AKŞAM GAZETESİ | Dr. Murat Kınıkoğlu | 2009-06-29
'Çaya 1 tane şeker atmaktan bir şey olmaz' demeyin. Kalp-damar, böbrek, göz sorunlarıyla boğuşmak istemiyorsanız 'şekeri ve şekerli
gıdaları' hayatınızdan 'tamamen' çıkarın
Bazı insanlar azaltmayı beceremezler. Aynı sigara gibi... Günde 3 sigarayla yetinen insan sayısı parmakla gösterilecek kadar azdır. Sanki bu konuda yazılı olmayan bir kanun varmış gibi çoğunluk günde 1 pakete demir atar. Benzer olarak çoğumuz (ben dahil) 'Şekeri azaltın' tavsiyesine uymakta zorlanırız. Aslında bunun nedenlerinden biri şekerin aynı 'nikotin' gibi bağımlılık yapmasıdır. Çoğu tatlı düşkünü insan aslında şeker bağımlısı olduğunu bilmez. Bazıları da şeker yer ama yediğini kabul etmez, 'Şekerden uzak durun' dediğimde hemen 'Zaten şeker yemiyorum' diye itiraz eder. Onlara kastettiğim şeyin ağzımıza 'kesme şeker' atmak olmadığını belirtmek zorunda kalıyorum. 'Çaya 1 tane şeker atmaktan bir şey olmaz', 'Haftada 1-2 dondurma normaldir', 'Ayda bir sütlaçtan ne olacak' derken bir bakarız ki dünyanın şekerini almışız. Bu arada ekmek, patates, pilav, makarna gibi nişasta temelli besinlerin hepsinin vücutta şekere döndüğünü de unutmayalım.
300 YILDIR
KULLANIYORUZ
Ben kendi namıma çareyi buldum, her seferinde 'Az mı yedim çok mu yedim' muhasebesi yapmak yerine bir karar aldım ve şekeri tam olarak bıraktım. Size de öneririm... Gelecekte 'şeker hastası' olmak istemiyorsanız, kalp-damar, böbrek, göz sorunlarıyla boğuşmak istemiyorsanız 'şekeri ve şekerli gıdaları' tam olarak bırakın.
Şeker, şeker kamışı veya şeker pancarında bulunan sakkarozun rafine edilmesiyle elde edilir. Rafinizasyon işleminde fosforik asitle saflaştırılır, kalsiyum hidroksit ve karbondioksitle karbonatasyon işlemine tabi tutulur. İlk defa Hindistan'da üretilmiş, daha sonra Araplar kullanmış, en son da Avrupalılar tarafından bütün dünyaya yayılmıştır. Bizim şekerle tanışmamızın en fazla üç yüz yıllık bir geçmişi vardır. Milyonlarca yıl boyunca dut, pekmez, bal gibi doğal tatlandırıcılar kullanan insanoğlu son birkaç yüz yılda fabrikasyon kristal şeker ile tanışmıştır.
Boş kalori yüklenmesi
ŞEKER, tüm liflerinden arındırılmış bir madde olduğu için bağırsaklardan hızla emilerek kan şekeri seviyesini süratle yükseltir. Aslında tüm karbonhidratlar şeker içerir ama beyaz kristalize şekerin bir özelliği vardır; içinde vücudumuz için yararlı hiçbir şey ihtiva etmez, ne protein, ne yağ, ne enzim, ne de minerali vardır. Bize verdiği tek şey boş kaloridir. İhtiyacın üzerindeki fazla kalori bir yandan yağa çevrilerek kan trigliserid seviyenizi yükseltirken bir yandan da gene yağ halinde depo edilerek sellülit ve kilo sorununa yol açar. Bu kadarla kalsa iyi, vücudumuz, aldığımız şekeri yakabilmek için gıdalardan aldığı kalsiyum gibi mineralleri ve tuzları da kullanmak zorunda kalır. Şeker tüketimi fazla olan kişilerde kemik erimesinin daha çok görülmesininin nedeni budur.
'Esmer'i de zararlı
ÇOĞUMUZ esmer şekerin saflaştırılmamış doğal şeker olduğunu sanırız ama aslında esmek şeker ile kristalize şeker arasında fazla bir fark yoktur. Şöyle ki günümüzde esmer şeker saflaştırılmış kristalize şekerin içine melas ilavesi ile elde edilmektedir. Bir diğer deyimle esmer şekerin yüzde 90'ı bildiğimiz beyaz şekerdir. Esmer şeker imal etmek istiyorsanız 9 kaşık pudra şekerine 1 kaşık melas karıştırın. Yeteri kadar sabırla karıştırırsanız esmer şeker olduğunu görürsünüz. Kalori miktarları birbirine yakın olduğu için zayıflayan kişilerin beyaz şeker yerine esmer şeker kullanmasının hiçbir yararı yoktur. 100 gram esmer şeker 373 kilokalori, aynı miktarda beyaz şeker 396 kilokalori içerir.
Karaciğeriniz yağlanır erken yaşta bunarsınız
En çok bilinen (bence en önemsizi) zararı dişlerimizedir. Erken yaşta diş çürümesine ve dişlerin kaybına neden olur. Yalnız dişlere değil diş etlerine de zarar verir. Diş eti problemi olanlara bir tavsiye; şekeri 3 ay tam olarak kesin, diş etlerinizdeki düzelmeyi fark edeceksiniz.
Aşırı şeker tüketimi safra kesesinde taş oluşumuna neden olur.
Şeker yemek, tek başına şeker hastalığı yapmaz ancak şekere yatkınlığı artırır ve mevcut şeker hastalığının kötüye gitmesine neden olur.
Hipoglisemi (şeker düşmesi) ataklarını tetikler.
Aşırı şeker tüketimi unutkanlık ve erken bunamaya neden olur.
Alışkanlık yapar. Alışkanlıktan kurtulmanız için uzun bir süre şeker tüketimine ara vermeniz, sigaradan kurtulur gibi mücadele etmeniz gerekir.
Eğer şeker bağımlısı olduğunuzu düşünüyorsanız 4 hafta süreyle her türlü şekerden ve şekerli yiyeceklerden uzak durun. İlk günler bu size zor gelecektir ama zaman geçtikçe şekerli yiyecekleri daha az istediğinizi fark edeceksiniz.
Kola ve gazlı içeçeklerden uzak durun. Bir şişe kolada 11 çay kaşığı şeker olduğunu unutmayın.
Sakız çiğnemeyin. Çene yapımız ve dişlerimiz ağzımıza aldığımız lastik benzeri bir şeyi saatlerce çiğnemek için yaratılmamıştır.
ŞİŞMANLIĞIN BAŞ NEDENİ
Şişmanlığın en sık görülen nedenlerinden biridir.
Büyüme hormonunun azalmasına neden olur, bu yönüyle çocukların
fazla şeker tüketmesi gelişimlerini
engeller.
Şeker-kanser ilişkisi kesinlikle vardır.
Kolesterolün artmasına neden olur.
Akneye neden olur. Akneden şikayet edenlerin 3 ay boyunca şekeri ve beyaz unu kesmelerini tavsiye ederim. Akneleri hayret edecekleri kadar azalacaktır.
Bağışıklık sisteminizi baskı yapar ve çok tüketenlerin daha sık 'grip' olmasına neden olur.
'Karaciğer yağlanması' yapar.
Kan trigliserid seviyesinin yükselmesine neden olur.