Her ÅŸey akÅŸamüstü girdiÄŸim barda barmene 'KaraciÄŸerim intihar etmek istiyor. Bu arzuya uygun bir ÅŸeyler hazırla bana' dememle baÅŸladı. Bunun üzerine birkaç yüksek dereceli sıvıyı birbirine karıştırdı ve bunun adının 'Gazeteci martinisi' olduÄŸunu söyledi ve önüme sürdü. (Bar Time Warner ÅŸirketinin yanı başındaydı.)
Bu tür içkilerin uzun vadede insanı öldürecek olsa bile kısa vadede çok yararlı oldukları da söylenebilir. Bu yüzden bu sıvıdan birkaç adet içtim. İçkiye alışık olmayan bir insanı rahatlıkla o an hemen öldürebilecek miktardaki içki benim sadece kafamı hafif çakır hale getirmiÅŸti. Metroya inmeye baÅŸladım. Bundan sonra olanları, iÅŸin vahametini tam anlayın diye size saatler vererek anlatmak zorundayım.
18.00: Metroya inmeye baÅŸladım. Sol ayağım hafif aksadığından yavaÅŸ iniyordum. Arkamdan acele etmeye çalışanlara dönüp 'Sakatım' demek zorunda kaldım. Sanki çok önemliler ve sanki çok önemli bir yere gitmeleri gerekiyormuÅŸ gibi acele ediyorlar. Woody Allen filminde denildiÄŸi gibi bunlar gerçekten 'Bağırsak kurdu beynine sahipler.'
18.05: GiriÅŸ için metro kartımı sürdüm, giriÅŸ iznini bir türlü veremedi. Bir daha izin vermezse turnikeyi tamamen tahrip edip, çocuklu kadınların girdiÄŸi ve açıldığında alarm çalan kapıdan içeriye girmeye karar verdim.
Bunu yaptığım için büyük ihtimalle tutuklanıp Sing Sing hapishanesine düÅŸüp cinsel organı tahrik olmadığı anda bile 24 santim boyunda olan bir mahkumun seks kölesi olacaktım. Ama bu o an umurumda deÄŸildi. Bu umarsızlığımın sadece içtiÄŸim içki miktarından kaynaklandığını da zannetmiyorum. Çünkü biraz önce aşık olmuÅŸtum.
18.06: Kart geçti ve istasyona girdim. Bir az önce gördüÄŸüm kızın peÅŸinden gitmeye baÅŸladım. Kadın bir canlı 'Obsessive compulsive disorder' mabedi gibiydi. Her ÅŸeyi düzgün, temiz ve yerli yerindeydi. Belli ki kendisine takıntılı bir ÅŸekilde dikkat ediyordu. Günde beÅŸ-altı kez kokulu sabunlarla filan yıkanıyordur mutlaka. Ben bu kadının hemen acilen ve mutlaka kirletilmesi gerektiÄŸine karar vermiÅŸtim.
18.07: Biraz ileride kızın oturup dergi okuduğu yere yaklaşırken onu nasıl kirletsem diye hayaller kurmaya başladım. Bu sırada kapsamlı bir 'Kama-Sutra' ansiklopedisinde bile bulunamayacak pozisyonlar geliyordu aklıma. Umarım kızı kirletirken kendi kendimi sakatlamam.
18.08: Kızın biraz yakınında ayakta tren bekler gibi yapıp durmaya baÅŸladım. O dalmış bir dergi okuyordu. 'Seni düÅŸünemeyeceÄŸin miktarda kirletmek arzusundayım' türü bir laf güzel bir açılış cümlesi olamayacağına göre hemen acil bir konuÅŸma konusu bulmalıydım.
18.10: Kirletmek kavramına takmıştım. Bir de sabahtan beri bir insanın bir iç çamaşırı markasına neden 'Fruit of the loom' adını takmayı akıl edebildiÄŸi konusuna da takmıştım. Kafam meÅŸgul olduÄŸu için aklıma uygun bir açılış cümlesi de gelmiyordu.
18.11: İNANAMIYORUM! Kız Monocle dergisinin haziran sayısını okuyordu. Kainatın bir noktasında böyle bir tesadüfün olabilmesi gerçekten çok tuhaftı. Ben bu derginin o sayısını ezbere biliyordum. Hatta sırt çantamda derginin sabah çıkmış olan temmuz sayısı bile vardı. Bundan daha mükemmel bir açılış konusu olabilir miydi? Hayır olamazdı. Öyleyse o kız kirlenecekti.
18.13: İlk söyleyeceÄŸim cümleyi kafamda birkaç kez tekrarladıktan sonra hamlemi yaptım ve kıza doÄŸru yürümeye baÅŸladım.
18.13. 05: Başına dikildim kaldım. EzberlediÄŸim cümlemi tamamen unutmuÅŸtum. Aklıma nedense sadece kirletmek ve 'Fruit of the loom' kelimeleri geliyordu.
Kadın sonunda bana baktı. Gülümsedi ve kalktı, bana yerini verdi. Birden 10-15 yaÅŸ birden yaÅŸlandığımı hissettim. Beynimi genç tuttuÄŸum için ben hala bazen kendimi genç gibi görebiliyordum. İşin gerçeÄŸi artık kendimden baÅŸka kimseyi kirletmek ÅŸansım filan yoktu.
18.16: YaklaÅŸmakta olan trenin altına kendimi atıp öldürmek fikrini düÅŸündüm. Ama böyle bir ÅŸey yapmadan önce Rana'ya mutlaka bir ÅŸeyler yazmalıydım. O an buna vaktim yoktu. Ben de o durumda yapılabilecek en iyi ikinci alternatifi seçtim. Metrodan çıkıp aynı bara geri döndüm ve biraz daha 'Gazeteci martinisi' istedim. BeÅŸinci veya altıncı bardakta metroda yaÅŸadığım büyük travmayı unutmuÅŸtum. Hatta çok yeni ve orijinal travmalara hazır hissediyordum kendimi. KirleteceÄŸim baÅŸka temiz kadınlar aramalıydım...
Yasal Uyarı: TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz.
Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.