AKŞAM GAZETESİ | Deniz Güçer | 2009-06-29
İstanbul'un 'Avrupa Kültür Başkenti' olmasına artık çok az zaman kaldı. 2010 yılında herkesin gözü Türkiye'nin en güzel şehrinde olacak. Sadece İstanbullular değil devletin zirvesi de gözünü hazırlıklara dikmiş durumda. İşte bu nedenle organizasyonda yaşanan sıkıntılar, bazen tatlı sert fırçalar (!) tadında uyarılara dönüşebiliyor. Bunların en ilginçlerinden birini ileteyim:
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, geçtiğimiz hafta İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Koordinasyon Kurulu'nu Çankaya Köşkü'nde kabul etti. Gül, Danışma Kurulu Başkanı Hüsamettin Kavi, Yürütme Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç'in de aralarında bulunduğu 11 kişilik grubu bir süre dinledi. Cumhurbaşkanı söz aldığında önce salonda olanlara şöyle bir baktı, sonra da, 'Neden aranızda bir tek kadın yok?' diye sordu.
Salonda büyük bir şaşkınlık havası eserken Gül, 'Böyle büyük bir organizasyonun yönetiminde bir kadın mutlaka olmalıydı' diyerek görüşünü bildirdi. Üyeler ise Gül'e, Kurul'da olmamasına karşın diğer birimlerde çok sayıda kadın uzmanın görev yaptığını iletti.
Cevabı pek de tatmin edici bulmadığı anlaşılan Cumhurbaşkanı, bu defa ikinci bir uyarı ekledi. Gül, 'Ne siz ne de ben kültür ve sanatta uzman kişileriz. Bu nedenle bu işi, ömrünü kültüre sanata adayan uzmanlarla yürütmek zorundayız. Onlardan yararlanmamız ve onların yönlendirmesiyle hareket etmemiz gerekiyor' diye konuştu.
Cumhurbaşkanı uyarılarında haklı. Avrupa Başkenti'ne hem kadın, hem uzman eli değerse eleştiriler de bir son bulur.
Meclis'te domuz gribi paniği yaratan vekil!
ŞU fısıltı gazetesinden korkmayan taş olsun!
TBMM'de geçtiğimiz hafta bir milletvekilinin başını fena halde ağrıttı:
AKP Konya Milletvekili Hüsnü Tuna, geçtiğimiz hafta TBMM'de çalışırken fenalaştı. Acilen hastaneye götürülen Tuna, tedavi altına alındı. Ancak Tuna ertesi gün ortada görünmeyince, bir bankodan diğerine dedikodu hızla yayılmaya başladı.
Söylentiye göre, doktorlar Tuna'ya teşhis koyamıyor ve 'Domuz gribi'nden şüpheleniyorlardı. Tuna'nın gelmesinin uzaması (!) da bunun işaretiydi. Bir de milletvekilinin ismi, dalga dalga yayılan dedikoduda kaybolunca Meclis çalışanları arasında panik iyice yayıldı.
Hüsnü Bey'i, kızını evlendirmek için gittiği Konya'da buldum. AKP'li vekil, 'Bir gün Meclis'e gelmedim olanlara bak. Beni sevmeyenler var diye düşünüyorum. Madem hastaymışım insan açar bir geçmiş olsun der' diye sitem etti.
Tuna, fenalaştığını doğruladı. Sebebin ise midesi için aldığı ilaçlar olduğunu söyledi. 'İlaçlar değişti, artık iyiyim' diye de ekledi.
Protokol tedavide
ANKARA protokolü şu sıralar sağlığıyla yakından ilgili:
Eski Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, görev süresi bitince kendisiyle ilgilenmeye nihayet fırsat buldu. Uzun zamandır ağrılardan şikayet eden Şahin, bir fizik tedavi merkezine haftanın üç günü seansa girerek rahat ediyor. Eski Bakan, Ankara'nın Cinnah Caddesi'ndeki sağlık merkezine geliş-gidişinde çevrenin de büyük ilgisini çekiyor.
Bir başka haber ise muhalefetten. Artık hızlı araba kullanmasına iyice alıştığımız CHP lideri Deniz Baykal, görüş mesafesi konusunda tedbiri elden bırakmadı. Geçtiğimiz hafta Hacettepe Üniversitesi'ne giderek gözlerini
kontrol ettirdi, doktorundan tam puan aldı.