IATA verilerine göre, 2009 yılına ait tahmini zarar, mart ayında 4,7 milyar dolar olarak belirtilmiÅŸken, geçtiÄŸimiz günlerde Kuala Lumpur'da yapılan toplantıda revize edilerek en az 9 milyar dolar olarak belirlendi...
Uluslararası Hava Taşımacılığı BirliÄŸi'nin (IATA) üyeleri, dünyada taşınan toplam kargo ve yolcuların büyük bir bölümünü temsil ediyor. Dolayısıyla söz konusu zarar, üye olmayan havayollarının taşıdığı yolcu veya kargoyu, havalimanı iÅŸletmelerini, yer hizmetleri, catering ve baÄŸlantılı segmentleri temsil etmiyor. Olaya bu açıdan bakınca, durumun vahametini çok daha net görebilmek mümkün. IATA'ya göre ekonomik düÅŸüÅŸün boyutunu 11 Eylül ile bile karşılaÅŸtırmak yeterli deÄŸil. Zira 2001 yılında yaÅŸanan bu facia sonrası toplam ciro düÅŸüÅŸü yüzde 7 iken ÅŸu anda cirodaki toplam düÅŸüÅŸ yüzde 15 civarında gözüküyor. 11 Eylül'de yaÅŸanan kaybın küresel olarak toparlanması yaklaşık üç yıl sürmüÅŸtü.
Global ekonomik daralma sinyallerinin daima ilk önce havacılık sektöründen geleceÄŸi düÅŸüncesinin sıkı savunucularından biri olarak, 2008 başındaki havacılık verileri sayesinde krizin boyutunu o tarih itibariyle öngörebilmiÅŸ olacağımızı düÅŸünüyorum. Ülkemizde geç de olsa uygulanan sektörel liberalleÅŸme ve THY'nin monopolistik gücü nedeniyle bunu algılamamış olsak da, havacılıkta küresel olarak ekonomik daralma aslında 2008 yılının ilk çeyreÄŸinde baÅŸlamıştı.
Kuala Lumpur'da yapılan toplantıda 2008 yılı verileri tekrar deÄŸerlendirildiÄŸinde IATA, zararı daha önce ilan edildiÄŸi gibi 8.5 milyar dolar deÄŸil aslında 10,4 milyar dolar olarak anons etmiÅŸtir. DiÄŸer bir ifadeyle IATA'nın iki yıl üst üste çift haneli milyar dolarlar zarar etmesi, çok ciddi bir durum. KuÅŸkusuz bunun en büyük nedeni talep daralması ve buna sebep olan faktörler. 2009'da kargo trafiÄŸinde yüzde 17, yolcu trafiÄŸinde ise yüzde 8 düÅŸüÅŸ bekleniyor.
Dünya çapında istikrarlı olarak 36 yıldır en fazla çeyrekte arka arkaya kar eden tek havayolu ABD'li Southwest'in CEO'su Gary Kelly de geçtiÄŸimiz günlerde minik toparlanma sinyalleri olsa da krizde dibi gördük diye düÅŸünmenin erken olduÄŸu yönünde bir açıklama yaptı. Kısmi toparlanma algılamasının en önemli nedeni belki de geçen yıl 150 dolara kadar çıkan petrol fiyatının bu yıl 50-70 dolar bandında seyrediyor olmasıdır. DiÄŸer taraftan, uçak üreticilerinin durumuna bakıldığında sipariÅŸlerin azaltıldığını ve havayolları tarafından revize edildiÄŸini görebiliriz. Southwest'in bile bu yıl koltuk kapasitesini yüzde 5 oranında azaltıyor olması, gerçekten dikkat çekici bir durum. KüreselleÅŸmiÅŸ günümüz dünyasında 'ABD'de olan bizi ilgilendirmez' diye düÅŸünmek, yanlışların en büyüÄŸü olur. Ne olursa olsun havacılığın lider ülkesi orası. ÖrneÄŸin ABD'de durum daha da kötüye gider ve Boeing daha az uçak sipariÅŸi alırsa, uçak üretim maliyetleri artacak; sonuçta uçak almayı planlayan havayolları da ciddi olarak etkilenecektir. Her ne kadar Türkiye'mizde durum dünyaya göre nispeten iyi gözükse de havacılıkta ekonomi olarak dipten yukarı doÄŸru tırmanış korkarım ki ancak 2010 yılında baÅŸlayacaktır. Ekonominin genel durumunu bu sektördeki uçak sipariÅŸleri ile teslimatlarını takip ederek anlamak ve tahmin edebilmek kanımca en saÄŸlıklı yoldur.