BaÅŸbakan Recep Tayyip ErdoÄŸan'ın ATV'deki en çarpıcı açıklaması 'cumhurbaÅŸkanının görev süresinin beÅŸ yıl olduÄŸunu' söylemesiydi.
Aynı programdaki baÅŸka bir yaklaşımı ise ErdoÄŸan'ın geçmiÅŸ dönem tutumuyla karşılaÅŸtırıldığında belirgin bir farklılığa denk geliyordu. Üstelik KöÅŸk'ün görev süresi tartışmalarıyla beraber ele alındığında, yeni dönem stratejisinin ayak izlerini gösteriyordu. O ifadeler Yargıtay Cumhuriyet BaÅŸsavcısı'nın 'ekonomiyi gündeme getirerek laikliÄŸi unutturuyorlar' eleÅŸtirisine verdiÄŸi yanıtta gizliydi.
ErdoÄŸan, BaÅŸsavcı Yalçınkaya'nın sözlerini deÄŸerlendirirken çok dikkatli bir dil ve özenli, dengeli bir üslup kullandı. Bir gün önce de aynı konuda, 'hayır, laikliÄŸi unutturmuyoruz, ekonomiyi canlandırırken Cumhuriyet'in deÄŸerlerini de yaÅŸatıyoruz. Hepsine önem veriyoruz' demiÅŸti.
Bu yaklaşım ErdoÄŸan'ın tutumundaki çok hissedilir bir farklılığa iÅŸaret ediyor. 'Üslup ayarı', kararlaÅŸtırılmış ve yol haritası çizilmiÅŸ yeni bir hedeflemenin ürünü.
BaÅŸbakan, devlet kurumlarıyla iliÅŸkisinde 'gerginlik siyasetinden' ve 'çatışma stratejisinden' uzaklaÅŸmak istiyor. DoÄŸru bir '29 Mart okuması'nın yansıması. Daha önemlisi, 2011 ve 2012 seçimlerinin yapı taÅŸları...
Elbette bunu yaparken bir yandan da 'partisini ve tabanını diri tutacak polemikleri CHP üzerinden' yürütmeye devam ediyor. Siyasete biraz da tansiyon gerekli. Baykal da bundan ÅŸikayetçi görünmüyor. Sonuçta ikisi birbirini gündemde tutuyor.
HÄ°Ç BU KADAR HAKLI OLMAMIÅžTI
ErdoÄŸan yargı kurumlarının çok daha hafif eleÅŸtirilerini ne kadar da sert karşılamıştı. Önceki polemiklere bakınca 'Yalçınkaya hiç bu kadar haksız, ErdoÄŸan da hiç bu kadar haklı olmamıştı' sonucuna ulaşıyoruz. Laiklik, son seçim kampanyasının malzemesi deÄŸildi. CHP yepyeni bir söylem tutturmuÅŸ ve sandıktan en azından teÅŸvik edici bir sonuçla ayrılmış, AKP ise oy kaybetmiÅŸti. Laiklik gibi soyut tartışmalar yerine gündelik hayatın acımasız gerçekleri ön plana çıkarılmıştı, ekonomi bir numaralı gündem maddesi olmuÅŸtu. Kapatma davasından bu yana AKP, laiklik konusunda endiÅŸe yaratacak eylem ve söylemlerden uzak durmuÅŸtu. Yani siyaset kendi mecrasında akmaya baÅŸlamıştı. Bu yeni fotoÄŸraf, AKP'nin elindeki haksız rekabet kozunu almıştı. Siyasal mücadele nihayet eÅŸit koÅŸullarda yapılır olmuÅŸtu. Hepimizin istediÄŸi buydu, 'Cumhuriyetimizin deÄŸerleri, ona bir saldırı olmadığı müddetçe tartışma sahasına sürülmesin, iktidarlar gerçek sorunlarla mücadeledeki performanslarıyla' deÄŸerlendirilsin. Demokrasilerde iktidarlar bu yolla deÄŸiÅŸirler. Bugüne dek, iÅŸini yaptığı için haksız eleÅŸtirilere, yer yer ağır saldırılara maruz kalan BaÅŸsavcı Yalçınkaya, 'ekonomi-laiklik' eksenindeki sözleriyle ciddi bir strateji hatası yaptı. ErdoÄŸan 'bu pası deÄŸerlendirecek, popülerliÄŸine prim katacak gerginlik söylemi' yerine 'ılımlı ve yumuÅŸak tonda bir ifadeye' baÅŸvurdu. En doÄŸrusunu yaptı. Kurumlararası kavga hepimizi yorduÄŸu gibi, siyaseten de kimseye yaramıyor.
KÖÅžK'E ADAY BİR PROFİL ARAYIÅžI MI?
ErdoÄŸan, 'beÅŸ+beÅŸ' dedi, yani 2012'de KöÅŸk seçimi var. Genel seçim için de 'dört+dört' kuralı geçerli, 2011'de milletvekillikleri için sandığa gideceÄŸiz. Bir zamanlar Fehmi Koru'nun söylediÄŸi üzere, ErdoÄŸan'la Gül yer deÄŸiÅŸtirmeyi isterler gibi. Bu, gönüllerinden geçebilir, ne var ki iki ayrı seçimden bahsediyoruz, sandıktan ne çıkacağı belli olur mu? Görüyorsunuz, yeni partiler kuruluyor, seçim sürecinde birleÅŸmeler yaÅŸanacak. Sol ve saÄŸ kesimde milliyetçi rüzgarlar esiyor, CHP ve MHP kendi yelkenlerini bu rüzgarlarla ÅŸiÅŸirmeyi deneyecekler. AKP'nin 29 Mart'a göre, 4-5 puanlık bir düÅŸüÅŸ yaÅŸaması bile neler deÄŸiÅŸtirir? Hesaplamışlar, 29 Mart yerel seçim sonuçları genel seçime uyarlanırsa AKP ancak 292 milletvekili çıkarabilecekmiÅŸ. Çok kritik bir eÅŸik, sınırda yani...
Genel seçimde bir parti daha barajı aÅŸarsa mevcut Meclis aritmetiÄŸi kimsenin tahmin edemeyeceÄŸi ÅŸekillere dönüÅŸebilir. İşte bu nedenle, bugünlerde 'tonlama' deÄŸiÅŸiklikleri görüyoruz. Bu, uzun vadeli sürecektir, en az iki yıl...
ErdoÄŸan, halkın tercihine baÅŸvurulacak bir cumhurbaÅŸkanlığı seçimi için 'kendisine yeni bir profil' oluÅŸturmayı deneyecektir.
Size bir soru: Gül veya ErdoÄŸan, 2012'de cumhurbaÅŸkanı adayı olsa, karşısına solun desteÄŸini alacak ama kesinlikle merkez saÄŸdan bir isim bulunsa kim ÅŸanslı olur?