Deniz Ülke Arıboğan deniz.ulke@aksam.com.tr

kategori2

Suç kime yakışıyorsa, suçlu odur

Günlerdir herkes darbe-belge tartışmasının içerisine girmiÅŸken, biraz eskimesine raÄŸmen bu konu üzerinde fikir yürütmeye devam etmek caizdir diye düÅŸünüyorum. DoÄŸrudur, konu biraz eskidi; zira bizim bu taraflarda dünya, yerkürenin kalan kısmından daha hızlı dönüyor! BaÅŸka ülkelerin on yıllarına sığmayacak süreçleri sabahtan akÅŸama kadar eskitiyor, ertesi sabah yeni bir tartışma mevzusuyla uyanıyoruz. Darbeler, belgeler, çeteler, tutuklamalar, tezgahlar gırla gidiyor.

Lakin tüm bu boz bulanıklığın arasında ÅŸaşırtıcı bir biçimde kafaları çok net olanlar da var. Kimler mi onlar?

1- Ellerine geçen yazılı her türlü dokümanın doÄŸru olduÄŸu varsayımını kabul eden ve 'malum ÅŸüpheliye' saydırıp döktürmeye baÅŸlayanlar. Hatta belge gerçek olmasa bile, madem 'suçlama malum suçluya yakışıyor', o zaman yakışanı infaz etmek mübahtır görüÅŸünde olanlar. Åžahane hak ve hukuk perspektifleri ile gıpta ederek izlediÄŸimiz entelektüel kiÅŸiler bu arkadaÅŸlar. Vallahi, birçok konuda adalet mekanizmasına yaptıkları ve yapabilecekleri katkılar tarihsel öneme sahip. Mesela biri mi öldürüldü; sorun onlara, kime yakışıyorsa, katil odur; hırsızlık mı yapıldı, eskiden kim çaldıysa odur; birisine hakaret mi var, hemen etrafta bir küfürbaz bulalım. Fazlaca düÅŸünüp taşınmaya gerek olmayan, bu deneysel, el yordamıyla katili yakalama fantazisinin iÅŸleri fazlasıyla kolaylaÅŸtıran bir yaklaşım olduÄŸu aÅŸikar aslında. Buradan hareketle, eÄŸer belgeyi baÅŸkalarının yazmış olma ihtimali varsa veya hatta baÅŸkalarının yazdığı kesin olsa bile, 'bana ne, ben malum ÅŸüpheliye giydirmek istiyorum. Suç ona çok yakışıyor; zaten bunlar eskiden darbe de yapmışlardı. O zaman bunların darbe yapma potansiyeli var. Kaldı ki eÄŸer belgeyi onlar yazmadıysa, bu olay tamamen düzmece bile olsa ben, bunun hesabını onlardan sormak istiyorum'.  Eh arkadaÅŸlar, bu tavır da size ve canım entelektüel duruÅŸunuza yakışıyor! Ne diyeyim.

2- Ellerine geçen yazılı her türlü dokümanın yanlış ve düzmece olduÄŸu varsayımını kabul eden ve öteki 'malum ÅŸüpheliye' saydırıp döktürmeye baÅŸlayanlar. Bunlar da belgenin gerçek olduÄŸunu bilseler bile, 'malum suçlunun' ya belgeyi içeriden sızdırma, ya aleniyete dökme ya da kamuoyunu yönlendirme konusunda baÅŸ sorumlu olduÄŸunu düÅŸünürler. Onlara göre tek bir düÅŸman vardır ve onun Gülen yüzünün ardında, memleketi bölme heveslisi yüz binlerce insan ve milyarlarca dolarlık para vardır. Cemaat sanki tek bir vücut gibidir, kimse koordinesiz, izinsiz hareket etmez. Cemaat üyesi olan ve olduÄŸunu iddia eden herkesin sorumluluÄŸu Fethullah Hoca'dadır. Öyle olmasa bile yakışan kiÅŸi odur, öyleyse ona saldırmak ve yakışanı suçlamak doÄŸrudur. Cemaat bütün iÅŸi gücü bırakmış, kendisini ülkesinden nefret etmeye, düzeni çökertmeye, tertip ve tezgahlar kurmaya adamıştır nasıl olsa. Kafaları bu konuda net olan arkadaÅŸlar, suçlunun kimliÄŸi konusunda da mutlak doÄŸruya ulaÅŸmışlar ve yakışanı zihinlerde mahkum etmiÅŸlerdir bile. Size de aferin, ne diyelim? Suçluyu bulmuÅŸsunuz, dövüÅŸmeye karar da vermiÅŸsiniz, öyleyse gazanız mübarek ola. 

Kafaları pek net olmayanlara gelince;
Onların iÅŸi gerçekten çok zor. Oldukça karmaşık gibi görünen bu tablonun içerisinde belge sahte de çıksa, orijinal olduÄŸu tespit de edilse kuÅŸku duymaya devam edecekler. Mesela ÅŸunu soracaklar; Silahlı Kuvvetler'in üst kademesinin bile her türlü askeri bilgi ve belgeyi sabah gazeteleri açtıklarında gördükleri bir ortamda, hala bu tip çabaların içerisine giren askerler var olabilir mi? Her ÅŸeyin dışarıya sızdığı, kıdemli askerlerin tutuklu bulunduÄŸu bir ortamda bu ne cesarettir ki, yazılı kağıtlara dökülü bir bitirme planı yapılmaktadır? Bugünlerde ortada bir irtica tartışması mı, yoksa baÅŸka problemlere karşı ortak bir yönelim ve bir üst mutabakat mı vardır? Tarihin en demokrat Genelkurmay BaÅŸkanları'ndan birinin yönetimindeki bir ordunun mensupları, dışarıya sızmayacağından emin olsalar bile, bir iktidar partisini bitirme düzenlemesi yapmaya cüret edebilir mi? Hükümetin askerle en uyumlu olduÄŸu dönemlerin birinde, kim, niçin AKP'yi bitirmeyi arzular?
Başka bazı sorularımız da var. İlgilisine duyuru...
Türkiye'yi demokratikleÅŸtirmek ve silahlı kuvvetlerin vesayetinden kurtarmaktan baÅŸka amacı olmayan! (en azından bir grup öyle kabul ediyor) kadrolu bilgi ve belge aktarıcılarının, her zaman doÄŸru belgeyi aktaracakları ne malumdur? Dezenformasyon ne demektir? İstihbarat servisleri ne iÅŸe yarar? Herkesin 'yakışan suçluyu zaten bildiÄŸi' bir ortamda, istihbarat operasyonu yapmanın dayanılmaz, doyulmaz hafifliÄŸini kimler hak etmektedir? SoÄŸuk savaÅŸ bitince bütün servisler laÄŸvedilmiÅŸtir de, biz mi fark etmemiÅŸizdir? İstihbarat sızmalarından devletin birçok kurumu muzdarip iken Cemaat bundan muaf mıdır? ÇeteleÅŸmeleri hukuk temizleyecek tamamdır da, Cemaat'i temizleme sorumluluÄŸu kime ait olacaktır?
Her ÅŸeyi bu kadar basit, düÅŸmanları bu kadar net, mücadelenin ne olduÄŸunu bu kadar hafif bir biçimde tarif etmek bize yakışmakta mıdır? Galiba evet...

 



Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Copyright Türkmedya A.Ş. Akşam Gazetesi Güneş Gazetesi Tercüman Gazetesi Autocar Dergisi Alem Dergisi FourFourTwo Dergisi Eve Dergisi Platin Dergisi Stuff Dergisi Maxim Dergisi Alem FM 89.2 Lig Radyo 92.3