye zarar vermem sadece bu iÅŸi yapmak istiyorum, hiçbirinizle derdim yok ve bu kadar da basit bir kızım iÅŸte. Kimsenin sevgilisine yan gözle bakmam, komÅŸunun tavuÄŸuna kışt demem. Bana niye bunu yapıyorsunuz?' diyorum
Kendinizi nasıl koruyorsunuz?
Kaçıyorum, bırakıp gidiyorum. YapabileceÄŸim bir ÅŸey yok ve yapmak da benden çok ÅŸey götürüyor. Çok da üzerime gelirlerse hiç oyunculuk yapmam diyorum.
Kadınlar kadınları çekemez...
Beni çekemeyen, entrikalarla iÅŸten attırmaya çalışan kadınlar oldu tabii. Ama Allah'ın sevgili kuluyum ki o kiÅŸinin gazetelerde ifÅŸa olduÄŸunu gördüm. Bana niye öyle entrikalar kurduÄŸunu anlayamadım. Bir ÅŸekilde çevremde olan ve kalabilen insanlar onlara zararım olmadığını görüyorlar. Sadece zararım kendime.
Zararım kendime derken...
Bir ÅŸeyi güzel yapmadığımda ya da birinin kalbini kırdığımda çok canım yanıyor. Kolay kırılan biriyim, karşımdakinin de kırılabileceÄŸini düÅŸünüyorum.
Kırıldığınızı belli eder misiniz?
Kaçıp gidiyorum ama alındığımı belli ederim. İyi oyuncu deÄŸilim, yüzümden her ÅŸey anlaşılır.
Yazıyla ilişkinizi anlatır mısınız?
Åžiir de yazmaya çalışıyorum ama daha çok öykü yazıyorum. O an ne ilgimi çekiyorsa onunla ilgili yazarım. Annem en iyi yaptığım iÅŸin yazarlık olduÄŸunu söylüyor. Yazmak çok özel ve beni normalleÅŸtiren bir ÅŸey. Oyunculuk yaparken çok panik oluyorum, sette 'rahat ol' diyorlar ama ben mükemmeliyetçi biriyim ve olmadığında panik atak geçiriyorum resmen. Yalnız kalıp yazdığımda daha çok sakinleÅŸiyorum.
DÜNYAYI SİYASET DEĞİL SANAT DÜZELTECEK
Odanızda Deniz Gezmiş'in posterleri olurmuş, şu sıralar politikaya karşı ilginiz ne durumda?
Küçükken dünyayı deÄŸiÅŸtirebileceÄŸime inanıyordum. Artık bunun böyle olmadığını biliyorum ama yine de sahile vurmuÅŸ bir denizyıldızını denize atsam yeter diye düÅŸünüyorum. Bir sinemacı olarak ne yapabilirsem onu yapıyorum. Sendikalar benden bir ÅŸey isterse yardım ederim, çocuklar için bir ÅŸey yapmam istenirse yaparım. Vaktim elverdiÄŸince, ülkenin her yerinden, kim, ne isterse yardım ederim.
Sizi politik olmaktan uzaklaştıran neydi? Nerede kırıldınız?
Aktif olarak 1 Mayıs'lara katılırdım. ArkadaÅŸlarımın başına birtakım olaylar geldi, keza benim de. Bu iÅŸi yürekten isteyerek, inanarak ve okuyarak yapan çok az insan var. İnsanlar bir ÅŸeyleri deÄŸiÅŸtirmek istiyorsa önce kendilerini adam etmeliler.
Peki, size göre düzeni deÄŸiÅŸtirmenin yolu siyasetten mi yoksa sanattan mı geçer?
Sanattan. Kimse alınmasın ama siyaset koskoca bir yalan. Politika, beni üzmekten baÅŸka bir ÅŸey yapmadı, hayatımı deÄŸiÅŸtirmedi. Hayatımı filmler, kitaplar düzeltti.
SİBEL ATEŞ YENGİN